İnsan Hakları

Aslı Erdoğan, Necmiye Alpay ve Zana Bilir Kaya için tahliye kararı

Perşembe, 29 Aralık 2016
Haber: Kaos GL

Kapatılan Özgür Gündem Gazetesi davasının ilk duruşması bugün görüldü: Mahkeme Aslı Erdoğan, Necmiye Alpay ve Zana Bilir Kaya'nın tahliyesine karar verdi.

Kapatılan Özgür Gündem Gazetesi'nin yönetici ve yazarlarına yönelik davada tutuklu bulunan gazetenin yayın danışma kurulu üyesi, yazar Aslı Erdoğan ile dilbilimci-yazar Necmiye Alpay'ın aralarında bulunduğu 9 sanığın yargılanmasına başlandı. Duruşma savcısı yaklaşık 4,5 aydır tutuklu bulunan Aslı Erdoğan ve 4 aydır tutuklu bulunan Necmi Alpay için tahliye talep etti. Verilen aranın ardından kararını açıklayan mahkeme Aslı Erdoğan, Necmiye Alpay ve Zana Bilir Kaya'nın tahliyesine karar verdi. İnan Kızılkaya'nın ise tutukluluk halinin devamına karar verildi.

İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ilk duruşmaya, tutuklu sanıklar Aslı Erdoğan ve Necmiye Alpay ile tutuksuz sanıklardan Eren Keskin katıldı. Diğer sanıklardan duruşmaya katılan olmadı. Duruşmaya, Aslı Erdoğan'ın annesi Mine Aydostlu, CHP'li milletvekilleri Barış Yarkadaş, Sezgin Tanrıkulu ve Selina Doğan'ın yanısıra Almanya, İngiltere, Fransa, İsviçre konsolosluk temsilcileri ile çok sayıda kişi de izleyici olarak katıldı.

Aslı Erdoğan: Ben sadece yazarım

İlk savunmayı Aslı Erdoğan yaptı. Hayatında ilk kez mahkemeye çıktığını belirten Erdoğan, "Ben savaş karşıtı, anti-militarist meşru müdafaa bile olsa insan öldürmeyi asla kabul etmeyen, et bile yemeyen bir kişiyim" dedi. 5 yıldır gazetede yayın danışma kurulu üyesi olarak adının yazdığını belirten Erdoğan, "Özgür Gündem gazetesi verilen izin doğrultusunda faaliyet gösteren, her nüshası basın savcılığınca denetlenen bir gazetedir. 2011'den bu yana gazetede edebi yazılar yazıyorum. 2013'te gazeteden ayrıldım, ara ara yazmaya devam ettim. Her ne kadar gazete künyesinde danışma kurulu üyesi olarak adım kayıtlı olsa da fiilen hiçbir danışma kurulu üyeliği yapmadım. Kurul olarak da hiç toplanmadık. Kaldı ki danışma kurulları, gazetenin yayın politikasını belirleyebilen inisiyatif sahibi organlar olmayıp danışma niteliğinde faaliyet gösteren birimlerdir. Gazete yönetimi isterse danışır, isterse danışmaz" dedi. KCK'nin açılımını bile bilmediğini ifade eden Erdoğan, "Bugüne kadar yazdığım yazılardan hiçbirisinden dolayı hakkında dava açılmadı. Sadece kimden gelirse gelsin şiddete karşı çıktığım ve insan merkezli yazı yazdığım için oluşturulan PKK/KCK torbasına atıldım. Gazetede mahlasla yazı yazan kişilerin kimliklerini bilme olanağım yoktur. Yayın politikasını, manşeti gazetenin editörü belirler. Kimseden emir ve talimat almadım. Hukuk, sadece devleti değil, bireyi ve toplumu korumakla yükümlüdür. Uluslararası düzeyde pek çok eserim var, bir çok ödülüm var. Hayatımda hiç Kandil'e gitmedim. PKK terör örgütü üzerine tek satır yazı yazmadım. Ben sadece yazarım, yazdıklarım dışında hiçbir şeyden sorumlu değilim" diye konuştu.

Necmiye Alpay: Tutuklama infaza dönüştü

Erdoğan'ın savunmasının ardından dilbilimci-yazar Necmiye Alpay sanık sandalyesine alındı. Alpay savunmasında, Özgür Gündem'de danışma kurulu üyesi ve bir günlük genel yayın yönetmenliği yaptığı için yargılandığını belirterek, "Ben sadece ifade özgürlüğünü savunduğum için ve bu yaklaşımla danışma kurulu üyeliğini kabul ettim. Şeklen de bir günlük yayın yönetmenliği yaptım. Her ikisi de tamamen kağıt üzerinde, şekli bir husustur" dedi.

Danışma kurulundaki kişilerle hiç toplantı yapmadıklarını da söyleyen Alpay, "Bugüne kadar yazdığım hiçbir yazıdan dolayı tatbikata uğramadım. 4 aydır tutukluyum. Bir anlamda yargısız infaza uğradım. Tutuklama infaza dönüştü. Tahliye ve beraatimi talep ederim" dedi.

Eren Keskin: Sembolik olarak ismimin yazılmasına olur verdim

Tutuksuz sanık avukat Eren Keskin ise "İnsan hakları savunucusuyum. Gazetede üç yıl genel yayın yönetmenliği yaptım. Ancak ben avukat olmam ve işlerimin yoğun olması nedeniyle sembolik olarak adımın yazılmasına olur verdim. Sadece künyede ismim olduğu için hakkımda 140 ayrı dava açıldı. Ömründe şiddeti savunmamış, düşünce özgürlüğünü savunan kişiler burada örgüt yöneticiliğiyle suçlanıyor" diyerek suçlamaları reddetti. 

(BirGün)

İlgili haberler:

“Basın özgürlüğü halkın özgürlüğüdür”

Aslı Erdoğan’dan mektup: “Demokrasi krizinin bedelini ağır ödüyoruz”