İnsan Hakları

İzmir Valiliği İnsan Hakları Kurulu’ndan LGBTİ mahpuslar raporu

Çarşamba, 4 Ocak 2017
Haber: Kaos GL

İzmir Valiliği İnsan Hakları Kurulu: Cezaevi yöneticilerine ve çalışanlarına cezaevinde bulunan tüm hükümlü ve tutuklu bireylere biyolojik cinsiyet, cinsiyet kimliği, cinsel yönelim, homofobi ve transfobi konularında eğitim desteği sağlanmalıdır.

İzmir Valiliği İl İnsan Hakları Kurulu Cezaevi ve Gözaltı Birimleri İnceleme Komisyonu, Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği’nin (CİSST) başvurusu üzerine LGBTİ mahpuslara ilişkin rapor yayınladı.

CİSST, Menemen T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutulan LGBTİ mahpusların, ayrımcılığa ve kötü muameleye maruz kaldıklarına ilişkin komisyona başvurdu. Komisyon, Mayıs 2016’da cezaevine giderek mahpuslarla görüştü, şikayetlerini dinledi.

Komisyon ziyaretin ardından yayınladığı raporda lezbiyen, gey, biseksüel, trans ve interseks kavramlarını açtıktan sonra şikayet edilen konu başlıklarını şöyle sıraladı:

“Hormonlara erişim sıkıntısı var”

“Gezilen koğuşlarda kalan LGBTİ (lezbiyen, gey, biseksüel, transseksüel, interseks) bireylerin cinsel yönelimlerinden ve cinsiyet kimliklerinden dolayı ayrımcılığa uğradıkları, koğuş içerisinde cinsel tacize maruz kaldıkları cezaevi çalışanları tarafından sözel şiddete (cinsel yönelimlerinden ötürü hakaret ve aşağılama amaçlı) uğradıkları transseksüel bireylerin cinsiyet değişimi sürecinde hormon terapi tedavisine ulaşmakta zorluk çektikleri, tedavinin geciktirildiği, poliklinik kontrol tarihlerinin aksatıldığı, koğuş içerisinde bireylerin dış görünümleri ve kıyafet seçimlerine yönelik baskı gördükleri şeklinde kurumumuza başvurulmuş/aktarılmıştır.

“Yapmış olduğumuz görüşmelerde cinsel yönelimleri nedeni ile görevlilerin bir kısmının kendilerine küçümseyici hitaplarda bulunduğu, kıyafet seçimlerinden dolayı sorun yaşadıkları, cinsiyet değişim sürecinde bireylerin hormon terapi tedavi ve ilaçlarını alamadıkları beyan edilmiş ise de son zamanlarda bu sorunun çözüldüğü, hormon ilaçlarının kendilerine verildiği, cinsel yönelimlerinden dolayı kıyafetlerini seçebildikleri ve giyebildikleri, infaz koruma memurlarının tavır ve davranışlarına dikkat ettikleri tarafınıza aktarılmıştır. Gördüğümüz kadarı ile hormon ilaçlarının verildiği ve trans bireylerin kadın kıyafetleri içerisinde bulundukları da gözlemlenmiştir. Önemli olan ortak çözüm ile uygulamanın sürekliliğidir.

“Ruh sağlığı açısında değerlendirildiğinde, kişilerin, travma sonrası stres bozukluğu, majör depresif bozukluk, anksiyete bozukluğu gibi psikiyatrik hastalıkların bulunduğu ve psikiyatri hekimine ulaşmalarında zorluk yaşandığı öğrenilmiştir.

“Cinsel, sözel, psikolojik taciz ve şiddet”

“Ayrıca LGBT bireylerin cinsiyet öğeleri, cinsel yaklaşımları vb. hususlar irdelenmeden aynı koğuş içerisinde biseksüel, eşcinsel ve transeksüel bireylerin beraber kaldığı bu durumdan transseksüel bireylerin koğuş içerisinde diğer bireyler tarafından cinsel ve sözel şiddete maruz bırakıldığı ifade edilmiştir. Bu cinsel, sözel ve psikolojik şiddet ve taciz nedeni ile rahatsız olan bireylerin tekli ünitede kalma talepleri olduğu bireylerce ifade edilmiştir.

“Ünite ziyaretlerimizde LGBT bireylerin ayrım yapılmadan aynı ünitede tutulduğu bu nedenle ünite kapasitesinden fazla sayıda tutulanın bulunduğu, ünitenin mevcut fiziki şartlarının kalan sayısının ihtiyaçlarını karşılamadığı gözlemlenmiştir.

“Görüşmelerimizde hormon ilaçlarının kendilerine verildiği diğer cezaevlerinde atölyeye çıkma konusunda sıkıntı yaşamalarına rağmen bu cezaevinde atölyeye çıkabildiklerini ve sinema izleyebildiklerini ifade etmiştir.”

Komisyon raporda LGBT’lerin haklarının uluslararası insan hakları hukuk tarafından korunduğunu ancak insan haklarına erişim için “belirli eylemlere ihtiyaç duyulduğunu” belirtti.

Komisyonun çözüm önerileri

Raporun çözüm önerileri kısmında ise şu ifadeler yer alıyor:

“1-    Cezaevi yöneticilerine ve çalışanlarına cezaevinde bulunan tüm hükümlü ve tutuklu bireylere biyolojik cinsiyet, cinsiyet kimliği, cinsel yönelim, homofobi ve transfobi konularında eğitim desteği sağlanmalıdır. (Zira gözlemlerimiz bu bireylerin durumu hakkında cezaevi çalışan ve yöneticilerinin yeterli bilgi sahibi oldukları taktirde davranışlarının da farklı olabileceği yönünde olmuştur).

“2-    Ruh sağlığı desteğinin iyileştirilmesi açısından bir erişkin psikiyatrisi uzmanının tam zamanlı çalışmasının koşulları oluşturulmalıdır.

“3-    Kişilerin cinsiyet kimliği ve cinsel yönelim özellikleri göz önünde bulundurularak cezaevi içerisindeki yerleşim koşulları düzenlenmelidir. LGBT bireylerin cezaevinde kalacakları üniteler belirlenirken içinde bulundukları biyolojik, psikolojik ve cinsel yönelim durumları da gözetilerek belirlemenin yapılması ünite içindeki bireylerin birbirlerine karşı şiddet olaylarının önüne geçilmesini temini için önemlidir. Tavsiye olarak LGBT bireylerin tutuklama kararı verildikten sonra kişinin kendi beyanı ve adli tıp uzmanı tarafından verilecek sağlık raporuna göre cezaevi yönetimine bilgi verilerek cezaevinde tutuklunun kendi koşullarına uygun koğuşlara yerleştirilmesine çalışılarak sağlık vs. yönünden doğabilecek risklerin önceden bertaraf edilmesi sağlanabileceği görüşündeyiz.

“4-    Cezaevine yapılan ziyaretlerin sıklaştırılması ve gerektiğinde ilgili kişilerden görüş alınmalıdır.

“5-    Cezaevinde LGBT birey olmak özellikle konunun tüm katmanları ile birlikte değerlendirilip çok alanlı bir çalışma ile sorunların belirlenip çözülmesi gerekmektedir. Başvurunun İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumundan aktarıldığı da gözetilerek bu konuda ilgili kurum ve kuruluşların, sivil toplum kuruluşlarının katılım ve desteği ile İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumunun öncüllüğünde çözüm odaklı sorun tespit ve çözüme yönelik daha detaylı bir çalışmanın yapılmasını da önemli buluyoruz ve öneriyoruz.”

Raporun tam metnine CİSST’in Hapiste LGBTİ sayfasından ulaşabilirsiniz.