Gökkuşağı Forumu

Bi sen kaldın

Cuma, 6 Ocak 2017

Herkesin, her yerde ve her şekilde ölüp-yitip gitmesinin sıradanlaşıp standartlaştığı tam da bu gün “Memleketi kurtaracak sen mi kaldın?” sorusunun her zamanki doğru cevabının en doğru olduğu gündür şüphesiz. Memleketi kurtaracak “bi sen” kaldın…

İnsanca yaşamak isteyenin aklını hayretler içinde boğan olayların üzerinde duramadan birbirini kovaladığı bir zaman; üzerinde durup “burada insan olmanın onuruna aykırı şeyler var” diyenin hedef haline getirildiği bir hal. Hedef haline gelenin peşinden gözü dönmüş bir şekilde koşan, hipnotize edilmiş, ne istediğini kendi dahi bilmez, gölgesi kendinden çok paha eder kalabalık bir güruh… Bu gün.

Bugün yaşananları birbirine tamamen zıt şekilde okuyan kesimlerin oluşmasında birçok araştırmacı, birçok tespit yaptı. Biz okuduk. Fakat okuduğumuz zaman biz zaten bu halin içindeydik. Bugün artık kendi doğrusunun daha doğru olduğunu savunmaya canla başla girişip firkatten kırılan birçok oluşumdan hiçbirinin gözle görülen, kulakla duyulan bir yerde olamadığı yerden, “kimin doğrusu büyük” yarışının faydadan hali olduğunu göremeyenler bir kenara dursun temel insan haklarının ikame edilmesini dert edinenler eldeki kurumların etrafında toplanıp son nefesine kadar hali ve tavrıyla burada olduğunu azami bir cesaretle göstermeliler.

Tahakküme karşı olmak, istismara hayır demek, cinsiyetçiliğe geçit vermemek, hiyerarşiye boyun eğmemek, fırsat eşitliğini savunmak, ırkçılığa ve nefret söylemine alan tanımamak, herkesin varoluşuyla toplumsal alanda yer alabilmesini hedeflemek gibi temel insan haklarının gerektirdiği olmazsa olmazlar kişinin kendisinde bulunmak zorundaysa ve bunları yapmak kişinin kendinde gerçekleşen devrimi gösteriyorsa birinden birini daha çok ve daha az olmaksızın hepsini aynı anda gerçekleştirmeli ve bizden başka memleketi kurtaracakların kalmadığı yerde devrim olup insanlara dokunmalıyız. Aksi taktirde imtiyazını kaybeden şımarıktan öteye gidemez, baharı bekler, ardından hüsrana kavuşuruz.

Binlerce kez söylenen şeyin belki biraz değişiği belki bir ton lacivertini söylüyorum ama ikaz mottomuz olsun ki “bahar gelmeyecek, baharı biz yaratmak zorundayız”. Kendimizden başlayarak, kendi alanlarımızdan başlayarak, yapabildiğimizi görüp coşarak bizzat biz yapmalıyız. İstediğimiz güzel günlerin böyle geleceğini biliyorum. Hem savunmada hem hücumda olmak zor elbet. Zaten bir arada olmanın, bir arada olanların bir başka bir arada olanlarla beraber olmasının en büyük kıymeti de bu. Hem savunma hem hücumda olma halini neşeli, çekici ve eğlenceli kılan taraf da bu. Neşet ERTAŞ şarkısıyla onur haftası klibi yapmak gibi. Onur yürüyüşünde halay çekmek gibi. Nevroz’da zırıl zırıl gökkuşağı bayrağı sallamak gibi.  Hıdırellezde roman mahallesine topuklu ayakkabıyla gitmek gibi.

Bir sen varsın bu gün;

Senden başka insan hakları savunucusu yok

Senden başka feminist yok

Senden başka ırkçılık karşıtı yok

Senden başka mültecilerin haklarını gözeten yok

Senden başka hayvan hakları savunucusu yok

Senden başka çocuk hakları için çabalayan yok

Senden başka LGBTİ+ aktivisti yok

Senden başka ekolojist yok…