İnsan Hakları / Sağlık

Kan bağışlayabilmek için bir yıl seksten uzak durdum

Perşembe, 19 Ocak 2017
Haber: Kaos GL

“Kan verebilmek için bir yıl boyunca her çeşit cinsel ilişkiden vazgeçmek zorunda kaldım. Sebebi ise eşcinsel olmam.”

ABD’de eşcinsel erkeklerin kan bağışlamasını yasaklayan düzenlemelerle ilgili çalışan Jay Franzone, New York Times’a kan verebilmek için bir yıl boyunca cinsel ilişkiye girmediğini yazdı:

Bu hafta kan vermem aslında çok da büyük bir sorun olmamalıydı, ama oldu. Çünkü kan verebilmek için bir yıl boyunca her çeşit cinsel ilişkiden vazgeçmek zorunda kaldım. Sebebi ise eşcinsel olmam.

1985 AIDS krizinin ilk günlerinde ABD Gıda ve İlaç Kurumu (FDA), erkeklerle seks yapan erkeklerin kan bağışı yapmasının süresiz olarak yasaklanmasını önermişti. O zamanlarda bu politika mantıklı gelebilirdi. Ama geçen yıllar boyunca, toplum virüse karşı inanılmaz ilerleme kaydetti. Bir zamanlar ölüm cezası olan şey şu an tedavi edilebilir kronik bir durum haline geldi. Ayrıca şu an yedi ila 28 günlük enfeksiyonla bulunamayan virüsü nükleik asit testi kullanarak tespit edebiliyoruz.

2015’te kurum, süresiz yasağı yeniden düzenledi ve erkeklerle seks yapan erkeklerin bir yıl süreyle cinsel ilişkiden uzak durmaları koşuluyla kan bağışlayabilmelerine izin verdi. Bu düzenleme, bir danışma kurulunun hayat boyu yasağı “uygunsuz” bulmasının ardından uzun yıllar süren çalışmalardan sonra hayata geçti.

Fakat potansiyel donörün dürüstlüğüne bağlı olan bu bir yıllık ‘üst-örtme’ politikası, potansiyel bağışçıların bireysel risk faktörlerini göz önüne almayarak, diğer bazı ülkelerin başarıyla izlediği bir yaklaşımda hâlâ yetersiz kalıyor. Sonuç olarak 2014’te UCLA Hukuk Fakültesi Williams Enstitüsü’nün yayınladığı araştırmaya göre, Amerikan Kamu Sağlığı Kurumu’nun “bilim temelli değil ama diğer ülkelerin tercihleri ve korkuları sonrasında modellendirilmiş gibi” dediği bu yasak iki milyon kadar potansiyel bağışçının kan vermesini etkin şekilde yasakladı.

Geçtiğimiz yaz FDA, bu bir yıl politikasını yeniden gözden geçirme sürecine başladı. Buldukları bir alternatif, potansiyel bağışçıların virüse yakalanma konusunda kendilerini yüksek riske sokacak bir durum yaşayıp yaşamadıklarına karar vermeye yönelik bir dizi soru içeren kişisel risk analizine dayanıyor.

Bu tabii ki olumlu ama kesinlikle tamamlanmış bir adım değil. Ayrıca FDA’nın ne zaman karar vereceği de belirsiz. FDA’nın da bir yıl politikasını hayata geçirirken belirttiği gibi “süreç data temelli olduğu için gelecekteki politika değişikliklerinin ne zaman olacağını ön görmek mümkün değil.”

Bu sırada, ihtiyacı olanlara kan bağışlamak isteyen benim gibi insanların bir yıl ‘bekaret yemini’ etmeden bunu yapmasına izin verilmiyor.

Şu an bazı olguları ihmal etmiş değilim: Mesela ders kitapları HIV’in eşcinsel ve biseksüel erkekler arasında daha yaygın olduğunu söylüyor. Fakat aynı kitaplar, birlikte oldukları kişinin (sağlık) durumunu bilmeden korunmasız seks yapan heteroseksüellerin, karşısındakinin durumunu bilip korunan eşcinsel erkeklerden daha fazla risk unsuru taşıdığını söylüyorlar.

Tüm bir grubu cinsel partnerlerinin cinsiyetine göre kısıtlamak, insanları nerede yaşadıklarına göre kısıtlamak kadar garip. 2014’te ülke çapında HIV oranı 100.000’de 12.6 iken yalnızca Washington DC’de 74.3’tü. Yani FDA kan bağışını ülkenin başkentine yaşayanlara yasaklamalı mıydı?

Ya da FDA kan bağışını başka özelliklere göre yasaklasaydı, mesela bağışçının ırkı? Afro-Amerikanlar, Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi’ne göre 2014’te %44’lük yeni teşhis oranıyla ABD’de yaşayan tüm etnik ve ırksal gruplar içinde “HIV’in en ağır yükünü taşıyanlar” olarak sayılıyor. Afro-Amerikanlar 12 ay boyunca perhizde olmazsa FDA onların kan bağışı yapmasını da mı ertelemeli?

İki sorunun cevabı da belli: tabii ki hayır. Ve bu cevap erkeklerle seks yapan erkekler için de aynı olmalıdır.

FDA, bu tespiti yapmak için eğitilmiş kişiler tarafından yapılan görüşmelerde belirlendiği üzere, bireysel bağışçıların riskine dayanan modern bir kan bağışı erteleme politikası izlemelidir. Bu yaklaşım, İtalya, İspanya ve başka milletlerde başarılı şekilde kullanılıyor. İtalya’da HIV bulaşma riski yüksek cinsel ilişkilere girmiş olanlardan kan bağışından kaçınmaları istenir. İspanya da bağışçılara, önceki 6 ay içinde özel olarak riskli cinsel davranışlarda bulunup bulunmadıklarını sorar. Yani yalnızca eşcinsel olmak, o ülkelerde otomatik erteleme gerekçesi değildir.

National Gay Blood Drive'la yaptığım çalışmada, doğrudan hastalardan ve onların ailelerinden kan gereksinimi duyduklarını duydum. Nihayet Salı günü kan bağışımı yapabildikten sonra bir anne Facebook üzerinden oğluna “ve onun gibi diğer çocuklara savaşmak için güç” verdiğim için bana teşekkür etti.

Irk, mezhep, yaş veya partnerlerinin cinsiyetine bakılmaksızın tüm bağışçılar bütün riskli cinsel davranışlarıyla ilgili sorgulanmalı. Bu FDA politikası yürürlükten kaldırılıp daha açık fikirli bir yaklaşım getirilene kadar benim gibi insanların kan bağışlaması yasak olacak. Bu karar, bir kişinin riskinin en iyi bireysel değerlendirmesine dayandırılmalı ve damgalama ve korku tarafından yönlendirilmemelidir.

Çeviri: Damla Umut Uzun