Yaşam / Dünyadan

Sahi 27 Ocak’ta #nedeğişdi

22 Ocak 2017

Kuir Kıbrıs Derneği’nden sosyal medya aktivizmi: #27Ocakda #nedeğişdi

Son günlerde, Kuzey Kıbrıs’ta yaşayan LGBTİ aktivistleri sosyal medya hesaplarında #27ocakda #nedeğişdi hashtagiyle paylaşımlarda bulunuyor. Aslında bu gizemli sosyal medya hareketliliği, Kuir Kıbrıs Derneği'nin yürüttüğü bir kampanya.

Geçtiğimiz Kasım ayında, Kuir Kıbrıs Derneği’nin yürüttüğü “Unspoken/Konuşulmayan” projesi kapsamında Girne, Mağusa, Lefkoşa, İskele, Lefke ve Karpaz’ın çeşitli yerlerine “Kamil abi, ben lezbiyenim” ve “Mediha deyze, ben geyim” yazılı bilinçlendirme billboardları asıldığını ve bu billbordların saldırıya uğradığını ayrıca İskele Belediye’si tarafından da kaldırıldığını hatırlatalım. Bu saldırılar dünyanın çeşitli yerlerindeki örgütlerin Kuir Kıbrıs ile dayanışma göstermesine vesile olmuş ve kampanya bu desteklerle daha da görünür hale gelmişti. Kuir Kıbrıs Derneği çalışmalarına devam ediyor ve oldukça merak uyandırıcı 27 Ocak’ta #nedeğişdi kampanyası ile LGBTİ hakları üzerine farkındalık yaratıyor. Kuir Kıbrıs, kampanya için bugüne dek sokak röportajı ve görseller hazırladı.

Biz de 27 Ocak’ta #nedeğişdi kampanyasını fırsat bildik ve Kuir Kıbrıs’dan aktivist Erman Dolmacı ile hem bu gizemli kampanyalarını hem de Kıbrıs’taki faaliyetlerini konuştuk.

Yaklaşık 9 yıldır faaliyetlerine devam eden Kuir Kıbrıs neler yaptı bugüne kadar? Türkiyeli okuyucularımız için biraz anlatabilir misin?

Kuir Kıbrıs başta Homofobiye Karşı İnisiyatif olarak oluştu ve adada var olan İngiliz Dönemi’nden kalma Ceza Yasasını değiştirmek için mücadeleye başladı. Bu yasa iki erkek arasındaki anal ilişkiyi “doğaya aykırı cinsi münasebet” olarak tanımlıyor ve sıklıkla birçok eşcinsel erkek Ceza Yasası kapsamında gözaltına alınıyor, yargılanıyor, deşifre veya tehdit ediliyordu. Uzun dönemli uğraşların ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde de, yasa maddesi aleyhine dosyalanan dava sonucunda Homofobiye Karşı İnisiyatif’in dayanışma içinde olduğu birçok örgüt, siyasi parti ve aktivistle meclisten Ceza Yasası değişkliği yapılırken ilgili bu maddelerin kaldırılmasını başardı. Aynı zamanda da bu maddelerin yerine kimsenin cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğinden dolayı ayrımcılığa uğratılamayacağı yönünde de yeni maddeler getirilmesini sağladı. Yasa değişkliği 27 Ocak 2014 yılında gerçekleşti ve ardından da dernek yeni ismi Kuir Kıbrıs ile mücadelesine devam etti.

Ceza Yasası’nda yapılan değişiklikler her ne kadar da önemli ölçüde eşcinsel bireylerin gözaltına alınıp hapis cezasına çarptırılmasının önünü kapatsa da toplumda var olan homofobik, bifobik ve transfobik tutumlar aynı şekilde devam ediyor. Buradan hareketle, geçen sene Ceza Yasası değişkliğinin ikinci yılında çeşitli sivil toplum kuruluşlarına, belediyelere, partilere ve özel mekânlara gökkuşağı bayrakları asılması ve “Kâğıttaki Yasaklardan Kafadaki Yasaklara” adlı bir de paneli kapsayan bir kampanya sürecimiz oldu. Kuir Kıbrıs alanlarda mücadele vermenin yanı sıra, eğitim çalışmaları ve bilimsel çalışmalar da gerçekleştiriyor. ILGA-EU, TGEU, IGLYO ve ICRSE gibi çeşitli uluslararası şemsiye örgütlerin üyesi olan dernek aynı zamanda yerelde de, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Platformu, Barış ve Çözüm Platformu, Girne İnisiyatifi, Kıbrıs LGBTİ Ağı ve 17 Mayıs Organizasyon Komitesi gibi yapıların da bileşeni olarak toplumsal muhalefette de yer alıyor.

Hem Hande Kader’in nefret cinayeti sonucunda hayatını kaybetmesinin ardından hem de Barbaros Şansal’ın linç edilmesi sonrası Türkiyeli LGBTİ’lerle dayanışma açıklamaları yaptınız. Aramızdaki dayanışmanın büyümesi için neler yapılabilir?

Kuir Kıbrıs dünyanın her yerindeki homofobik, bifobik ve transfobik tutumlara karşı ses çıkarmakta ve verilen mücadelenin enternasyonalist ve kesişimliliğini savunmakta. Bu nedenle derneğimiz yayınlamış olduğu manifestosunda da belirtildiği gibi anti-kapitalist, feminist, ekolojik, veganist ve anti-militarist bir mücadele vermektedir. Bizler için trans cinayetleri politiktir. Bu cinayetler, her nerede olursa olsun, bunlara karşı hem sessiz kalmamalı, hem normalleştirmemeli, hem de hep birlikte daha güçlü bir şekilde dayanışma göstermeliyiz. Bu noktada, özellikle de Türkiye’nin Kıbrıs’ın kuzeyindeki askeri ve siyasi otoritesi göz önüne alındığında, her iki coğrafyada da gerçekleşen hak ihlallerine karşı, birlikte tepki göstermek ve mücadele etmenin önemine inanıyoruz. Türkiye’deki birçok LGBTİ örgütü ile aktif olarak iletişim halindeyiz ve gerek kapasite artırıcı etkinlikler olsun, gerekse seminerler olsun örneğin KAOS GL’den arkadaşları konuk ettik ve çok değerli paylaşımlar yaptık. Özellikle Türkiye’nin çok zor bir dönemden geçiyor oluşu başta LGBTİ mücadelesi veren aktivistleri ve örgütleri de etkiliyor. Bu nedenle endişe içerisinde aktif olarak sizleri takip ediyor ve elimizden gelen her şekilde dayanışmaya açık olduğumuzu tekrardan belirtmek istiyorum. Aramızdaki dayanışmanın büyümesi için daha çok bir araya gelemeli ve bilgi ve deneyim paylaşımı olanaklarını mümkün oldukça artırmalıyız.

27 Ocak’ta #nedeğişdi kampanyanızdan bahsedelim. Bu kampanya için neler yaptınız, 27 Ocak günü planlarınız neler?

Kampanya, ilk olarak 15 Ocak akşamı ‘#nedeğişdi’ etiketini içeren bir görselle başladı. İkinci aşama olarak da,  ’#27ocakda #nedeğişdi’ içerikli görselleri paylaştık. Ardından, ’27 Ocak’ta ne değişti?’ diye sorduğumuz bir sokak röportajı yayınladık ve son yayınladığımız sokak röportajında da aslında biraz ipuçları bulunmakta. Önümüzdeki hafta da son bir görselimiz olacak ve 27 Ocak’ta da hep birlikte, kampanyanın nasıl sona ereceğini göreceğiz. Elbette arada başka sürpriz eylemsilikler de olabilir. Aslında ipuçlarını takip ederek kampanyanın tüm gizemi çözülebilir fakat yine de yaratılan gizem havası insanların merak edip bu konularda araştırmasını, konuşmasını ve daha bilinçli olmalarını sağladı ki zaten kampanyanın temel hedeflerinden biri de buydu.

Toplumun bakış açısı LGBTİ’lere yönelik gerek önyargılar, gerekse bilgisizlikten kaynaklı olumsuz olabilmekte. Özellikle adanın çeşitli bölgelerine yerleştirilen billboardlar sonrasında nefret söylemi olarak değerlendirilebilecek çokça ifadeyle karşılaştık. Bu gibi tutumlar kabul edilemez ve derhal önlemlerin alınıp toplumsal dönüşümün çeşitlilikleri kapsayıcı bir noktaya taşınması için acil çalışmaların yapılması gerekiyor. Bizler tüm homofobik, bifobik ve transfobik tutumlara karşı mücadelemizi artırarak devam edeceğiz ve bunun bir parçası olmak isteyen herkesi gerek derneğimizin sayfasından bizlerle iletişime geçerek gerekse derneğimize gelip hep birlikte neler yapabileceğimizi konuşarak dayanışma içinde olabileceklerini söylemek isterim.

Kuir Kıbrıs’a ve Erman'a sohbetimiz için teşekkür ederiz. Dayanışmaya devam!

 Kuir Kıbrıs'ın #nedeğişdi kampanyasını için hazırlanan sokak röportajın izlemek isterseniz burayı ziyaret edebilirsiniz.