Yaşam / Spor

Avukat Onursev “tecavüz marşı” davasına sahip çıkmaya çağırıyor

Pazartesi, 30 Ocak 2017

Antalyaspor Kulübü’ne açılan “tecavüz marşı” davasını Avukat Aylin Onursev ile konuştuk.

                                       Görsel: Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği

Saha da o marş, “yenilen takım, kadın gibi tecavüzü hak eder” mantığıyla çalındı

İki derneğin birlikte suç duyurusunda bulunması fikri nasıl ortaya çıktı?

Antalya'da 5 Şubat 2016'da oynanan ve Antalyaspor'un Fenerbahçe'yi 4- 2 yendiği maçın bitiminde, galip takım Antalyaspor  statta bu “tecavüz marşı” olarak bilinen parçayı çaldı. Söz konusu marşın, Yeşilçam filmlerinde Nuri Alço'nun canlandırdığı karakterlerin tecavüz sahnelerinde kullanıldığını ve internet ortamında 'tecavüz marşı' olarak bilindiğini de hatırlatalım. Suç duyurusunda bulunma fikri ise Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği’nden geldi ve Antalya Kadın Dayanışma Merkezi de bunu olumlu karşıladı.

Antalyaspor Kulübü hangi suçlardan yargılanacak peki?

Suç duyurusunda bulunduğumuz dilekçede, “Tecavüz suçunu övme ve suç işlemeye tahrik (TCK 214-215)”, “Kadınların cinsiyet olarak aşağılanması (TCK 216)” ve “Hakaret içeren tezahürat (6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun)” suçlarına değindik. Ancak dava sadece TCK 216/2 Maddesindeki  “Halkın Bir Kesimini Sosyal Sınıf Din Mezhep Cinsiyet, Bölge Farklılığına Dayanarak Alenen Aşağılama” iddiasıyla açıldı. Bu suçun gerekçesi ise, rakip takımın kadına benzetilerek küçük düşürülmesi idi. Yani, o gün saha da o marş, “yenilen takım “kadın gibi” tecavüzü “hak etmiştir” düşüncesi ile çalındı. Suç burada oluşuyor.

Ayrıca,  “tecavüz marşının” yönetim tarafından çalınma öncesinde bir hazırlık yapılmış olması ve konusu suç teşkil eden bir hareketin müzik eşliğinde övülmüş olması bununla beraber, bu şarkıyı dinleyenlerin suçu işlemeye tahrik ediliyor oluşu da TCK’nın 214-215. maddelerince suç kapsamına giriyor.

Hakaret içeren tezahürat da suç öyle değil mi?

Evet, hakaret içeren tezahürat, 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun’un 14/2’de geçen “Cinsiyet Farklılığına Dayanarak Alenen Aşağılama” maddesine göre de suç.

“Takımını seven herkes mücadelemize destek vermeli”

Dava açıldıktan sonra neler yaşandı?

Antalya İleri Gazetesi’nde “Atılan gollerde yaşanan haz Antalya Barosu-Antalyaspor” başlıklı yazı, davacı dernekleri ve beni hedef gösterdi. Aynı yazıda kadınların ve futbol topunun birbirine benzediği ima edildi. “Kadınlar Trump’a Neden Karşı” başlıklı yazısında, Hıncal Uluç da davanın açılmasını “boş iş”  olarak tanımlayarak, bu “marşa” statlarda ve internette bilinen ismi olan “tecavüz marşı” olarak değil John Carpenter'a ait 'The End'  şarkısı olarak yer verdi. Bu iki yazının yayınlanmasının üzerine birçok Antalyaspor taraftarı, Antalya Kadın Danışma ve Dayanışma Derneği’nin hesaplarına hakaret ve tehdit mesajları gönderdi.

Davacı derneklerin tepkisi ne oldu?

Antalya Kadın Danışma Merkezi ve Dayanışma Derneği, Türkiye’de futbol maçlarında rakip takımın kadına benzetilerek aşağılanması, yakılması benzeri şiddet eylemlerine her zaman karşı çıkacağını bildiren, davanın arkasında olduğunu ifade eden bir metin yayınladı. Benzer şekilde Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği, davanın arkasında olduklarını, şiddet dilinin-küfrün romantikleştirilerek, komikleştirilerek ya da övülerek meşrulaştırılmasına, önemsizleştirilmesine karşı durduklarını, kimsenin ötekileştirilmediği futbolu desteklediklerini içeren bir bildiri yayınladılar.

İki derneğin bildirileri de doğru ifadeler içeriyor. Cinsel şiddet dili ve cinsiyetçi ayrımcılıkla her alanda mücadele ediyoruz. Spor kulüplerini, kişi veya kurumları ayırmadan kadın düşmanlığını, ırkçı ve homofobik ayrımcılığı, cinsel şiddeti ve çocuk istismarını öven, teşvik eden ve kitlelere dayatan slogan, pankart, müzik, ritüel vb. tüm fiillere karşı mücadele etmeye/ifşa etmeye devam edeceğiz. Futbolu ve takımını seven herkes bu mücadeleye destek olmalı.

Size destek olan Antalyasporlu taraftarlar var mı?

Aslında, Antalyaspor Kulübü’nün bu tavrı, “biz size bir başarıyı kutlamak için daha güçlü, şiddeti değil hem rekabeti hem de dayanışmayı yücelten, futbol sevgisini hissettiren, kapsayıcı ve şiddetsiz bir dil sunamıyoruz” demektir. Ve bu yetersizlikten rahatsız olan Antalyaspor taraftarı da oldu. İnternette Antalyasporlu olan ve “tecavüz marşı”nın çalınmasını eleştiren yorumlarda gördük. Aslında Antalyaspor’un gelen hakaret ve tehdit mesajlarıyla da   bir basın açıklaması yapması ve bu durumun kadının aşağılanması ve ikincilleştirilmesiyle ilgili olduğunu Antalyaspor taraftar çevresine anlatması iyi olabilirdi. Ama şuana kadar herhangi bir basın açıklaması olmadı.

Aksine, Antalyaspor Kulübünün yaklaşımı korkunç! Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği’nin konuya ilişkin bildirisinde ifade edildiği gibi: ”Taraftarlara “bu takımın sportif başarısını ancak ‘karşı tarafa tecavüz ettik, hem de kaç defa’ benzetmesi yaparak kutlayabilirsiniz, size yakıştırılan bu” diyor. Bizim bu tavrı kabul etmemiz ise mümkün değil.

Dava 4 Nisan’da

Son olarak ifade etmek istediğiniz bir şey var mı?

İlk duruşma 4 Nisan 2017’de görülecek. Antalyaspor yöneticileri Antalya 14. Asliye Ceza Mahkemesi’nde  TCK 216/2 Maddesindeki “ Halkın Bir Kesimini Sosyal Sınıf Din Mezhep Cinsiyet, Bölge Farklılığına Dayanarak Alanen Aşağılama” suçunu işledikleri iddiasıyla 4 Nisan 2017 günü saat 10:15’de hâkim karşısına çıkacaklar. Futbolun herkes için olduğunu düşünen ve futbolda cinsiyetçi, homofobik tavırla karşılaşmak istemeyen herkesi davaya sahip çıkmaya çağırıyoruz.