İnsan Hakları / Çalışma Hayatı

OHAL’de sokaklar seks işçilerine kapatıldı

Pazartesi, 6 Mart 2017
Haber: Kaos GL

Avukat Yalçın Koçak: “OHAL süreci seks işçilerinin yaşadığı ekonomik ve fiziksel şiddeti arttırdı.”

                                                   Fotoğraflar: Asya Leman

3 Mart Seks İşçileri Günü etkinlikleri kapsamında “OHAL’de Seks İşçiliği Forumu” düzenlendi. Forumda Av. Rıza Yalçın Koçak, OHAL döneminde seks işçisi trans kadınların hukuki süreçte, sokakta ve çalışma hayatında karşılaştığı zorlukları ve mücadeleyi anlattı.

OHAL seks işçilerinin çalışma hakkını dolaylı yollarla gasp ediyor

3 Mart günü düzenlenen forumda Avukat Rıza Yalçın Koçak, seks işçilerinin 15 Temmuz gecesi dahi sokakta çalışmak zorunda olduklarını anlatarak başladı konuşmasına. Koçak, “demokrasi nöbetleri” boyunca çalışma alanları sokaklar olan seks işçilerinin çalışamadığı, bunun da ciddi gelir kaybına yol açtığını, 15 Temmuz’dan bugüne dek seks işçileri için ciddi bir yoksullaşmanın yaşandığını da ekledi.

Avukat Koçak, 81 ilde süren “huzur operasyonu” sürecinin kafede, barda oturanların “KHK” marifetiyle huzursuz edildiği, suçlu hissettirildiği bir polis terörüne neden olduğunu, hal böyleyken durumun sokaklarda çalışan seks işçileri için zaten güvensiz olan hayatlarını daha da güvensiz yaşamalarına sebep olduğunu belirtti.

Seks işçileri özelinde, 15 Temmuz’dan bugüne gerçek bir polis terörü yaşandığını ifade eden Koçak, Ankara’da seks işçilerinin çalıştığı Köroğlu Caddesi, Kolej Caddesi gibi kamusal alanların gece boyunca kapandığı ve bu sürecin seks işçilerinin sokaklardan alıkoyulduğu bir dönem olduğunun altını çizdi. Trans seks işçilerinin her gün yaşadığı fiziksel şiddetin ve çalışamadıkları için de ekonomik şiddetin OHAL boyunca arttığını ifade eden Koçak sözlerini şöyle sürdürdü: “Sürecin ne zaman biteceğini sorduğumuzda, ‘OHAL ne zaman biterse’ yanıtını alıyoruz, peki ama OHAL ne zaman bitecek.”

Polis hukuksuzluğu siyasilerden öğreniyor

Avukat Koçak, siyasilerin dahi hukuksuz davrandığı ve KHK’klarla ülkenin yönetilmeye çalıştığı bu dönemde kolluk kuvvetlerinin de hukuksuz uygulamalar için cesaretlendiğini ekledi. Sokakların esas sahibinin translar ve seks işçileri olduğunu, polislerin Kabahatler Kanunu kapsamında onların haklarını gasp edilmeye devam ettiği ve OHAL’in oluşturduğu güvensiz ortamda en büyük sorunu transların yaşadığının altını çizdi Koçak.

Koçak, OHAL’de yaşanan bir diğer sorunun, KHK’lar ile görevlerinden alınan hâkim ve savcıların yerine tecrübesiz, homofobisini, transfobisini henüz kırmamış, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğine dair gerçekleşen hiçbir davada yer almamış hâkim ve savcıların geldiğini bunun da trans cinsiyet geçişi operasyonları için açılması zorunlu davalarda büyük bir zaman kaybına neden olduğunu ifade etti. Birçok hâkimin, ülkede cinsiyet geçiş operasyonlarının yasal mevzuatından haberi dahi olmadığını hatırlatan Koçak, bu sürecin hâkimlerin duruşmalarda AİHM kararını kullanmaları ya da yorum hakkını kullanmalarının da önünü tıkadığını belirtti.

Koçak, OHAL döneminin torba yasalarından, 2 Aralık günü resmi gazetede yayınlanan 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamında değiştirilen TCK 227. Maddenin “fuhuşu” yeniden düzenlediğini hatırlattı. Koçak, bu düzenleme ile “fuhuşun” suç olmadığı hukuki sistemde “fuhuşun” reklamının yapılması yasaklandığını belirtti.

İnternet üzerinden, kartla vs. müşteri bulmaya çalışan seks işçileri için 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngören yasa doğrudan seks işçilerini olumsuz etkiliyor. Koçak bu durumu şöyle değerlendirdi: “Sokakta çalıştırırsan Kabahatler Kanunu ile ceza kesiyorsun, kartla çalışırsa hapis yatırıyorsun, bu seks işçiliğini yasaklamanının bir başka yolu. Biz buna hukukta kanunu dolanmak diyoruz.”

OHAL’de seks işçiliğinin tartışıldığı forum katılımcıların sorularının ardından sona erdi.