Gökkuşağı Forumu

Aşk bir sınır nöbeti

Pazartesi, 13 Mart 2017

Asıl mesele yer ve zaman. Hangi zaman diliminde ve nerede aşk nöbetine tutuldunuz. O ilk anlamsız gülümseme yüzünüze şekil verirken sona giden yolun başlangıç noktasında durduğunuzun farkında mıydınız? Keşke dediğinizi duyar gibi falan değilim arkadaş. Çünkü yüksek sesle ben keşke diye bağırdığım için şuan. Sizin sesiniz bana ulaşamıyor.

Yer, zaman ve aşk üçgenini anlatıyordum en son. Yer; bazen bir sokak köşesi. Bazen okula gitmek için bindiğiniz metrodur. Bazenlerle başlayan yerler alır başını gider. Herkesin kendi aşk yeri vardır. Başlangıçta o yer unutulur. Aşk sarhoş etmiştir çünkü. Başlangıç yerinin ne önemi var dersin. Sevdiğin insan yanındadır. Onunla sinemaya gider. Yemekler yer. Sabahlara kadar sevişir. Sarmaş dolaş sarılıp uyursun ama normal bir uykudan söz etmiyorum. Ölüme uyursun. Çünkü cennet kollarının arasındadır.

Zaman; birçok türevi vardır. Mesela zaman türevinin yıl evresi önemlidir. 1926 - 1930 yılları arasında aşk bembeyaz bulutların içinde kalmış bir dağda yaşanan isyanın ismidir. 1980’de darbedir. 2002’de kâbus olarak başlıyordur. Hele bir de 2017’de aşk nöbetine tutulduysan ve bir de genç isen bak dikkat et bu üç “de” bir araya geldiyse o zaman aşk çok boktan bir şeydir. Politik bir gönderme yapıyor ve şu süreçte içeri atılmaktan korkuyor falan değilim. Her kanalda her meydanda her yerde ama her yerde onlar var. Onları görmeniz için 2002’den bu yana sadece göz kapaklarınızı açmanız yeterli. O yüzden bu yazının içine de onları sokmanın bir anlamı yok. Aşk’ta zaman başlangıçta ağır ağır akar ama bu ağırlık çok hoşuna gider. Sonraları ise başınız döner, zaman deli akar. Aşk’a dair dünyevi zevkler bu deli evrede yaşanır. Sondan bir önceki durak, son ve sondan sonrası ne kadar sancılı, şiddetli geçiyor gibi görünse de ölüm sessizliği yaşanır içinizde. Ama bu sefer ki ölüm anında yanınızda aşk değil Azrail vardır ve çok korkarsınız. Bu sona giden, son ve sondan sonrasının oluşturduğu üçlü evrede içki ve türevlerini içmenizi öneririm.

 

                                                           Eser: Raphaëlle Martin 

Aşk; kimine göre ayrılık sonrasın da rakı içme bahanesidir. Başka birine göre ın’dır, kın’dır, bok’tur. Benim için aşkın bir diğer ismi Hazal’dır. Sizlerin kalbinde de bir isim saklıdır elbet. İster benim gibi herkesle paylaşın isterseniz de sizlerle birlikte müebbet hapis yatsınlar kalbinizde. Bu beni gerçekten ilgilendirmez. Umrumda değilsiniz. Ha bu arada aşk ayrılıktır. Ayrılık yoksa aşk orada değildir ve hiç uğramamıştır yanınıza. Aşk, gecenin karanlığında sokakta saklambaç oynarken saklandığı yerde unutulan zavallı çocuktur. Aşk, ayrılığın içinde unutulamayan anılarınızdır. Anılar derinlerde bir yerde kâğıt kesiği gibi acıtır içinizi ve kaşıdıkça kanar durur.

Size ait olan hayatınızda Aşk’a alternatif başka bir yol bulmanız umuduyla. Güle güle…