Gökkuşağı Forumu

Ucuz hayatlar cumhuriyeti

Cuma, 17 Mart 2017

Birkaç gündür Avrupa ülkeleri ile ülkemiz arasındaki çekişmeleri izliyorum. Tartışmalar öyle bir boyuta taşındı ki artık içeriğinin de bir önemi kalmadı.

Hükümet yetkililerimiz mültecileri Avrupa’ya salmakla tehdit etmeye başladı. Diyorlar ki “her ay 15 bin mülteciyi sınırdan Avrupa’ya gönderelim de görün bakalım…” Kimin hayatı üzerinden kimi tehdit ediyorsun diye soran da yok herkes hurra alkış, şak şak, “helal olsun, nasıl da Avrupa’ya kafa tuttu, bla bla…”

Bu söylemlere üzüldüm ancak şaşırmadığım için daha da üzüldüm. Bu ülke ucuz hayatlar ülkesi. Yıllarca “Güçlü Ordu Güçlü Türkiye” diyerek cepheye gönderdiğimiz yoksul gençlerimizin hayatları üzerinden Avrupa’yla Amerika’yla pazarlık yapmış bir ülkeyiz sonuçta. Çıkan çıkamayan tezkereler, mecliste kalkan eller, hep o yoksul gençlerin hayatlarını oylamadı mı? Evladını kaybeden ailelerin “vatan sağ olsun” demesinden yüzsüzce bir cesaret alarak oyladılar bu hayatları.

Avrupa’ya kafa tutarken oradaki Türkleri ayaklandırmakla tehdit ediyoruz, Türkiye’deki yoksulluktan, yozluktan kaçmış insanca bir yaşamım olsun diye Avrupa’da tırnaklarıyla tutunmuş, şimdi iş sahibi, makam mevki sahibi olmuş vatandaşlarımız belli bir yere geldiler, ön yargılara rağmen kendilerini kabul ettirdiler. Ancak ne yazık ki bizim insan hayatını hiçe sayan, insanı bir eşya, bir araç gibi gören anlayışımızdan orada da kurtulamadılar. Buradan atıp tutarak oradaki insanlarımızın yaşamlarını daha sıkıntılı ve çekilmez hale getiriyoruz ancak tabii ki umurumuzda değil. “Helal olsun, yaşa nasıl da kafa tuttu Avrupa’ya…”

Darbe olur özel harekâtçıların, sığınakların arkasına saklanır, halkı göndeririz tankların üstüne, o tankları kullananları da biz yerleştirmişizdir oraya. Öldürenle ölüme gönderen aynı kişidir kimse bilmez.

Hollanda’yla kavga eder sınır dışı edecek insan bulamazsak sırf bir can ile bedel ödenmesi gerektiği için Hollanda ineklerini sınır dışı eder, olmadı keseriz.

                                                     Eser: David Kapp-Walkers

Bizim hatalarımızın bedelini bizim dışımızda herkes öder. Kim sesini çıkartamayacak durumdaysa onu seçeriz özellikle. Bizim dışımızda kalan insanların değerleri yoktur. Terörist falandır zaten onlar.

Şehitlerimiz ve gazilerimizden başka övünç kaynağımız yoktur bizim. Bir hayat kurtarmakla övünmedik hiç mesela. Dünya’yı yaşanabilir, soluk alınabilir, mutlu olunabilir bir yer haline getirmeye çalışmamızla övünemedik. Hep adadığımız kurbanlar oldu, onlarla övündük. Onların kanları. Elimiz, yüzümüz tüm bedenimiz kan içinde. “Senin için ölürüm”, “öldürürüm” dedik hep, “seni dünyanın en mutlu insanı yapmak için yaşayacağım” diyemedik sevdiğimize. Bize yaşamlarımızın ne kadar değersiz olduğu öğretildi hep ve biz de buna inandık.

İşte Batı korkacaksa bundan korkmalı. İnsan hayatına zerre kadar değer vermeyen, onların “yok artık bu kadar da yapmazlar” dediklerini yapabilen bir ülkeyiz biz. Korkun bizden, ellerimizden kan damlıyor. Hepimiz ne uğruna olduğunu sorgulamadan can vermeye hazırız. “Medeniyetinizi başınıza yıkarız.”

Peki, şöyle olsaydı nasıl olurdu? Mesela Avrupa’ya yaptığımız ekonomik yatırımlar, teknolojimiz, sağlık alanında çığır açan gelişimimiz veya enerji kaynaklarımızla güçlü bir ülke olsaydık nasıl olurdu? Birilerini tehdit etmemize gerek olur muydu? İşte o zaman insan hayatını öne sürecek kadar aciz bir ülke olmazdık da, güçlü bir ülke olurduk değil mi? Demek oluyor ki mültecilerin, kadınların, çocukların, yoksulun, garibin canından başka verecek bir şey yok elimizde. Onlar da toprak olunca ne olacak peki? Bol bol çocuk yapıp verilecek can sayısını artıracağız değil mi? Bitmeyecek değil mi? 

Hayır! Biz insanız, bireyiz ve değerliyiz. Kurbanlık değiliz veya başkasının öne sürebileceği bir koz veya piyon hiç değiliz. Hayır! Biz insanız, bireyiz ve değerliyiz. Hepimizin içinde başka bir dünya var. Her birimizin hayalleri var. Mutlulukları, hüzünleri, paylaşımları. Yaşamayı hak ediyoruz biz! Genç yaşta ölmeyi değil. Yaşatmayı hak ediyoruz biz, öldürmeyi değil. Can alarak değil, can kurtararak kahraman olmayı hak ediyoruz biz. Hayır! Biz insanız, bireyiz ve değerliyiz. Dostça, gülümseyerek, korkusuzca bakmak istiyoruz yarınlara, aynı kaderi paylaştığımız tüm farklı renklerle el ele. Hayır! Hayatımız ucuz değil. Biz değerliyiz. Bu yüzden... Hayır!

Can't create/write to file 'C:\Windows\TEMP\#sql1280_3ed_4b.MYI' (Errcode: 28)