Gökkuşağı Forumu

Kanınızda “pozitiflik” tespit edilmiştir?

Çarşamba, 29 Mart 2017

Durumun neresinde başlayıp anlatacağımı bilmiyorum sadece biraz bilgilendirme biraz da deneyim paylaşımı yapmak istiyorum. Yaklaşık bir ay öncesinde sebepsiz yere Kızılay’a kan bağışı yapmak istedim ve yaptım. Eşcinselim ve Kızılay ile aramda güzel olmayan organik bir bağ var. Sevmiyorlar pek beni ama olsun o an elimde o vardı. Kan vermek vücudu temizler diye bağış yaptım. Kendimi düşündüm aslında.

Kan verdikten sonra aradan birkaç gün geçmesine rağmen bana hala “kanımın bir kişiye hayat bulduğunu ve fidan ekildiği” mesajını göndermediler. Mesajın gelmiyor olması beni biraz düşündürdü ama üzerinde pek durmadım. Aradan bir hafta geçtikten sonra beni arayıp adres teyit ettiler. Bu durum o an yaşadığım uyku sersemliğini önemsemeden yaptığım bir durumdu. Yankısı hemen duyuldu. Evde oturmuş, güzel güzel müzik dinliyorken kapı çaldı ve Kızılay bana mektup göndermiş. O an tedirgin oldum ancak evde annem olduğu için durumu belli etmemeye çalışıyordum. Zarfı açtım ve aradığım ilk kelime “pozitif” oldu ve hemen buldum. Yüzümün düşmesi ile annem: “Hayırdır? Bir sorun mu var?” dedi. Ben o an ne diyeceğimi bilemeden lafı çevirdim; sorun yok ya kan verdiğim için teşekkür mektubu göndermişler dedim.

O an Kızılay’ın özel hayatımı ihlal ettiğine sinirlenmekle, okula gitmeyip evde kaldığım için mektubun benim elime geçmesine sevinmekle geçti. Annemin gözleri pek görmediği için kendisi rahat okuyamıyor ve karşı komşumuz hemşire, olacakları düşünmek istemiyorum.

Apar topar evden çıktım. HIV alanında aktivizm yapan arkadaşımı aradım hemen ve ona durumu anlattım. Alana uzak birisi değilim ancak bir anda durumla karşılaşmak beni korkutmadı dersem yalan söylemiş olurum. Fiili durumun somut yükünün değil de psikolojik yükünün ağırlığı çöktü. Elimde mektupla ne tarafa gittiğimi bilmeden, güvendiğim hastaneye gittim. Kızılay onlara ulaşmamı istemişti ama biz pek iyi anlaşamıyorduk o nedenle gitmedim. Hastanede durumumu anlattım ve hemen kan testlerimin yapılması için yardımcı oldular.

Bu esnada doktor bana böyle bir riskin olup olmayacağını sordu ve cinsel yönelim ile HIV aktarımı arasında bir ilişki olmadığını bilsem de “eşcinselim” dedim. Peki, “alıcı/verici hangi konumdaydın” dedi. Kendince olayı anlatmak ve riskleri hesaplamak için sorsa da sorunun çok politik olduğunu fark ettim ve “alıcı/verici nasıl baktığımıza göre değişir” dedim.

O an gülerken içeriye başka bir doktor girdi ve benim durumumdan bahsederken “Arkadaş, Kızılay’dan böyle bir tanı almış ve tercihleri nedeniyle riski var” dedi. Ben hemen atladım oradan; “hocam tercih değil yönelim, lütfen”!

Öyle böyle geçti ama tabii ben hâlâ daha olayın etkisindeyim, öyle devam ediyorum. Artık HIV ile enfekte olduğumu kabullendim ve hayatımı öyle şekillendirmeye başladım. Öncelikli olarak askere gitmeyeceğim için sevinmeye başladım. Hayatımın daha sağlıklı, kontrol altında olacağını, düzenli beslenmem gerektiğini falan benimsedim. Aylardır gidemediğim spor salonuna bir sabah uyanıp gittim. O gün birkaç sene önce gördüğüm bir haberle hareketle evdeki çörek otundan tutam tutam yemeye başladım. Bağışıklık sistemine iyi geliyor ve virüsleri öldürüyor diye okumuştum.

Aradan çok kısa bir süre geçti ve doktorumla iletişime geçtiğimde, Eliza ve P24 testlerimde sonucun “negatif” çıktığını öğrendim. İlk üzüldüğüm şey, tüm samimiyetimle söylüyorum askere gitmem gerektiği oldu.

Peki ya ben HIV ile enfekte değilsem bu pozitif olan ne? Çevremdeki insanlar hep pozitif olduğumu söyler ama bunu belirtmek için Kızılay’ın bana mektup göndereceğini düşünmüyordum.

İlk fırsatta elime mektubu aldım ve verdikleri adrese gittim. Doktorla görüştürdüler. Odada farklı çalışanlar olmasına rağmen doktor gelince hepsi çıktı. Kişinin mahremiyetine dair birazcık olsun saygıları olduğunu gördüm. O sırada doktor ile görüştüm ve pozitif olanın ne olduğunu öğrendikten sonra ilk sorum şu oldu: Neden sadece pozitif?

Kanda birçok enfeksiyona baktıklarını, herhangi bir değer pozitif çıktığında öyle dediklerini ve hastalığı açıkça söylemediklerini çünkü kişi mahremiyetini önemsediklerini söyledi. Eve mektup gönderince bunu neden düşünmediler sorusuna ise cevabı şu: Zarfın üzerine yazılmış olan özeldir ibaresi. Kişiye özel olduğu için sadece bana verildiğini ve benim dışımda kimsenin açamayacağını söyledi. Bunu nasıl riske ediyorlar? Bir taraftan kişiye ulaşmaları gerekiyor. Bu konuda kafam karışık.

Çok uzun anlattım farkındayım ama size tavsiyem eğer ki böyle bir durum yaşarsanız öncelikli olarak Kızılay ile görüşün. Biliyorum aramız ne kadar iyi olmasa, sorunun ne olduğunu onlar zaten testi yaptıkları için biliyorlar. En kolay ve hızlı çözüme öyle ulaşabilirsiniz. Şayet bir durum varsa sonrasında da gerekli yerlere gidersiniz.