Gökkuşağı Forumu

İkisi birden zor!

Pazartesi, 3 Nisan 2017

Laçolar, laçonyalar ve lubunyalar yazımı anlaşılır kılmak için yarı öz lubunyaca yarı da Türkçe yazıyorum. Malumunuz anadil tartışmalarının yoğun olarak yapıldığı ve insanların örgütlendiği dönemde hiçbir lubunya lubunyacanın anadilimiz olduğunu iddia etmediği için o konuya hiç girmeyeceğim. Asimile olmuş ve İstanbul Türkçesiyle konuşmak zorunda hisseden etnik azınlıklar gibi etrafımızdaki lubunyalar. Zaten sırf o yüzden benim genç kızlığımda laçonyalar ve laçovari lubunyalar için “İstanbul beyefendisi” ifadesi kullanılırdı. Hatta “Kız sen İstanbul’un neresindensin” sözünün bizler için söylendiği rivayet edilir. Yaşımın ortaya çıkmasından endişe etmeyecek olsam sayfalar dolusu bu konuda yazabilirim ama yazmayacağım. Asıl konumuza geri döneceğim.

Malum biliyorsunuz lubunyalarda sınıfsal farklılıklar var. Herkes bir kere benim kadar ka değil. Benim dışımda da “ka” kategorileri var. Bu “ka”lık durumları bazen yanlış anlaşmalara yol açıyor. Geçen gün Ankara’nın en “ka” kafelerinden birinde bir laço ile buluştum. Sipariş vereceğimiz zaman koli “İkisi bir arada almak ister misin” diye sordu. Ben “şok” tabii ki, ayol dedim, böyle bir mekanda, ilk karşılaşmada daha kahvelerimizi yudumlamamışken benim “double” yapıp yapamayacağımı hemencecik nasıl sorarsın? Benim kadar “kaliteli” olmayabilirsin ama en azından benim ve içinde bulunduğum “ka” mekânın kalitesinden etkilenerek bir kendine gelirsin. Hemen laçoyu madilemeye başladım, çantamdan madilik sugariyetini çıkartacaktım ki, pantolonundan karakterli olduğu belli olan manti garson uyardı: “Beyefendi bizde sadece filtre kahveler var, demleme usulü yapıyoruz. Ne yazık ki ikisi bir arada, üçü bir arada yok”. Ayol ben daha büyük şok!

Bir garsona baktım bir laçonyaya, dediğim gibi garsonun pantolonunun önü daha karakterli duruyordu, “Boş masa varsa ben artık masama geçmek istiyorum, beyefendiyi tanımıyorum” dedim. Adamı bütün avamlığı ile baş başa bıraktım. Pasif olabilirsin ya da aktif-pasif olabilirsin, similya boyu kürdan, elvan olabilir, seks pozitif olabilirsin, patavatsız olup her yerde seksten konuşuyor olabilirsin ama bir kaliten olması lazım. Kalite olmadan benimle olamazsınız. Kızlarımla da olamazsınız demeyeceğim, malum orda burada Yıldız Tar bana anne diyormuş. Kızım diye söylemiyorum, bazen kaliteden hatta laçonun kişiliğinden ödün verir ama karakterden hiç ödün vermez.

                                 Şekil1a: 3K'dan en az birine sahip bir laço

Malum yazılarımı Türkçe-lubunyaca karışık yazınca bazı kavramlara açıklık getirmek boynumun borcu. Minçom bu alanda uzmanlaştı ne de olsa.

“Kalite” malumunuz, bu yazıyı okuduktan sonra ya da her hangi bir zaman diliminde aynaya baktığınızda sizde hiçbir zaman olmadığını fark edeceğiniz sınıfsal özellikler ve toplum içindeki konumunuz.

“Kişilik”, para, pul. Ancak bir lubunya kaliteli ise öncelikli olarak kalite ve karakterle ilgilenir, kişilik sonra gelir. Kişilikle kaliteli bir laço ya da lubunya olamayabilirsiniz ama karakteriniz her daim kalitenizi etkileyecektir.

“Karakter” ise similya boyu ve işlevi. Hani “boyu mu işlevi mi” sorusuna bazı bedenler, “hem işlevi hem boyutu” diye yanıt vermiş. İşte karakter dediğimiz budur.

3 K’nın bir laçoda olması size mutluluk verir. Malumunuz bu yüzden ben en uzun ilişkimi yaşıyorum. 27. günündeyiz, mutlu ve mesuduz.

Benim hangi lubunya olduğuma ilişkin farklı rivayetler dolanıyor. Benim hissettiklerimi hissetmek için beni görmek, bana dokunmak, beni kolilemeniz gerekmiyor. Tavsiyelerimize uyarsanız boşta kalmazsınız ve koca bulamayan yaşı geçmiş lubunya gibi ortalıkta dolaşmazsınız.

Yıldızcım o denyo Umut’un yazısında kullandığı Kıvanç Tatlıtuğ fotoğrafını bu 3K tarifinin altında kullan. Bir de Kıvanç rica etti, benim yazılarım dışında başka yazılarda görsellerinin kullanılmasını istemiyor.

Eğer istersen, avamlığı tariflediğim yerde de KaosGL.org editörlerinden olup, yazımı şimdiye kadar hiç paylaşmayan ucuz lubunyalardan birinin fotoğrafını kullanabilirsin. Görselle desteklenen dil eğitimi bazen daha başarılı olabiliyor.