Kültür Sanat

Gacı Gibi, Hrant Dink Vakfı’ndaydı

4 Nisan 2017
Haber: Kaos GL

Gacı Gibi filmi Hrant Dink Vakfı’na konuk oldu. Film gösterimin ardından yönetmen Serkan Çiftçi ve belgeselde yer alan Berfin Kılıç ile söyleşi yapıldı.

Gacı Gibi adlı belgeselin gösterimi 29 Mart günü Hrant Dink Vakfı Havak Salonu’nda yapıldı. Vakfın bünyesindeki ASULİS Dil, Diyalog, Demokrasi Laboratuvarı’nın düzenlediği etkinliğin ardından belgeselin yönetmeni Serkan Çiftçi ve belgeselde yer alan Berfin Kılıç’ın katıldığı söyleşi Kaos GL’den Yıldız Tar’ın moderatörlüğünde yapıldı.

Mersin’de yaşanılan transfobik olaylar ve homofobik saldırılar sonucunda bir yoksunluk sendromu yaşarken Mersin Üniversitesi’nden gelen teklif ve Serkan Çiftçi ile tanışmasıyla film serüveninin başladığını dile getiren Berfin Kılıç, başta belgesel çekme teklifine temkinli yaklaştıklarını ancak daha sonra kurulan aile ortamı içinde çok keyifli bir süreç yaşadıklarını anlattı.

Birbirimizden başka kimsemiz yok

Türkiye’de yaşayan insanların din, dil, renk, inanç bağlamında her türlü ortamda ayrımcılığa uğradığını dile getiren Berfin Kılıç, LGBTİ’lerin ayrımcılığa uğrayanlar arasında ilk sıralarda yer aldığını, Mersin’de bitmek tükenmek bilmeyen bir ötekileştirmeye maruz kaldıklarını söyledi. Mersin’de 7 Renk LGBTİ Derneği’ni kurduktan sonra transfobik olayların bitmediğini ve hatta arttığını dile getiren Kılıç, “LGBTİ camiası olarak birbirimizden başka kimsemiz yok” diye vurguladı.

Mersin’de nefret mağduru olmuş bir trans bireyin (Deniz) evine girip, Deniz’in iyileşme sürecinde onun ziyaretçi defteri gibi karşılarına çıkan olayları resmetmenin heyecan verici olduğunu söyleyen Çiftçi, Deniz’in hikâyesini çekerken aynı zamanda görünür olarak, sokağa çıkarak ve temas ederek nefret kavramı üzerinde erozyon yaratacaklarına inanan 7 Renk Derneği’nin LGBTİ mücadelesini de çektiklerini söyledi. Mersin gibi bir coğrafyada son derece öncü bir örgütlenme olan 7 Renk Derneği’nin de hikâyesine de yer vermek için koşulların uygun olduğunu söyleyen Çiftçi, çekimler boyunca hiçbir öngörülerinin tutmadığını, hayatın döngüsüne müdahale edemediklerini de ekledi.

Belgeselin özeti

Deniz, Mersin’de yaşayan transseksüel bir seks işçisidir. Gece sokakta çalışırken bir grubun nefret saldırısına uğrar. Ağır şekilde yaralanmış üstelik kaçmaya çalışırken arabanın altında kalarak bacağı kırılmıştır. Aynı evi paylaştığı Ece ve Esmeray’ın yardımlarıyla sağlığına kavuşmaya çalışırken bir taraftan da Türkiye’nin güney bölgesinin öncü LGBTI örgütü olan 7 Renk Derneği aktivistleriyle hak mücadelesini de sürdürmektedir. Nefreti yenmenin bir yolu da gündelik hayatın içinde daha çok görünmek ve bu sayede toplum tarafından kabul edilmektir.