Medya

Sorma medya ne biçim…

Pazartesi, 17 Nisan 2017

Adil olmayan referandum dönemi, adil olmayan sonuçlar… Sanki arka planda Hümeyra çalıyor, “öyle uzak ki yerin…”

Referandumun etkisindeyiz sevgili okur. Haftalardır “evet” mi “hayır” mı diye tartışaduralım 16 Nisan Pazar akşamı Anadolu Ajansı’ndan alınan verilerle açıklanmaya başlanan sonuçlar %60’lardaki “evet”lerle pik yaptı. Akşamın sonuna doğru “hayır” “evet“ arasındaki makas kapandı ama tek adam anayasasına karşı haftalardır sürdürülen çalışmalar “hayır”ı öne geçirmeye yetmedi.

Böyle bir haftasonunun ardından geride bıraktığımız haftanın değerlendirmesi pek bir isteksiz oluyor. Çünkü LGBTİ gündemi dediğin şey referandumun son haftasında yok olup gidiyor. Adil olmayan bir referandum dönemi, adil olmayan sonuçlar… Sanki arka planda Hümeyra çalıyor, “öyle uzak ki yerin…” Tadımız yok, gündemimiz kördüğüm… Biz yine de bir bakalım pek sevgili, hayal kırıklığı içindeki okur.

Küründen Kabare

Haftaya Seyhan Arman’ın ilk defa seyirci ile buluşan Küründen Kabare oyunu ile başladık.

Başkent Ankara, Bizim Anadolu Gazetesi, Son Saat, Son-an Gazeteleri,  sinema ve tiyatro oyuncusu Seyhan Arman’ın yazıp yönettiği Küründen Kabare’yi sayfalarına taşıdı. 13 Nisan Perşembe günü ilk gösterimini yapan Küründen Kabare’nin tanıtım haberleri Salı gününün gazetelerindeydi. Küründen Kabare ile ilgili bizim haberimiz ise burada pek muteber okur.

İşkence için atılan başlık…

Hafta ortasına Vatan Gazetesinin haberi ile devam edelim.

Çeçenistan’daki eşcinsellerin ve eşcinsel olduğu düşünülen kişilerin “toplama kampı”na benzer hapishanelerde işkenceye uğradığını sayfalarına taşıyan Vatan Gazetesi, haberi “eşcinselleri kampa kapattılar” başlığıyla gördü. Bu başlık, haber almanın hala çok zor olduğu Çeçenistan’da her gün işkenceye maruz kalan belki öldürülen birçok eşcinselin yaşadıklarını muğlaklaştırmıyor mu?

Meral Akşener’den LGBTİ hakları

Perşembe günü Yeni Adana Gazetesinde, MHP’den ihraç edilen Meral Akşener’in 7 Nisan’da Bolu’ya referandum çalışması için gittiğinde Ülkü Ocakları üyesi olduğu belirtilen yaklaşık 100 kişilik bir grubun kendisine etek ve ayakkabı fırlatarak “protesto” etmesini sayfalarına taşıdı. Gazete Akşener’in saldırı sonrasındaki konuşmasını okuyucularıyla paylaştı. Akşener’in, “toplumsal cinsiyet kalıpları ile büyüyerek; evrensel değerlerden, çocuk, hayvan, LGBTİ, kadın, erkek haklarından ve çevreyi koruma bilincinden bihaber yaşayan bu kişiler, sadece erkek oldukları için kendilerini tüm canlılardan üstün görmektedirler” sözlerine yer verdi.

Homolar “âlim” olamaz!

Cuma günü Elazığ’da yayınlanan Fırat Gazetesi’nde Fikir Günlüğü köşesinin yazarı Akın Eraslan BALCI’nın yazısına göz atalım. Tutku, tasavvurlar ve beyin perspektifi başlıklı yazısında “âlim” kişiyi sorgulamış. Balcı, “koşulları uygun olduğunda herkes âlim olabilir mi” diye soruyor ve devam ediyor, “pop starı için çıldırmayan, kahvelerde okey pişpirik oynamak yerine ağır felsefi kitaplar okuyup derin tartışmalara giren, hiç homoseksüeli olmayan, bir toplum mümkün olabilir mi?” Eşcinsel toplulukları “alim” olmaktan uzak, zararlı, uçarı olarak ifade ediyor.

Biseksüel görünürlüğü mü değil mi?

LGBTİ gündemi Cumartesi ve Pazar günü magazin sayfasındaydı. Takvim ve Şok Gazeteleri Beşiktaşlı futbolcu Caner Erkin ve Asena Atalay’ın boşanma sürecindeki tartışmalarını magazinselleştirmiş.

Bilmeyenler için konuyu kısaca özetleyelim: Caner Erkin’in Asena Atalay’ı direk dansçısı olarak “suçlamasının” ardından Asena Atalay da Caner Erkin’i “o da biseksüellerle geziyor o zaman ona biseksüel mi diyeyim” diyor. Ve magazin basını Asena Atalay’a karşı bir magazinsel linç başlatıyor. Takvim Gazetesi “Ağır İtham” olarak Şok Gazetesi ise “Asena Bel Aşağısından Vurdu” başlıklarıyla verdi haberi. Bu gazeteler biseksüel olmayı ahlaka mugayir ve korkunç bir durum kabul ediyorlar belli ki. Kırk yılda bir medyada biseksüel haberine rastlarsın onda da böyle “bel aşağısında” anılırsın…

Bu hafta pek bir keyifsiz sevgili okur, gelecek hafta burada buluşalım.