Kültür Sanat

“Bir Freud yayımlarsanız öyle ya da böyle satar, zarar etmezsiniz”

Perşembe, 27 Nisan 2017

Say Yayınları’nın, psikiyatr Adler’in “Eşcinsellik Üzerine” görüşlerini sanki geçerliymiş gibi yayımlaması tepkiyle karşılandı.

Say Yayınları, Avusturyalı psikiyatr Alfred Adler’in “eşcinsellik üzerine” görüşlerini içeren yazılarını bir araya getirerek Türkçe yayınladı.

Toplumsal Dayanışma için Psikologlar Derneği (TODAP), Adler'in 1900'lerin başında eşcinselliği “patolojik” olarak değerlendirdiği ve günümüzde artık geçerli olmayan görüşlerini, hiçbir açıklama olmadan yayımlayan Say Yayınları'nı eleştirdi.

“Bir Freud yayımlarsanız öyle ya da böyle satılıyor, zarar etmiyorsunuz”

Türkiye’de psikoloji ve psikiyatri yayıncılığı ile ilgili bir dizi sorun olduğunu belirten Gazi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Selçuk Candansayar, okur ilgisinin yüksek olması ile yayımlanan her kitabın bir şekilde alıcı bulabilmesine dikkat çekiyor.

kaosGL.org’a konuşan psikiyatr Selçuk Candansayar, yayınevlerinin, yayın hakkı bedeli ödemek zorunda olmadıklarını hatırlatıyor.

“Yayınevlerinin bir eğilimi var. Yayın hakkı bedeli ödemek zorunda olmadıkları ve görece ismi daha çok duyulmuş kişilerin ve özellikle konu çarpıcı bir başlık içeriyorsa (kimi zaman başlık uydurmak pahasına) eserleri daha çok yayımlanıyor. Böylece Freud, Fromm, Adler, Jung gibi çok bilinen şahsiyetlerin metinleri karlı bir yayıncılık yapılmasını da garantiliyor. Bir Freud yayımlarsanız öyle ya da böyle satılıyor, zarar etmiyorsunuz. Adler de Türkiye’de bu şekilde eserleri başka ülkelere göre çok yayımlanan kuramcılardan.”

“Adler’in eşcinsellik üzerine yazdıkları, yazıldıkları yıllarda bile eleştirildi”

Psikiyatr Selçuk Candansayar, Adler’in eşcinsellik üzerine düşünceleri yazıldıkları dönemde bile eleştirilmişken, günümüzde “Eşcinsellik Üzerine” diye yayımlanmasının “yayıncı kurnazlığı” olabileceğini söylüyor.

“Adler’in eşcinsellik üzerine yazdıkları, yazıldıkları 1917 yılında bile gerek psikanalizciler gerekse diğer disiplinlerce çok eleştirilmiş düşünceler. Dahası yaşamının son yıllarında Adler’in de bu düşüncelerinden vazgeçtiğini gösteren çok sayıda bilgi var. Hal böyleyken yazıldıkları dönemde bile çok da doğru bulunmamış düşünceleri, herhangi bir açıklama, önsöz, eleştirel değerlendirme yazısı içermeden, eşcinsellik üzerine diye bir başlıkla yayımlamak ya sorumsuzluk ya da kötü niyetli bir yayıncı kurnazlığı gibi düşünmeye itiyor insanı.”

“Çocuğu eşcinsel olan bir ebeveyn alıp okuduğunda ne düşünecek”

“Yayınevinin, bu kitabı kendisinin eşcinsel olduğunu fark eden bir insanın, çocuğu eşcinsel olan bir ebeveynin alıp okuduğunda ne düşüneceğini, kitaptaki düşünceleri güncel ve doğru bir bilgi olarak kabul ederse nasıl davranacağını sorgulama sorumluluğu olduğunu düşünüyorum.”

“Say Yayınları 1970 öncesinde tecavüzle ilgili herhangi bir “bilimsel” eseri, açıklama yapmadan yayımlayabilir mi?”

Yayınevinin sorumluluğunu hatırlatan Psikiyatr Selçuk Candansayar, söz konusu sorumluluğun ciddiyetine dikkat çekmek için “tecavüze maruz kalan kadınlara yaklaşım”ın “bilimsel” seyrini örnek veriyor.

“1970 öncesindeki tıp ve psikiyatri literatürüne bakıldığında, tecavüze maruz kalan kadınların eğer önceden bir ruhsal sorunları yoksa tecavüzden hiç etkilenmeyeceklerini iddia eden çok sayıda yazı ve esere denk gelinecektir. Dahası bu yazılar tecavüzü çoğunlukla kadının davranışlarının sonucu olarak görür, kadın tahrik etmezse tecavüz olmaz diye açıklar. Şimdi Say Yayınları 1970 öncesinde tecavüzle ilgili yazılmış herhangi bir “bilimsel” eseri, Adler’in yazılarını yayımladığı gibi hiçbir önsöz ya da açıklama yapmadan yayımlayabilir mi, acaba?”

“Konunun takipçisi olmaya devam edeceğiz”

Toplumsal Dayanışma için Psikologlar Derneği (TODAP) ise kitabın bu halinin geri çekilmesine ve yayımlanacaksa da "kitaptaki görüşlerin artık geçerli olmadığına" dair bir önsöz ve arka kapak yazısı ile yayımlanması talebinde bulundu. TODAP, yayınevinden olumlu cevap aldığını ve konunun takipçisi olacaklarını bildirdi.