İnsan Hakları / Kent Hakkı

‘Çocuk Dostu Kentler’de LGBTİ çocuklar konuşuldu

Cumartesi, 27 Mayıs 2017
Haber: Kaos GL

Zelal Yalçın: “Çocuklarla ilgili projeleri değil politikaları konuşmak gerekiyor.”

Çocukların haklarını uygulamaya kendini adamış kentlerin ve yerel yönetimlerin, çocukların haklarının politikalara, yasalara, programlara ve bütçelere yansımasının tartışıldığı bir UNICEF projesi olan “Çocuk Dostu Kentler 2. Belediyeler Arası Bilgi ve Deneyim Paylaşımı Toplantısı” 25 Mayıs günü Ankara’da gerçekleşti.

Programda, Adana Yüreğir Belediyesi, İzmir Bornova Belediyesi, Antalya Büyükşehir Belediyesi, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, Nevşehir Belediyesi, Bursa Nilüfer Belediyesi, İstanbul Sultanbeyli Belediyesi, İstanbul Şişli Belediyesi, Bilecik Belediyesi, İstanbul Kadıköy Belediyesi ve Canik Belediyesi’nden katılan konuşmacılar sunumlarını gerçekleştirdi.

LGBTİ çocuklar vardır

“2. Belediyeler Arası Bilgi ve Deneyim Paylaşımı Toplantısı”nın ilk gününde Kaos GL’den Seçin Tuncel, Uluslararası Çocuk Merkezinin desteğini alarak yürütülen çalışmayı aktardı.

Bu bağlamda, LGBTİ çocukların kentle ilişkisi dâhilinde, iyi örnekler kapsamında Çankaya Belediyesinin eşitlik eylem planı, Nilüfer Belediyesinin Danışma Merkezi, Mersin Akdeniz ve Şişli Belediye’sinin sivil toplumla temasına değindi. Tuncel, “belediyeler çalışmalarının her aşamasında, politikalarına sivil toplumu dâhil ederlerse, LGBTİ farkındalığı ilerler” dedi.

Etkinlikte ayrıca Kaos GL Derneğinin yayınlarının da yer aldığı Çocuğa Yönelik Şiddeti Önleme Ağı’nın standı açıldı.

Zelal Yalçın: “Çocuk şehri için çok ayaklı bir sistemin kurulması gerekiyor”

Şişli Belediyesi Eşitlik Biriminden Zelal Yalçın etkinlik hakkında KaosGL.Org’a konuştu.

Yalçın, “çocuklarla ilgili projeleri değil politikaları konuşmaya başlamak gerekiyor. Yapılan yasaların hayata aktif olarak geçmiyor olması, farklı il ve ilçelerde farklı ve eşitsiz politikaların yürütülüyor olması bu hususta siyaset üstü bir yaklaşımı acil olarak hayata geçirmek gerektiğini gösteriyor. Yasal mevzuatın getirdiği yükümlülüklerin hayata geçirilmesi için İç İşleri Bakanlığı, ASP ile belediyeler, STK’lar dâhil  çok ayaklı bir sitemin kurulması gerekiyor. Belki o zaman çocuk dostu şehir kavramını değil, “çocuk şehri” kavramını kullanmaya başlayabileceğiz.