İnsan Hakları / Kent Hakkı

Mersin’in ‘ötekileri’ Onur Haftası’nda buluştu

6 Haziran 2017

Mersin’deki sivil toplum kuruluşları Onur Haftası kapsamında sivil toplum forumu düzenledi. Birlikte mücadelenin yollarını tartıştı.

Mersin Onur Haftası kapsamında günün son oturumunda “Mozaik Yapısı Olan Mersin Kentinin Ötekileri Neleri Reddediyor” başlığıyla Mersin’den farklı sivil toplum örgütü temsilcileri dayanışmayı ve kent hakkını tartıştı. Eğitim-Sen binasında yapılan etkinlikte Mersin’deki farklı toplumsal kesimlerden isimleri yaşadıkları sorunları ve bu sorunları çözmek için neler yapabileceklerini konuştu.

Forum katılımcılarının konuşmalarından satırbaşları şöyle:

‘Neden bu kadar gülüyorsun?’

Demokratik Alevi Derneği’nden İbrahim Kılıç: Doğayla iç içe bir Alevilik anlayışını taşıyoruz. Mersin’deki diğer topluluklar gibi biz de ötekiyiz. Diğer ötekilerle, ezilenlerle beraber yürümemiz gerekiyor. 7 Haziran seçimlerinde bu birlikteliği yaşamıştık ancak ardından yaşananlar hepimizin malumu. Onur Haftası ve LGBTİ hakları konusunda da elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz ancak elbette yeterli değil.

Ortopedik Engelliler Derneği’nden Nihal Yüksel: Dini kurallardan gelen bir inanışla engellilerin ‘yaptıkları kötülükler neticesinden böyle olduğu’ anlayışı var. Bu anlayışla mücadele etmek gerekiyor. Engellilerin gülmesi bile sorun oluyor. Çalıştığım iş yerinde güldüğüm için ‘Neden bu kadar gülüyorsun’ sorusuyla karşılaştığım oldu. Toplumda kadın olmak zor, engelli kadın olmak çok daha zor.

Akdeniz Roman Federasyonu’ndan İbrahim Nurbel: İlkokula giden bir çocuk sözlüğü açıyor ve çingene kelimesinin anlamına bakıyor. Orada ‘göçebe yaşarlar, hırsızdırlar’ yazdığını görüyor. Bu çocuk sonrasında her gün, “İnşallah bugün o sayfaya kimse bakmaz” diye dua ediyor. Türkiye’de Roman olmak biraz böyle bir şey.

“Dertlerimiz ortak, mücadelemiz de öyle olmalı”

Mersin 7 Renk LGBTİ’den Yağmur Arıcan: Ben bu şehre ilk geldiğimde tek kabul edilebildiğim mahalle Roman mahallesiydi. Orada yaşadıkça, farklı kesimlerin sorunlarını dinledikçe hepimizin derdinin ortak olduğunu fark ettim. Dertlerimiz ortak, mücadelemiz de öyle olmalı.

İnsan Hakları Derneği’nden İlhan Kılıç: Kürt olmak bu ülkede çok kolay. Eğer susarsanız çok kolay. Ağzınızı hiç açmaz, dilinizi konuşmazsanız sorun yok! Tabi sussan da bir noktada Kürt gerçeği yüzüne çarpıyor. Susuyor, saklamaya çalışıyor ama doğum yeri Suruç yazıyor. Bu oturumun başlığına baktığımda neyi reddettiğimi düşündüm. Ben susmayı reddediyorum.

Kadın Emeği Kolektifi’nden Sandra Nalbant: Bu sistemde en fazla ezilen gruplar arasında kadınlar ve LGBTİ’ler yer alıyor. Devlet kaç çocuk doğuracağımızdan nasıl giyineceğimize her alanımıza müdahale ediyor.