İnsan Hakları / Çalışma Hayatı

Suriyeliler ve Seks İşçiliği Raporu: Damgalanma, Suriyeli seks işçilerinin hizmetlere erişimini sınırlıyor

Perşembe, 29 Haziran 2017

Türkiye’de yaşayan Suriyeli seks işçileri sistematik şiddet, ayrımcılık, hak ihlali ve yoksullukla mücadele ediyor.

Kırmızı Şemsiye Seks İşçileri Derneği’nin “Türkiye’de Geçici Koruma Altında Suriyeliler ve Seks İşçiliği Tanıtım Toplantısı” bugün (29 Haziran) Ankara’da düzenlendi. Açılış konuşmasını Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu’dan etkinliğe katılamayan Karl Kulessa adına Seren Örs Reyhanioğlu yaptı. Kulessa’nın hazırladığı konuşma metnini katılımcılarla paylaşan Reyhanioğlu, seks işçilerinin haklarının insan hakları olduğunu vurguladı.

“Dokuz ilde yirmi altı görüşmeci ile derinlemesine görüşme gerçekleştirdik”

Açılış konuşmasının ardından, Kırmızı Şemsiye Derneği Başkanı Kemal Ördek, “Türkiye’de Geçici Koruma Altında Suriyeliler ve Seks İşçiliği Raporu”nu tanıttı. Raporun, giriş, metodoloji, yasal durum, çalışmanın bulguları, seks işçilerinin sorunları ve öneriler başlıklarından oluştuğunu ifade eden Ördek, bu çalışma için İstanbul, Ankara, İzmir, Mersin, Adana, Hatay, Gaziantep, Şanlıurfa ve Diyarbakır illerinde saha çalışması yürütüldüğünü belirtti.

Çalışmayı güçleştiren durumları öznelere erişimde zorluk, Suriyelilerin yaşadığı geri gönderilme korkusu ve üçüncü ülkeye yerleşmelerinin engellenmesi tedirginliği, kamu kurum ve kuruluşlarının ‘hassasiyeti’, kamplara giriş izninin verilmemesi ve dil engeli olarak ifade eden Ördek, yirmi altı seks işçisi ile derinlemesine görüşmeler yapıldığını ekledi.

Raporun, Türkiye’de geçici koruma altında yaşayan Suriyeli seks işçilerinin, bilgiye ve hizmet mekanizmalarına erişimlerinin oldukça sınırlı; maruz kaldıkları toplumsal dışlanma, ayrımcılık ve şiddetin sistematik bir biçimde yaşadıklarını görünür kıldığını ifade eden Ördek, hazırladıkları raporun bu alanda yapılacak çalışmalar için bir ön adım olduğunu ekledi.

“Türkiye’de barınma hakkına sahip olamayan Suriyeli seks işçileri, ikameti olmadığı için hiçbir kamu hizmetinden yararlanamıyor”

Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu’dan Dr. Gökhan Yıldırımkaya Suriyeli seks işçilerinin bitmeyen sorunları” başlığı altında, Türkiye’de yaşayan Suriyeli seks işçilerinin maruz kaldığı ayrımcılık, dışlanma şiddet, adalet ve sağlık mekanizmalarına ulaşım ve yoksulluğa dikkat çekti.

Görüşme yapılan 14 seks işçinin 9’unun kolluk güçlerinden ayrımcı ve kötü muamele gördüklerini ifade ettiğini ifade eden Dr. Yıldırımkaya konut ve barınma hakkını sağlayamayan seks işçilerinin sağlık başta olmak üzere hiçbir kamu hizmetinden yaralanamadığına dikkat çekti.

Dr Yıldırımkaya’nın konuşmasının ardından, raporda konuya ilişkin saptanan on iki sorun üzerinden katılımcıların önerileri alındı.

Transfobi, Suriyeli trans seks işçilerinin çalışma alanını kısıtlıyor

“Türkiye’de Geçici Koruma Altında Suriyeliler ve Seks İşçiliği Tanıtım Toplantısı”nın son oturumunda saha çalışması ve sahaya erişimde yaşanan zorluklar konuşuldu. Bu oturumda Kadınlarla Dayanışma Vakfı’ndan Kıvılcım Arat, İstanbul’da yaşayan Suriyeli seks işçilerinin çalışma koşullarını anlattı, sorunlarına değindi ve seks işçilerinin ihtiyaçlarını sıraladı. Türkiye’de yaşayan Suriyeli trans seks işçilerinin, kendileri gibi Türkiye’de yaşayan Suriyeliler arasında da dışlandıklarını belirten Arat, trans seks işçilerinin çalışma alanlarının bu gerekçe ile daha kısıtlandığını ifade etti. Arat, Suriyeli transların çok ciddi barınma sorunu olduğunu da vurguladı ve tamamen sağlıksız konutlarda çok fahiş kiralarla bir arada oturmak zorunda kaldıklarına dikkat çekti. Türkiye’deki toplumsal transfobiye değinen Arat, göçmen seks işçilerinin öz örgütlenmesinin öneminin altını çizdi bir bütün olarak göçmenlerin ve seks işçilerinin hayatını kolaylaştıracak uygulamaları devletlerin yapabileceğini ancak örgütlenme ile yaşamsal bir çok sorunun önüne geçilebileceğini ifade etti.

Kırmızı Şemsiye Derneğinden Pınar Arkan ve Derya Karagöz, göçmen seks işçilerinin çok kırılgan bir grup olduğuna dikkat çekerek konuşmasına başladı. Arkan ve Karagöz, Suriyeli trans seks işçilerinin sağlık kurumlarında karşılaştıkları ayrımcı tavrın, sağlık haklarını kullanamamaları ile sonuçlandığına dikkat çektiler.

Toplantının son konuşmacısı, Kırmızı Şemsiye Derneğinden Melisa Kabasakal’ın Mersin’de yürütülen saha çalışmasına değindi. Mersin’in Suriyelilerle bir arada yaşama konusunda daha az kaygılı bir kent olduğunu buna rağmen seks işçileri hakkında çok büyük bir önyargının sürdüğünü belirtti.