Gökkuşağı Forumu

Demet Akalın’a açık mektup

Pazartesi, 3 Temmuz 2017

LGBTİ+ göçmenlerin karakollarda yaşadığı tacizler,  bürolarda yaşadıkları dışlamalar, aşağılanmalar, yok sayılmalar, itilip kakılmalardan haberin var mı? 

Sevgili şövenist kardeşim…  Pardon…  Sevgisiz şövenist ablacığım;

Seninle aynı fikirde olacağım hiç aklıma gelmezdi açıkçası, ama hayat işte bazen böyle silleler atabiliyor.

Evet, dönmek isteyen Suriyeliler evine dönsün. Biz de seninle aynı şeyi istiyoruz fakat bizimki biraz farklı. Evet, Suriyeliler evine dönsün, kimse evini, kentini bırakıp göçmek zorunda kalmasın ama önce onlara bir ev yapalım, evlerinin bahçesine ağaçlar dikelim, sokaklar caddeler yapalım, o yollar okullara gitsin, çocuklar için parklar yapalım, oyun bahçeleri yapalım, savaşta eşini kaybetmiş kadınlar için dayanışma evleri kuralım, korunaklı olsun.

Savaşta annesini babasını kaybetmiş çocuklar için çocuk evleri yapalım, o evlerin bahçelerinde ağaçlar dikelim ağaçların dallarına kuşlar konduralım.

Evet, Suriyeliler evine dönsün özgürce yaşasın, bomba sesleriyle uyumasın, arkadaşlarını gömmesin, annesini babasını toprağa vermesin. Üniversiteler açalım, okusunlar sevgili olsunlar,  sevişsinler, kırlarda uzansınlar.


Şu an ülkemizde bulunan göçmenlerin sayısı hakkında bir fikrin var mı? Neden ve nasıl geldiler, ne için ve kim tarafından getirildiler? İşleri bitince nasıl sokağa atıldılar? En ufak bir fikrin var mı? Özellikle LGBTİ+ göçmenlerin karakollarda yaşadığı tacizler,  bürolarda yaşadıkları dışlamalar, aşağılanmalar, yok sayılmalar, itilip kakılmalardan haberin var mı?  Peki, Avrupa’da veya başka yerlerde yaşayan Türklerin yaptığı, taciz, gasp, hırsızlık vs. gibi kriminal durumlar için de aynı şeyi diyor musun? “Dönün kardeşim ülkenize insanları rahatsız etmeyin” diyor musun?

Aylan bebek için gözyaşı döküp, sokaktaki göçmene tekme atıp kovmak, vicdanının da şarkıların gibi boş olduğunu gösterir.

Hala aynı fikirdeysen ve eğer diyorsan ki “hayır bunların hiçbirini yapmayacağım sadece Suriyeliler evine dönsün”, o zaman dünyanın dört bir yanına yayılan bütün türküleri de kendi vatanına geri çağırmalısın. Çünkü dünya senin şarkıların kadar basit ve anlamsız değil.

Öfkeni mağdur edilenden değil, mağdur edenden çıkar, hesabını mazluma değil zalime sor.

Mektubumu naçizane, sözleri senin olan bir şarkınla bitiriyorum:

 “Erkek dediğin sarmalar sarmalar, sarmalar  / Kadın Dediğin çalkalar çalkalar, çalkalar”

Hepimizin midesini çalkaladın,  sevgisizliğinde yok olmanı diliyoruz!

Esen kalma…

Son Yazıları