Gökkuşağı Forumu

Para Tuzağı’nın düşündürdükleri: Başka bir mizah hepimizin hakkı

9 Temmuz 2017

“Okur kitlesi hala yalnızca hetero erkeklermiş gibi eser üreten çizerler biraz iğneyi kendilerine batırmalı”

Oğuz Aral yönetiminde 1972’den 1989'a kadar Türkiye'nin en çok satan ve günümüz ünlü mizahçılarının birçoğunun yetiştiği mizah dergisi Gırgır, 2017 yılının Şubat ayında kapatıldı. Bir süredir Sözcü Gazetesi’nin eki olarak yayınlanabilen derginin kapatılmasının sebebi, Karikatürist Seyfi Şahin’in bir eserinin sosyal medyada hedef gösterilmesiydi. Şahin’in karikatürü vasıtasıyla çizerin kendisi ve dergi çalışanları, sosyal medyada “semavi dinlere hakaret ettiği” öne sürülerek hedef gösterildi, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından dergiye soruşturma başlatıldı.

Gırgır Dergisi’nin kapatılmasından çok değil üç ay sonra Penguen Dergisi ve haftalık mizah dergisi Uykusuz’a bağlı çıkan Hortlak dergisi de ekonomik gerekçelerle kapandı. İnsan hakları savunucularının, gazetecilerin gözaltına alındığı, barış isteyen akademisyenlerin üniversiteden gayrı hukuki yollarla ihraç edildiği OHAL Türkiye’sinde muhalefet yapmanın ne kadar zor olduğu bir yana, çizgili muhalefet yapan ya da bu ortamda mizah üretmeye çalışan yayınların da ayakta durabilmesi oldukça güç.

Bunca olumsuz gelişmenin ardından bu yazı iyi bir haber vermek için yazılıyor; “Para Tuzağı” karikatür dergisi ilk sayısını yayınladı. Kadrosunda Cihan Kılıç, Nisan Hakan, Erman Çağlar, Ender Yıldızhan, Göksu Gül, Kubilay Odabaş, Cansın Çağlar, Görkem Emir ve Murat Karadan’ın yer aldığı Para Tuzağı özellikle çizgi roman severlerin yüzünü güldürecek.

Mizah yayınları yalnızca ‘komik dergiler’ değil

Toplumsal olayları komikleştirilmiş bir görüş ile tarihselleştiren karikatür-çizgi roman dergileri, yayınlandıkları dönemlerin çelişkilerini üzerinde taşır. Haliyle günümüzün mizah yayınları da yaşadığımız siyasi krizlerin, çelişkilerin, giderek gericileşen toplumsal yaşamın, kadın düşmanlığının, LGBTİ’lere yönelik önyargı ve nefretin, eleştirel ya da değil birer parçasını üstlenirler. Kısacası karikatüristler işlerini bu toplumda üretirler ve bu toplumun halet-i ruhiyesini üzerlerinde bir şekilde taşırlar.

Bu gerekçe ile mizah yayınları yalnızca birer “komik dergi” değil, günümüz siyasi gerilimlerinin hiç değilse ipuçlarını yakalayabileceğimiz belgelerdir. “Para Tuzağı” dergi de çizgi roman takipçileri için müjdeli bir haber olarak okunabileceği gibi, günümüz hakkında ipuçları veren bir yayın.

Çizgi roman cephesinde yeni bir şey yok: Kadın hikâyesi nadir, heteronormatif anlatı hâkim

“Para Tuzağı” çizgi roman ağırlıklı bir yayın. Derginin tamamında sadece Cihan Kılıç’ın çizgi romanının başkarakteri bir kadın. Diğer hikâye ve esprilerde “kadın” yalnızca birinin “annesi”, “sevgilisi” ya da “karısı” olduğu için hikâyeye dâhil edilmiş. Bu hikâyelerin tamamında da espriyi karikatürün öznesi olan erkek karakter dillendiriyor. Kadınlar “komikliğin” yalnızca aracısı.

“Sokak Dövüşçüsü” isimli çizgi romanda mekân olarak bir LGBTİ (lezbiyen, gey, biseksüel, trans, interseks) derneği yer alıyor. Stereotipleştirilen LGBTİ’lerin varlığı can sıksa da hiç değilse biz mizah yayınında varlıklarına tanık olabiliyoruz. LGBTİ’lerin hikâyenin küçük bir parçası olduğunu ve yalnızca espri dozunu arttırsın diye hikâyeye dâhil edildiğini söylemek mümkün.

Erman Çağlar ve Ender Yıldızhan’ın çizgili hikâyesinde “Cihan’ın tam bir kadın gibi davranıp son anda gelmekten vazgeçeceğini yüreğimin derinliklerinde hissediyorum” cümlesi mizahın halen kadın karşıtlığı ile sürdürülmeye çalışıldığının göstergesi.

“Hışım Osman” karakterinin macerasındaki yaşlı teyze ve kadın canavarlar cinsel esprileriyle hikâyeye dâhil olabilmişler. Murat Karadan’ın karikatürlerinde kadınların tamamı erkeklerin ‘sevgilisi’ olarak resmedilmiş ve elbette esprinin nesnesi konumundalar.

“İşsizler Ordusu” hikâyesinin başkahramanları “işsizler” arasında tek bir kadın yer almıyor. Oldukça güldüren “Kaya”nın macerasındaki tek kadın bir “fuckbody”. “Günün Menüsü” çizgi romanındaki kadın karakter hikâyede özel bir yere sahip görünse de başkarakter Ali’nin gözünden seyredebildiğimiz bir kadın. “Simgesel” isimli metinde kadın karakter konuyu anlatan arkadaşı terk eden sevgilisi. “Hayatın Cehennemi” isimli çizgi öyküde eril bir sorgulama yer alıyor gibi görünse de hikâyenin sonu hayal kırıklığı… “Esrarengiz Olaylar: Bilimin Aynasında” hikâyesinde araştırmacıların tamamı erkek ve çalışmaya katılan erkeklerden biri “evdeki karısından sıkıldığı için” hikâyeye katılıyor.

“Ama arkadaşlar iyidir”le yeniden buluşmak güzel; buradaki tek kadın ise başkahramanın annesi. Cihan Kılıç’ın kadın karakteri “Sinem” dergiyi “cinsiyet körlüğü”nden kurtaramıyor. “ve Sinem” karikatür yayınlarında başkarakter olmayı cinselliğiyle elde edebilmiş onlarca hikâyeden sadece biri…

Bütün bunlara rağmen, yepyeni, umut vaat eden komik bir yayın Para Tuzağı. İyi vakit geçirmek yine de mümkün… Bu yoklukta gideri var…

Mizah dergileri okurlarınız yalnızca hetero erkekler değil!

Böylesi bir dönemde, yayınlanan hele ki yayın hayatına yeni başlayan mizah dergilerini baş üstünde taşımalıyız, evet. Her birini satın alarak destek olmak, okunsun diye arkadaşları teşvik etmek, tamam. Ancak karikatür dergilerinin bugün içinde bulunduğu durumun hem AKP iktidarının gerici politikalarının geniş kitlelerce destek bulması, gericiliğin toplumsal yaşamı ele geçirmesi olduğunu ifade etmek hem de karikatür dergilerinin bir türlü kendilerini dönüştürmemesi nedeniyle farkında olmayarak bu gerici, heteroseksist, eril ortama destek verdiğini söylemek zorundayız. Başka bir karikatür, mizah, çizgi roman hepimizin hakkı. Hala okur kitlesi yalnızca hetero erkeklermiş gibi eser üreten çizerler biraz iğneyi kendilerine batırmalı. Bunu yapabilirlerse mizahın sivri dilini, dikenli tenini ve malum çuvaldızını okurunda sonsuz desteğiyle iktidarı sersemletene kadar onun gerici politikalarına batırabilir.

İlgili yazılar:

Bırakalım üzülsünler!

Kentin, bedenin ve unutuşun kitabı: Küçük Kudüs Selanik

Putkaya “Dikiş Nakış”

“Kıyamet Koparken” yapabileceğimiz bir şey var!

Nasır Ali Bey’in ölümü ve Nuriye Gülmen

Tecavüz mizahıyla muhalif olunmaz, iktidardan rol çalınır!