İnsan Hakları / Sosyal Hizmet

"Sosyal hizmet disiplini LGBTİ meselesine eğilmek zorunda kaldı"

Çarşamba, 12 Temmuz 2017

Editörlüğünü Seda Attepe Özden ve Emre Özcan’ın yaptığı “Tıbbi Sosyal Hizmet” alana dair en kapsamlı çalışmalardan biri.

Sosyal hizmet disiplininin en temel uygulama alanlarından biri olan tıbbi sosyal hizmet, bireyi geliştirme, toplumsal kaynaklarla buluşturma ve hak savunuculuğu odaklı bir çalışma alanı. Bu alana dair en kapsamlı çalışmalardan biri bu yıl çıktı. Editörlüğünü Seda Attepe Özden ve Emre Özcan’ın yaptığı “Tıbbi Sosyal Hizmet” isimli kitap Nobel Yayıncılık tarafından yayınlandı.

Yirmi bölümden oluşan ve etikten, halk sağlığına, çocuk koruma merkezlerinden, psikiyatrik rehabilitasyona, heteroseksist yaklaşımdan, yaşam sonu bakımına dek birçok farklı alanla sosyal hizmetin yolunu kesiştiren bu kitabın editörleri Seda Attepe Özden ve Emre Özcan ile sosyal hizmeti konuştuk.

“Sosyal hizmet uzmanları insan hakları ilkelerini temel alarak sosyal adaletin sağlanmasında görev alır”

Sosyal Hizmet neden önemli, buradan başlayalım mı?

Sosyal hizmet; birey, grup, topluluk ve toplumların iyilik halinin sağlanmasında, refah düzeylerinin yükseltilmesinde rol oynayan bir meslek ve bilim dalı. Sosyal hizmet uzmanları insan hakları ilkelerini temel alarak sosyal adaletin sağlanmasında görev alır. Bu amaçla gerçekleştirdikleri faaliyetler olumlu yönde dönüştürücü, yani sorun çözücü olmak durumunda. Özellikle günümüzün zorlu yaşam koşulları düşünüldüğünde insan haklarını odak alan böyle bir mesleğin varoluşu daha çok önem kazanıyor. Çünkü toplumdaki her bir bireyin ihtiyaçları artış gösteriyor; hava kirliliği, gürültü, stres gibi faktörler yaşam koşullarını olumsuz etkiliyor, ayrıca bireylerin güçlüklerle baş edebilme becerileri de azalıyor. Bu koşullar altında yaşam alanlarında refahın yükseltilmesini kendine amaç edinmiş bir mesleğin önemi de haliyle artıyor. Sosyal hizmet uzmanları tam da bu anlamda çalışmalarını sürdürüyor.

“Kitabın sosyal hizmetin bütüncül doğası gereği sosyal hizmetle ilgili farklı alanlarda bilgi içermesine özen gösterdik”

“Tıbbi Sosyal Hizmet” farklı olduğunu düşündüğümüz birçok alanı bir araya getiriyor ve çözüm üretiyor. Bu kitabı hazırlarken dikkat ettiğiniz etik ilkeler neydi?

Öncelikle bu kitap çalışmasının verdiğimiz derslerde var olan kaynak eksikliklerinden yola çıkarak hazırlandığını belirtelim. Bu nedenle böyle bir kitabı hazırlarken mümkün olduğunca akademi ile alan deneyimlerinin ilişkisini kurmayı amaçladık ve alanda çalışan uzmanların görüşlerine yer verdik. Ayrıca kitabın sosyal hizmetin bütüncül doğası gereği sosyal hizmetle ilgili farklı alanlarda (halk sağlığı, hemşirelik, sağlık yönetimi gibi) bilgi içermesine özen gösterdik. Etik açıdan diğer bilim dallarını ve alandaki uygulamaları kapsaması oldukça önemli.

Ayrıca kitap farklı müracaatçı gruplarıyla nasıl uygulama yapılacağına dair bilgiler içeriyor, burada da temas ettiğimiz her bir müracaatçı grubunun yer almasına dikkat ettik, aksi takdirde kitap eksik kalırdı. Aynı zamanda her bölümde mikro ve mezzo düzey uygulamaların yanında makro boyuttaki eksikliklere de vurgu yapıldı. Çünkü toplumsal boyuttaki eşitsizliklerin bireylerin yaşamına olan etkisini göz ardı etmek haksızlık olurdu.

“LGBTİ tartışmaları sosyal hizmet bölümlerinin neredeyse göbeğinde yer alır hale geldi”

Birçok farklı soruna çözüm sunmaya çalışan sosyal hizmetler hayat kurtarıyor diyebilir miyiz?

Öncelikle “sosyal hizmet hayat kurtarıyor mu” şeklindeki bir soru şüphesiz “aşkınlık” içeren bir yaklaşım. Biz herhangi bir mesleğin tek başına doğrudan hayat kurtarabileceği şeklindeki kavrayışı kabul edemeyiz. Hiçbir mesleğin böylesi bir ontolojisi olmadığında hem fikiriz.

Çalışmanızda, “Heteroseksist Ayrımcılığın Eşcinsel, Biseksüel ve Trans Yaşamlara Tıbbi Sosyal Hizmet Alanında Yansımaları” isimli bir bölüm yer alıyor. Bu bölümde Kaos GL Derneği Koordinatörü Umut Güner ve Kaos GL Derneği Sosyal Hizmet Çalışma Grubu’ndan Tarık Şimşek’in bir ön yazısına da yer vermişsiniz. Bu bağlamda, LGBTİ’lerin sosyal hzimetlerle ilişkisi hakkında ne düşünüyorsunuz?

LGBTİ’ler, sosyal hizmet alanında son yıllara gelinceye kadar oldukça ihmal edilmiş. Bunu isterseniz Türkiye’deki sosyal hizmet felsefesinin ve bu düzlemde akademisinin yapılanışıyla isterseniz Türkiye’deki tüm akademik alanların yaklaşımıyla açıklarsınız. Bu tartışmanın bugün için bize bir şey kazandırmayacağı açık.

Bugün ise LGBTİ tartışmaları -her ne kadar yetersiz görünse de- sosyal hizmet bölümlerinin neredeyse göbeğinde yer alır hale geldi. Bu dönüşüm, kuşkusuz LGBTİ örgütlerinin akademik alandaki itekleyici gücüyle vücut buldu. LGBTİ konusu bu güçle o kadar görünür hale geldi ki bunun önünde artık sosyal hizmet bölümleri duramadı diyebiliriz.