Kültür Sanat

KaosQ+ yeni sayı temaları belli oldu: Queer sinema ve queer edebiyat

Cumartesi, 15 Temmuz 2017
Haber: Kaos GL

Hakemli akademik dergi KaosQueer+, yedinci sayısında “queer sinema” temasına; sekizinci sayısında “queer edebiyat”a odaklanacak.

KaosQ+ 6. sayı kapağı, kapakta yer alan eser: Şeyda Özdamar

Hakemli akademik dergi KaosQueer+ 7. ve 8. sayılarının temaları belli oldu. Dergi yedinci sayısında “queer sinema” temasıyla, sekizinci sayısında ise “queer edebiyat” temasıyla okurla buluşacak.

Queer sinema: “Bedenin bir yeşil ışık”*

Fatih Özgüven ve Umut Tümay Arslan’ın dosya editörlüğünü yaptığı yedinci sayıya yazı göndermek için son tarihi 1 Ekim 2017. Çağrı metni ise şöyle:

“Kaos Q+ 7. Sayısında queer sinemaya odaklanıyor. Derdimiz queer sinemayı film türlerinden bir tür olarak incelemek değil. Belirli kodlar, türsel özellikler, biçim ve dil ortaklığından yola çıkarak bir tanımlama çabasına girişmek de değil. Queer sinemayı bir tür olarak ele alıp şu temcit pilavı gibi tekrar eden tanıma bir kez daha ulaşılabilir elbette: Anlatısının merkezinde LGBTİQ karakterler olan ve bu karakterleri “olumlu” bir biçimde temsil eden filmler. Sadece böyle kavradığımızda queer sinema, tanınmadan, muhayyel bir queer kültürün ve topluluğun bir parçası olarak var kılınmaktan ibaret ve kendi başına akan bir kulvara, bir sıfata dönüşebiliyor. Yerleşik sinema tarih yazımlarına, film estetiği ve etiği üzerine tartışmalara, nihayet film kuramına değmeden, onları aşındırmadan akan bir kulvar.

Belki de bu yüzden vazgeçilemez gibi görülen sorularda bir perspektif değişimine giderek başlayabiliriz. “Sinema queerleri nasıl temsil etti?” yerine şu soru mesela: “Sinema queer sızıntılara karşı heteronormatif kesintileri nasıl üretti?” Yerleşik, yapışkan ve tanıdık kadrajların imalatının queer-dekadrajla bağlarını kurabilmemizi mümkün kılabilecek bir soru olabilir bu. Perspektifi bu şekilde kaydırmak, sinemanın uzun ve coğrafyalara yayılan hetero-patriyarkal tarihi içinde queer karakterlere dair ürettiği görme bozukluğunun teşhisini halen hiçe sayılamayacak ve heba edilemeyecek bir müdahale olarak koruyor; lakin bu teşhisi queerlerin temsiline indirgenebilecek bir mesele olmaktan çıkararak, sinema perdesinin görme ve görülme biçimlerimizi üretme, bedenleri ve cinselliği ideal ve normatif olana sürükleme, norm-dışı varoluşları hazmedilebilir ya da topyekun inkar edilebilir nesnelere dönüştürme kabiliyetine doğru genişletiyor. Bununla da kalmıyor; bu kabiliyeti alıp, başka türlü kullanmanın imkanlarını sorguluyor. İnsanın kendisinden çok uzağa ittiği bir bedenle özdeşleşmesinin, onun tarafından alıp götürülmesine, onun kadrajından dünyayı görebilmesine, başkalığı yiyip yutmak yerine, onun başkalığını kabul ederek ona maruz kalmaya, ona kendini açık kılmaya imkan verecek bir özdeşleşmenin yollarını arıyor. Ne de olsa sinema, normlar üreten kültür perdesinin bedeni ele geçirme gücünü görebildiğimiz bir yer olduğu kadar, bedenin bir taşıt gibi alıp götürüldüğü, başka bedenlere açıldığı, başkalaşabildiği yerdir de.

O halde derdimiz şunlar olabilir: Heteronormativiteyle kurulmuş bir dünyaya “iyi”, “olumlu”, “bize benzer” ya da “kurbanlaştırılmış” queeri anlatmak değil, belki de bu dünyayı tekrar tekrar kuran ve ayakta tutan heteroseksüel ideallerin, bedenlerimizi, görme ve görülme biçimlerimizi istimlak edişi üzerine sinemayla düşünmenin yolları? Cinselliği ve cinsiyeti heteronormatif perdeyi söndürerek anlatma biçimleri? Sadece içerik bahsinde değil, içerikle biçimin kesişiminde queer arzuyu keşfeden filmler? Film türlerinin, sinemanın ana hatlarının nasıl queerleştiği? Sinema tarih yazımlarını queerleştirmek, queer historiyografiler? Sinemanın kırpılmış tarihine videonun, dijital teknolojinin olanaklarıyla queer gözler açan seyircilik deneyimleri? Film seyretme deneyimin, film seyirciliğinin bizatihi queerliği? Sinema tarihinin henüz içselleştirilmemiş ya da vakitsizce ölen anlarını kurtaran tarih meleğine göz kırpan filmler? Queer tahayyül ile dekolonizasyon süreçleri arasındaki kesişimler? Pink washing’e, queeri mutenalaştıran, sabitleyen çerçevelere karşı queerin aurasını hem sürdüren hem de onun yapaylığını, kurgusallığını, bir pelerin gibi takılışını, değişebilirliğini gösteren örnekler? Queere karşı queer?”

*Isaac Julien, Looking for Langston, 1989.

Queer edebiyat

Çimen Günay Erkol ve Sevcan Tiftik’in dosya editörlüğünü yaptığı sekizinci sayıya yazı göndermek için son tarihi 1 Mart 2018. Çağrı metni ise şöyle:

“Oscar Wilde, kült kitabı Dorian Gray’in Portresi’ne yazdığı önsözde “19. yüzyılın gerçekçiliğe duyduğu nefret, Kaliban’ın aynada kendi yüzünü gördüğünde duyduğu öfkedendir. 19. yüzyılın romantik akıma duyduğu nefret, Kaliban’ın aynada kendi yüzünü göremediğinde duyduğu öfkedendir” der. Kaos Q+’nın sekizinci sayısında queer edebiyatı modernizmin bu ikircikli öfkesi eşliğinde ele almayı amaçlıyoruz. Wilde, modernizmin öfkesinin toplumsal cinsiyet ve cinsel yönelim konularında da ikircikli olduğunu deneyimleyerek öğrenmiş yazarlardan biridir. Eşcinsel kimliğinden dolayı suçlanan ve 1895’te iki yıl ceza alan Wilde’ın davası hem Avrupa’da hem de Amerika’da ses getirmiş ve eşcinselliğin görünürlüğü konusunu gündeme taşımıştır.

Modernist edebiyat, farklı olan karşısında toplumda hissedilen tedirginliği pek çok değişik şekilde ele alır. Kimi edebiyat metinleri mevcut cinsiyet ilişkileri üzerine inşa edilir ve toplumsal etkisini bu ilişkileri yeniden üretme gücünden alır. Bu metinler tedirginliği söndürmeye, geçersiz kılmaya çalışırlar. Kimileri ise varolan cinsiyet hiyerarşilerini sorgular, değişim ve dönüşüm ihtiyacını resmederler. Bu sayıda amacımız sorgulayıcı edebiyat metinlerine odaklanarak edebiyatta queerin nasıl temsil edildiğini tartışmaya açmak, türsel olarak yarattığı farklılıkları tespit etmek ve queere ilişkin teori, anlatı, deneyim, itiraz ve aktivizmi edebiyatla ilişkileri içinde ele almaktır. Türk ve Dünya edebiyatından yazarlara veya metinlere odaklanan, teorik bir çerçevede queer ve edebiyat ilişkini tartışmaya açan, yaşamöyküsel detaylarla edebiyatçıların deneyimlerini değerlendiren katkılarınızı davet ediyoruz.”

KaosQ+ nedir?

KaosQ+ Dergisi 6 ayda bir yayınlanan hakemli bir dergidir. Makale niteliği taşıyan teori, araştırma ve inceleme yazılarının yanı sıra, güncel politik, sanat, bilim ve felsefe alanlarına dokunan yazarların öznel görüşlerini yansıtan deneme ve değerlendirme yazılarına da açık. Her sayıda queer teori ve çalışmaları alanlarına temas kuran sosyal bilimler, interdisipliner ve transdisipliner alanlarda üretilmiş tezlerin tanıtımlarına da yer veriliyor. Derginin akademik yazım kuralları konusunda bilgi almak ve dergi hakkında genel bilgilere ulaşmak için web sitesi ziyaret edilebilir: http://www.kaos-q.com/anasayfa.php

Neden böyle bir dergi? Nasıl çıktı?

KaosQ+ projesi, Türkiye’de akademik anlamda henüz yeni sayılabilecek bir alana katkıda bulunmak için ortaya kondu. Bu dergi queer kavramının, yurt içinde ve yurt dışında teorik ve pratik alanlarda zaman içinde yaptığı sıçramaya ve aynı zamanda gelecekte bu alanla ilişkili olarak ortaya çıkabilecek mikro politikalara temas etmeyi hedefliyor. Bu anlamda KaosQ+, queer teoriyi LGBTİ’lere özgü bir kimlik politikası olmanın çok ötesine taşıyarak, teorileştirmenin kendisini sorgulamanın peşinde olacak.

Queer teori ile iktidar, marjinallik, ayrıcalık ve normativiteyi tartışan/eleştiren diğer sosyal ve kültürel teoriler arasındaki ilişkilere ya da anlaşmazlık noktalarına odaklanmak derginin amaçları arasında. Bu nedenle, derginin içeriği, eleştirel ırk ve kimlik teorileri, antropoloji, Marksizm, Anarşizm, feminist teori, erkeklik çalışmaları, sakatlık çalışmaları, güncel sanat teorileri ve bu kavramın kapsamına düşen her türden felsefi ve politik metinle kesişiyor. Derginin uzun vadede amacı, statik bir queer tartışma alanı yaratmaktansa, bu alanın kendisinin de hem felsefi bir analiz metodu olarak hem de bir sosyal teori alanı olarak sorunsallaştırılabileceği ve yeni çözümlerle soru sorma biçimlerinin üretebileceği bir mecra yaratmak.

Nereden ulaşırım?

KaosQ+ dergisine birçok kitabevinden, online kitap sitelerinden ulaşabilir veya abone olabilirsiniz. Kaos GL Dergi yıllık abonelik 25 lira, Kaos Q+ 30 lira. İkisine birden abone olmak ise sadece ve sadece 50 TL. Abone olmak için abone@kaosgl.org adresine mail atmak yeterli.

Kitabevleri listesi ise şurada: http://www.kaos-q.com/iletisim.php

Ne zaman yayınlanıyor?

KaosQ+ Dergisi 6 ayda bir yayınlanıyor ve ilk sayısı Kasım 2014’te yayınlandı. Şimdiye kadar altı sayı okurla buluştu.http://www.kaos-q.com/arsiv.php

Kimler katkı sunabilir?

Queer teori ile titreşimde olabilecek soru ve sorunlarla, araştırma alanlarının kapsamı bakımından kesişen her türlü akademik çalışma derginin içeriğine katkıda bulunabilir. Bu teorinin sosyo-politik düşün ve eylem dünyasına eleştirel katkıları ve müdahale etme biçimlerine ilişkin betimsel ve somut tartışmalar sayıların ortak temalarından.

Derginin içeriksel bölümlenmesi uyarınca, 4 farklı alanda yazı gönderebilirsiniz:

I. Teoria

Bu bölümde teorileştirme çabalarına, eleştiri, değerlendirme, araştırma ve inceleme yazılarına yer verilecek.

II. Queer Çalışmaları

Bu bölümde queer çalışmalarıyla temasa girerek tartışan araştırma, inceleme ve değerlendirme yazılarına yer verilecektir. Teoria bölümünde sıralanan alanları queer perspektifle kesiştiren yazıların yanı sıra, aşağıda verilen listedeki konular da dahil edilebilir;

III. Queeresk

Bu bölümde güncel politik, sanat, felsefe ve bilim eksenli deneme yazılarına yer veriliyor.

IV. Tez Tanıtımları

Bu bölüm, bize ulaştırılan ve queer çalışmalarına örnek gösterilebilecek tez çalışmalarının tanıtımlarını içeriyor. Her yayım döneminde devam edecek bu bölüm, Türkiye’de hali hazırda bu alanda yapılan akademik çalışmalardan okuyucuları haberdar etmek amacıyla tasarlandı. Queer teori ve queer çalışmalar konusunda yapılacak yeni çalışmaları ve aynı zaman da tamamlanmış tezlerin geçmişe dönük arşivini de oluşturmak niyetinde.

İlgili haber:

KaosQueer+ 6. sayısı ‘Queer bedenin ve cinselliklerin talim-terbiyesi’ne odaklanıyor