Yaşam / Cinsellik

Gençler arası güvenli ilişkiler: Ne var ne yok?!

Perşembe, 20 Temmuz 2017
Haber: Kaos GL

Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği, ‘Ne Var Ne Yok?!’ projesiyle gençler arası güvenli ilişkilere odaklandı.

Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği olarak; bir süredir yürüttüğü “Ne Var Ne Yok?!” projesini tamamladı.

Lise gençlerinin ve eğitimcilerin toplumsal cinsiyet, ayrımcılık, sanal zorbalık ve flört şiddeti konularında farkındalıklarının artırılmasına yönelik pilot bir çalışma olarak tasarlanan projenin kapanış toplantısında gençlerden gelen yorumlardan hazırlanan görseller sergilendi. Proje ekibi projeyi anlattı. Projede çalışılan okulların uygulamaya dahil olan rehber öğretmen ve branş öğretmenleri de söz alarak kendi deneyimlerinden bahsetti. Toplantının sonunda ise yine proje kapsamında gerçekleştirilen, gençlerin toplumsal cinsiyet ve flört şiddeti algılarını anlamaya yönelik uygulanan ve analiz edilen araştırmanın sonuçları paylaşıldı.

“Şiddet gençler arası ilişkilerde normalleştiriliyor”

Proje ekibi, 2016-2017 eğitim-öğretim dönemi süresince, okul rehberlik birimleriyle işbirliği içerisinde İstanbul’da bulunan 7 farklı lisede çalıştı. Toplumsal cinsiyet temelli şiddet, ayrımcılık, sanal şiddet, flört şiddeti, güvenli ilişkiler, onay kavramı konularında gençlere ve gençlerle çalışan eğitimcilere yönelik güçlendirici ve farkındalık artırıcı çalışmalar gerçekleştirdi ve bir de araştırma yürüttü.

Projenin bir ihtiyaç olarak ortaya çıkmasındaki nedenlerin başında eğitim ortamlarında artan şiddet olayları ve şiddetin gençler arasında normalleştirilmesi geliyor. Flört olgusunun toplumsal değerler nedeniyle eğitsel ortamlarda yeterince konuşulamaması ve gençlerle çalışan eğitimcilerin şiddeti önleme noktasında yaşadığı yöntem ve materyal eksikliği bu ihtiyacı belirginleştiriyor. Bu sorunları ve ihtiyaçları merkeze alarak; ‘şiddetsiz okullar, güvenli ilişkiler, bağımsız güçlü bireyler için bir gençlik projesi’ sloganıyla yola çıkan çalışma; İstanbul’da kamu, özel, mesleki liselerde eğitim gören yaklaşık 3500 gence ulaşarak pilot bir uygulama niteliği taşıdı.

“Toplumsal cinsiyet ve şiddet temalı çalışmalar erkek öğrencileri de kapsamalı”

Projenin hedeflerinden biri olan, gençlerin toplumsal cinsiyet, şiddet ve flört şiddeti ile ilgili algı ve tutumlarını anlamak için yürütülen araştırma; projenin yürütüldüğü okullarda okuyan toplam 3153 gençle gerçekleştirildi. “‘Şiddet Bir Sınırı Aşmaktır: Gençlerin Toplumsal Cinsiyet ve Flört Şiddeti Algılarına Yönelik Araştırma Raporu” başlığıyla yayınlanan araştırmanın öne çıkan belli başlı sonuçları şöyle oldu:

*Araştırmada, katılımcı gençlerin 3’te 2’sinin güçlü, duygusal, kavgacı, şefkatli gibi toplumda cinsiyetlere göre atfedilen kişisel özellikleri benimsedikleri fakat akademik başarı ya da meslek seçimi gibi konularda daha eşitlikçi bir yaklaşıma sahip oldukları görüldü.

*Gençlerin yüzde 90 civarının edim içeren davranışları (tokat atmak, küfüt etmek, vb) kolaylıkla şiddet olarak tanımlarken, “özel eşyalarını (telefon, bilgisayar, günlük, vb)”, “ısrarla mesaj atmak”, “takip etmek, izlemek, sürekli karşısına çıkmak” ve “gizli görüntü/ses kaydı almak” gibi davranışlar gençlerin ortalama % 45’i tarafından şiddet olarak görülmediği tespit edildi.

*Şiddetin farklı boyutlarının gençler tarafından nasıl algılandığını anlamak için sorulan “fiziksel şiddet sözel şiddetten daha zarar vericidir” ifadesine gençler çok yüksek oranda katıldılar.

*9. ve 10. sınıftaki gençlerin % 64’ü “kişi şiddet görüyorsa bu durumun sorumlusu kendisidir” sorusuna “kesinlikle katılmıyorum” derken 11. ve 12. sınıf öğrencilerinin % 76’sı “kişi hakediyorsa onun hakkında dedikodu yapmak ve kötü söylentiler yaymakta sorun yoktur” sorusuna katılmadıklarını belirttiler.

*Katılımcı öğrencilerin % 71’i “kişi maruz kaldığı şiddetten şikayetçi olmuyorsa bu durumdan rahatsız olmadığı anlamına gelir” ifadesine katılmadılar.

*“Eğer kız/erkek arkadaşın seni sürekli kontrol ediyorsa bu seni önemsediği içindir” ifadesine katılanların oranları ise % 54 civarlarında çıktı.

*Benzer şekilde, “aşırı kıskançlık ve sahiplenme sevgi gösterisidir” ifadesine katıldığını söyleyen gençlerin oranı % 48’dir.

*Erkek öğrencilerin kadın öğrencilere oranla belirgin oranda olumsuz tutum ve algılara daha yatkın olduğu ve bunları daha fazla benimsediği görüldü. Bu sonuç, okullarda yürütülen toplumsal cinsiyet ve şiddetle ilgili çalışmaların muhakkak erkek öğrencileri de kapsaması gerektiğini bir kere daha gösterdi.

*Bununla birlikte flört şiddetinin de okullarda acil olarak konuşulan bir konu haline gelmesi ve koruyucu – önleyici çalışmaların yaygınlaştırılması gerektiği de ortaya çıkmış oldu. Zira, okulların güvenli alanlar olması ve öğrencilere destek sağlanmasının ana sorumlularından olan rehber öğretmenler, gençlere fiziksel/cinsel/sözel şiddet durumunda kimden destek istersiniz sorusunda dördüncü sırada kaldı. 

Araştırmanın online haline ulaşmak için tıklayınız.

Eğitimciler için bilgilendirici broşür

Derneğin proje kapsamında okul psikolojik danışmanları ve eğitimciler için hazırladığı ‘Gençler Arası İlişkilerde Flört Şiddeti‘ adlı bilgilendirici broşüre pdf olarak ulaşabilir ya da dernekle iletişime geçerek basılı olarak talep edebilirsiniz. Broşürde; eğitimciler için gençlerle güvenli ilişkiler konusunda çalışmaya başlamadan önce kendilerini nasıl konumlandırabileceklerine, bu konularda konuşmak için nasıl güvenli bir ortam ve kapsayıcı bir dil oluşturulabileceklerine, şiddete maruz bırakılan gençleri desteklerken atabilecekleri somut adımlara dair önerilere yer verilmiş. Ayrıca broşürde; flört şiddetinin ne olduğu, ne şekillerde gerçekleştiği, flört şiddetini besleyen mitler, güvenli ilişkilerin özellikleri gibi bilgilere; güvenlik planı örnekleri, konu hakkında faydalanılabilecek kaynaklar ve gençlerin kendi görüşlerine yer veriliyor.

Gençlerle yürütülen atölyeler süresince gençlerin konu hakkındaki paylaşımları, kendi görüş ve deneyimleri, proje değerlendirmeleri ve ayrıca araştırmada yer alan toplumsal cinsiyet, güvenli ilişki, güvensiz ilişki nedir sorularına verdikleri yanıtlardan bir araya getirilen derlemeleri derneğin gençlerden gelenler başlıklı sayfasından okuyabilirsiniz. Proje ile ilgili detaylı bilgi ve yakında çıkacak rehber öğretmen ve psikolojik danışmanlara yönelik uygulama el kitabı ile ilgili gelişmeler için proje sayfasını, görsel destekli paylaşımlar için projenin Instagram hesabını takip edebilirsiniz!

Gençlerden gelen paylaşımlardan örnekler

*En iyi kadın futbolcuyu getirin; en kötü erkek futbolcudan daha kötü oynar. (15)

*Ben küçük yaştan beri pc oyunları oynuyorum ya da futbola ilgili duyuyorum diye çevremdekiler şaşırıyor. Sanki oyunlar bir cinsiyet için yapılıyor gibi; bu bilinçaltına yerleşiyor. (16)

*Kızlar basketbol oynamaz gibi düşünülüyor. Okulda oynayan kız olmadığı için ben de oynayamıyorum; erkekler de aralarına almıyor. (16)

*Kızlar arabayla oynamak istediğinde kabul edilebiliyor, fakat oğlanlar ip atlamak istediğinde sorun oluyor.  (15)

*Erkek kavgacı değilse bu ülkede yaşayamaz. (16)

*Neden erkeklere çiçek hediye edilmiyor? (15)

*Bu cinsiyet kalıpları nedeniyle kişi yapmayı sevdiği bir şeyi artık yapmayabiliyor. (17)

*“Bir kadınla konuşuyorsun, dikkat et” denmesi çok saçma, herkesle konuşurken dikkat edilmeli. (16)

*Erkekler ‘hayır’ dediğinde onların nazlandığını düşünüyor muyuz? Bu nasıl bir cinsiyetçiliktir! (16)

*Toplumsal cinsiyet rolleri psikolojik baskıyla bize şiddet olarak dönüyor. (16)

*Kadın-erkek eşitliği derken bile ayrım yapmıyor muyuz? Neden kadın, erkek diyoruz? (16)

*LGBTİ’yi hastalık olarak, öteki olarak görmek şiddettir. (16)

*Toplumda kadın ve erkeği birbirinden ayıran bu çizgi kalkmalı. (17)

*Sanal ortamda şiddet uygulamak daha güvenli. (15)

*Ailelerimizden duygusal tehdit duyarak büyüdük; buna o kadar alışığız ki ilişkilerimizde olması yanlışmış gibi gelmiyor. (17)

*Şiddet uygulayanı haklı çıkarmaya çalışan bir toplumuz. Oysa şiddet hakkedilen bir şey değildir! (18)

*Bu ülkede kadın olmaktan utanıyorum. (16)

*Tecavüze uğrayana “kirlendi” demek baskı, şiddettir. (17)

*İnsanları ‘sokağa çıkma, kısa etek giyme..’ diyerek kısıtlarsak şiddet son mu bulacak? Asıl önlem şiddeti uygulayanlara yönelik uygulamalar olmalı. (18)

*Sorunsuz ilişkiler sıkıcı oluyor. Fiziksel şiddetin olduğu bir ilişki daha uzun sürer bence. (17)

*Partnerlerin birbirlerini kontrol edebilmesi için tasarlanmış özel telefon uygulamaları var. (17)

*Sınır olmasa da olur. Aşkta sınır yoktur. (16)

*Şiddetsiz okul mümkün değil. Çünkü okulda hocalar var. (17)

*Toplum ancak gençlerin farkındalığı sayesinde değişebilecek, ben umutluyum. (18)

*Evlilik programlarından birinde birisi ‘beni kıskandı ve kısıtladı; ben de ondan ayrıldım’ derse; bir hafta sonra toplumun kafası değişiyor. (17)