İnsan Hakları / Barınma

‘KYK’lar yıkılsın koli evi yapılsın’

Perşembe, 27 Temmuz 2017

Resmi Gazete’de yayımlanan yeni yönetmeliğe göre, özel yurtlarda iki öğrencinin bir odada kalamayacağına dair yapılan değişikliği LGBTİ+ aktivistlere sorduk.

Resmi Gazete’de yayımlanan yeni yönetmeliğe göre, öğrenciye hitap eden yerlerin odalarında ya tek ya da üç ve daha fazla sayıda öğrenci kalabilecek.

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan Özel Öğrenci Barınma Hizmetleri Yönetmeliği kapsamında, öğrencilere hizmet veren konaklama alanlarına dair birçok değişiklik bulunuyor.

En dikkat çeken detay ise artık özel yurtlarda iki öğrencinin bir odada kalamayacağına dair yapılan değişiklik oldu.

Bu değişikliğe dair her hangi bir gerekçelendirme bulunmazken, Özel Öğrenci Yurtları Birliği Federasyonu Başkanı Hüseyin Yıldızhan konuya dair sorulan sorulara “sakıncalı bulunduğu için” yanıtını verdi.

Sosyal medyada yer alan birçok paylaşımda ise değişikliğin LGBTİ+ bireylere yönelik olduğu ve devletin eşcinselleri fark etmeye başladığı vurgusu yapıldı.

Peki, LGBTİ+ öğrenciler bu konuda ne düşünüyor?

Bu düzenlemeden önce de yurtlarda LGBTİ+ öğrencilerin hayatlarını zorlaştıran bir sürecin var olduğunu, homofobik oda arkadaşlarından yok sayılmalara birçok sorunla karşılaştıklarını aktaran öğrenciler konuya dair şunları söyledi:

Mersin 7 Renk’ten bir aktivist; “ikili cinsiyet sisteminin dayatıldığı ülkemizde ‘iki’ kişinin aynı odayı paylaşamaması üzdü” diyor ve ekliyor:  “Herkesler mantıklı bir açıklama arıyorken kaygılanılan şeyin ‘homo-bi-transfobi’ olduğunu yurt deneyimi olan bir trans erkek olarak çok açık bir şekilde görebiliyorum.”

Kaçırdıkları bir şey var ama ‘3+’ kişi olmak bazen daha eğlenceli olabilir

Mersin 7 Renk’ten bir aktivist şöyle devam etti: “Yurtlar gerici heteroseksist eğitime paralel gerici heteroseksist barınma yerleridir.  Yurtların şu haliyle bile, ne lubunylalar ne de nalubunyalar için uygun yerler olduğunu düşünmüyorum. 2006 yılında kısa bir süre yurtta kaldım. Kapıda ‘hoop bilader senin giriş yerin burası değil tacizleri’, akranlarımın meraklı gözleri, insanları zehirleyen yemekleri olan, mikrop yuvası bu barınma yerine birkaç ay zor dayanabildim. Birkaç ay sonra bir lubunya olarak evde yaşamanın daha güvenli ve sağlıklı olacağına karar verip yurttan ayrılmıştım.

Şimdi iki kişinin kalamayacağı şekilde düzenlenen yönetmelik haberini okuyunca içimden ‘KYK’lar yıkılsın kolievi yapılsın’ geçti inanın. Korkunun ne düzeyde olduğu aşikâr.  Kızlı erkekli evler, kız kıza, erkek erkeğe, kızlı translı, erkekli translı, “pılas pılasa” odalardan neden korkar bir sistem? Onların korkusu bizim özgürleşme pratiğimiz annem. Sevişe sevişe kazanacağız.”

“Cinsiyetsiz yurtlar istiyoruz”

İTÜ Cins Arı Kulübü ise, yapılan düzenlemenin çağın gerisinde olduğunu belirterek başlıyor söze:

“Barınma hakkımızı kullanırken bütün özgürlüklerin kısıtlandığı bir ülkede yaşıyoruz, LGBTİ+’lar için durum çok daha sancılı oluyor haliyle. Üniversite yurtları hali hazırda transfobik, seks fobik, alkol de yasak. Cinsiyetsiz yurt talep ediyoruz. Cinsiyet beyanınız ne ise o yurtta kalmak hakkımız olmalı. Trans+ isek yurtlarda kalmamız engellenmemeli! Buna ilave olarak, kampüsler yurtlarda kalanları belli bir yaşam tarzına adapte olmaya zorluyor. Yurt dışındaki çoğu kampüslü üniversitenin en az bir alkollü eğlence mekânı vardır, kampüste parti yapılabilir. Bazı yurtlarda partnerlerinizi odanıza getirebilirsiniz. Sevgilinizle kalabilirsiniz. Bunlardan bahsetmek gerekiyor ki ne istediğimizi bilelim. Hakkımız olan, sadece açık LGBTİ+’lar olarak yurt odalarında kalabiliyor olmak değil, herkesin cinsiyet rejiminin ve ahlakçılığın tahakkümü olmadan, özgürce yurtlarda yaşayabilmesi. Yapılan düzenleme için iki kişinin beraber kalmasının “sakıncalı” bulunduğu söylenmiş. Bunun cinsel taciz ya da tecavüz ile bir mücadele yolu olmadığı açık. Bu tür ucuz kısıtlamalar sadece istismarı meşrulaştırır. Ayrıca, söylemekte yarar var, düzenleme monogamist LGBTİ+ çiftleri biraz üzse de poliamori arkadaşlarımızın bu durumdan pek etkilenmeyeceğini düşünüyoruz” yorumunu yapıyorlar.

“İki kişilik odaların kaldırılması tamamen ideolojik”

Ankara Üniversitesi LGBTİ topluluğundan Kaos GL’ye konuşan aktivist bir öğrenci; kişisel alanın anlaşılmadığı bir toplumda barınma ile ilgili olarak özel hayata müdahalenin de şaşırtmadığını ifade ederek “Normal sayılan heteroseksüelliğin pekiştirilmesi ve “potansiyel tehlikeler”e karşı korunması adına özel hayatın detaylarına iniliyor. “İki kişilik oda olmamalı” da tamamen ideolojik. Ondan önce, yurtların ufak odalarında dip dibe ranzalarla yaratılan kümes havası konuşulmalı” diyor.

Başka bir öğrenci ise şunları ekliyor: “Ben iki kişi aynı odada olmaz konusunu hakikaten çok garipsiyorum. LGBTİ’ler olarak Her konuda görmezden geliniyoruz Ama bir anda nasıl oluyor da bir odada iki kişi olursa sakıncalı şeyler yaşanabileceği geliyor akıllarına? Geçen senelerde aynı yurtta ayrı ayrı bloklarda kız erkek olmasına son vermişlerdi. O zaman kızlı-erkekli olmaz deniliyordu. Şimdi de böyle bir karar alındı. Bu kronikleşen baskılar, tek tipleştirmeler, başkasına yaşam hakkı vermemeler furyasının bu alandaki bir yansımasıdır.”