İnsan Hakları / Sağlık

LGBTİ’ler kanserin teşhis ve tedavisinde dezavantajlı

8 Ağustos 2017

Sun yazarlarından Kris Hallenga dünkü köşesinde LGBTİ’lerin kanser teşhis ve tedavi sürecinde dezavantajlı olduğuna dikkat çekti.

Kris Hallenga, Foto: Paul Grover

Birleşik Krallık’ta günlük yayınlanan gazete Sun yazarlarından Kris Hallenga dün yayınlanan köşesinde LGBTİ’lerin kanser konusunda da dezavantajlı olduğunu yazdı. Yirmi üç yaşında meme kanseri olduğunu öğrenen ve doktor hatası sebebiyle geç teşhis edilen bu hastalığı atlatan Kris Hallenga hayatını kanser hastalarıyla dayanışmaya adadı. Hallenga,  dünkü köşesinde ise tüm kanser hastalarının aynı şekilde tedavi gördüğü ve aynı süreçlerden geçtiği yanılsamasını yazdı.

Kris Hallenga, LGBTİ’lerin kanser karşısında da dezavantajlı olduğunu ifade ettiği yazısında, kanser türleri, tedavisi ile ilgili birçok bilginin heteroseksüeller için yazıldığına dikkat çekti.  Toplumsal hayatın ikili cinsiyet sistemi üzerine kurulması nedeniyle LGBTİ’lerin izole bir hayat yaşıyor oluşuna bu sebeple kanser hakkında daha az doğru bilgiye ulaşabildiklerine dikkat çekti.

Hallenga yazısında şu noktalara değindi:

Kanser türleri ile ilgili yazılı materyaller heteroseksüellere göre yazılıyor. Bu da LGBTİ’lerin bu hastalık hakkında daha az bilgi sahibi olmasına sebep oluyor.

Lezbiyen ve biseksüel kadınlara serviks (rahim ağzı kanseri) kanseri riskinin daha düşük olduğu düşünülüyor ancak bu doğru değil.

Trans kadın ve erkekler, bazı organları için tıbbi bakım alamıyorlar. Örneğin, herhangi bir trans kadın prostat kontrolünü kolaylıkla isteyemiyor.