İnsan Hakları / Nefret Suçları

İzmir’de nefret saldırısı: ‘İbne misin, burada ne işin var?’

Cuma, 18 Ağustos 2017

İzmir’de LGBTİ aktivisti Umut Can nefret saldırısına ve cinsel tacize uğradı. Saldırgan, “İbne misin burada ne işin var? Ben MİT ajanıyım, seni polis bile alamaz elimden” diyerek Umut Can’ı ağır bir şekilde darp etti.

UYARI: Haber içeriği ve devamında kullanılan görsellerde şiddetin detaylara girilmese de betimlenmesi yer almaktadır. İçerik ve görsel, daha önce nefret saldırısına uğrayan ya da şahit olan kişiler için o anları tetikleyebilir, travmatik etkiler yaratabilir.

İzmir Konak’ta dün gece (17 Ağustos) Kızıl Okyanus LGBTİ aktivisti Umut Can, cinsel taciz ve nefret saldırısına uğradı. “İbne misin burada ne işin var” diyen saldırgan Umut Can’ı darp etti. Saldırgan, “Ben MİT ajanıyım, seni polis bile alamaz elimden” ifadelerini de kullandı.

Umut Can, yaşadıklarını KaosGL.org’a anlattı. Saldırının Konak’ta her zaman evine dönmek için kullandığı yoldan geçerken gerçekleştiğini belirten Can sözlerine şöyle devam etti:

‘Ben MİT ajanıyım seni polis bile elimden alamaz’

“Dün gece saat 23.15 sularında evime dönerken her zaman geçtiğim Konak YKM’nin orada saldırıya uğradım. 35-40 yaşlarında alkollü bir adam yolumu kesti. Bana ‘Burada ibneler takılıyor, sen de ibne misin? Doğruyu söyle yoksa seni öldürürüm. Oooo gey en sevdiğim’ gibi ifadelerle sözlü tacizde bulundu. Konuşmak istemediğimi söyledim ancak kolumdan tutup zorla çekti. Cinsel tacizde de bulundu. Direnince önce suratıma tokat attı. Sonrasında yüzüme yumruk attıktan sonra yerde tekmeledi ve ayağı ile kafama bastırıp, ‘Ben MİT ajanıyım seni polis bile elimden alamaz’ gibi sözler söyledi. Ben bağırınca yoldan geçen biri sesimi duyup yardımıma yetişti. Hızını alamayan saldırgan bana yardım edene de saldırdı. En son üzerime parkın kenarında bulunan çöp kovasını üstüme fırlattı. İsabet ettiremedi.”

“Saldırılar göz ardı edilmesin!”

Umut Can, saldırının gerçekleştiği yerden kaçarak hastaneye gittiğini ve ardından karakolda ifade verdiğini söyledi. Önümüzdeki günlerde Savcılığa giderek suç duyurusunda bulunacağını da belirten Umut Can sözlerine şöyle devam etti:

“Pazartesi günü itibariyle suç duyurusunda bulunacağım. Sabaha kadar hastanede ve adliyede geçirmek zorunda kaldım. Nefret saldırılarında son dönemde çok fazla artış olduğunu düşünüyorum. Bugün ben saldırıya uğradım, yarın başkası uğrayacak. Hiç başıma gelmez sanıyorken böyle bir şey başıma geldi. Devletin bu konuda yapması gereken bu tür saldırıları göz ardı etmemek ama maalesef ki muhafazakar bir ülkede saldırılar göz ardı ediliyor.”

Umut Can son olarak bu saldırının ardından hukuki süreçte kararlı olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Sinirlerim çok bozuldu ama dayanışmayla kendimi daha iyi hissediyorum. Bu olay 3 yıl da 10 yıl da sürse peşini bırakmayacağım. Saldırgan cezasını bulacak.”

2017 Nefret Suçları Araştırması devam ediyor

Kaos GL Derneği, 2017 yılında Türkiye’de işlenen homofobi ve transfobi temelli nefret suçlarını izlemek için bir araştırma yürütüyor. Araştırma, lezbiyen, gey, biseksüel, trans ve intersekslere (LGBTİ) dönük insan hakları ihlallerinin raporlanması için kullanılacak.

Araştırma sonucunda elde edilen bilgiler analiz edilerek cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelli nefret suçlarına dair 2017 yılı raporu hazırlanacak. Rapor, ulusal ve uluslararası kuruluşlar ile paylaşılarak Türkiye için her bakımdan yeterli bir nefret suçları mevzuatı ve politikası geliştirilmesi için harcanan çabalara katkıda bulunacak.

Bu yıl İstanbul Onur Yürüyüşü’nde LGBTİ aktivistleri polis saldırısına uğradı ve gözaltına alınan aktivistler ters kelepçe işkencesine maruz kaldı. Ayrıca polisin keyfi bir şekilde kimin hangi sokağa gireceğine karar vermesi, Alperenler’le LGBTİ aktivistlerinin aynı araçta bekletilmeleri gibi birçok hak ihlali yaşandı. Bu ve benzeri hak ihlallerine maruz kaldıysanız ya da tanığıysanız araştırmaya katılabilir, yaşadığınız hak ihlallerini raporlaştırabilirsiniz.

Araştırmaya katılmak için tıklayınız.

2016’da 169 kişi 390 hak ihlali bildirdi

Kaos GL Derneği’nin 2016 yılına ait “Homofobi ve Transfobi Temelli Nefret Suçları Raporu” ise geçtiğimiz günlerde yayınlandı. Online haline şuradan ulaşabileceğiniz raporda 2016 yılı boyunca LGBTİ+’ların yaşadığı insan hakları ihlallerine dair çarpıcı veriler yer alıyor.

Rapora göre 169 yanıtlayan 390 ihlal bildirdi. Raporda öne çıkan sonuçlardan birisi de, en çok saldırıların okullarda gerçekleşmesi. Rapora göre 2016 yılında da homofobi veya transfobiye dayalı nefret suçlarının büyük kısmı okulda, evde, evin civarında, toplu taşıma araçlarında veya duraklarında, kafe ve barlarda, sokakta veya diğer kamusal alanlarda işlendi.

Çalışmayla açığa çıkan bir diğer nokta ise mağdurların büyük bir çoğunluğunun polise gitmemiş olması. 390 ihlalden 75’i cinayete teşebbüs, fiziksel şiddet, silahla yaralama, tecavüz veya diğer cinsel saldırıları içerecek biçimdeki fiili saldırılar olarak gerçekleşti. Bu suçları içeren toplam 58 vakadan sadece 8’i polise bildirildi.