İnsan Hakları

‘Çocuğun akıbeti konusunda aynı ölçüde hassas mıyız?’

22 Ağustos 2017
Haber: Kaos GL

“Cinsel rıza yaşına gelmediği için olanca hassasiyetiyle çocuğun mağdur edildiğini haykıran haber mecraları bu çocuğun akıbeti konusunda aynı ölçüde hassas davranıyor mu?”

İnternette “Erkek çocukla basıldı” başlığıyla yaygınlaşan video ve ardından yaşanan tartışmalara ilişkin Kaos GL Derneği Genel Koordinatörü Umut Güner ve bağımsız araştırmacı Emre L. Koyuncu’ya mikrofon uzattık.

“Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı önlem almalı”

Tartışmaları değerlendiren Güner, çocuğun bu süreçten etkilenmemesi için gerekli önlemleri Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın alması gerektiğini vurguladı ve olayın geçtiği iddia edilen Sivas’ta yaşanabileceklere ilişkin endişelerini paylaştı:

“Sivas’taki olay sonrasında farklı çevrelerden gelen açıklamalar ve özellikle sosyal medyaya yansıyan homofobi ve transfobiyi düşündüğümüzde özellikle Sivas’taki eşcinsel, biseksüel erkeklere yönelik saldırıların artabileceğinden endişe ediyoruz. Bu yüzden, tanımadıkları insanlarla buluşmamalarını ve kendileri için güvenli olmayan yerlere gitmemelerini ve hatta eşcinsellerin ağırlıklı olarak gittiği bilinen mekan, park gibi yerlerden geçici bir süre uzak durmaları olası nefret saldırılarına karşı bir tedbir olarak düşünülebilir.

“Gazeteler ve özellikle internet yayıncılığı yapan haber organlarının ise ‘homofobik şiddeti’ yaygınlaştırmak yerine, cinsel şiddet mağdurlarının destek alabilecekleri kurumlara, uzmanlara yönlendirme konusunda bilgi vermesi gerekiyor. Çocuğun bu süreçten etkilenmemesi için gerekli önlemleri Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı almalıdır.”

“Çocuğun akıbeti konusunda hassas davranılıyor mu?”

Araştırmacı Koyuncu ise “ikiyüzlülüğü ifşa etme taktiği”nin çocuğu tehlikeye atabileceğine dikkat çekerek şunları belirtti:

“Varlığını aleni bir şekilde LGBTİ düşmanlığına vakfetmiş örgütlere, yapılara, oluşumlara dahil kimselerin ikiyüzlülüklerinin ifşa edilmesi artık yaygınlaşmış bir taktik. Söz gelimi ABD’de son zamanlarda buna benzer pek çok politik ifşa gerçekleşti ve bu süreçte bu ifşalar toplumdaki LGBTİ düşmanlığı sarsacak söylemlere ve pratiklere tahvil edildi, edilebildi. Ancak Türkiye’de bugün çeşitli haber mecralarının ifşa olan şey “ikiyüzlülük” değil de eşcinsellikmiş gibi bir dil kullanmalarıyla bu ifşayı dönüştürücü bir siyasete tahvil etme fırsatını büyük ölçüde elimizden kaçırıyoruz.

“Bir yandan politik ifşaların önemli fırsatlar yaratabileceğini düşünüyorum, ancak bugünkü olayın Batı’daki yaygın örneklerden iki konuda ayrıldığını da teslim etmek gerek: öncelikle burada ifşayı ilk planda örgütleyen kişi cinsel eylemin taraflarından biri değil, muhtemelen çocuğun ailesi. Burada aynı anda ister istemez çocuğun da bir anlamda açık edilmesi (riski) söz konusu. Üstelik, bu çocuk şu anda nerede? Ailesinin yanında emin ellerde olduğunu söyleyebilir miyiz? Cinsel rıza yaşına gelmediği için olanca hassasiyetiyle çocuğun mağdur edildiğini haykıran haber mecraları bu çocuğun akıbeti konusunda aynı ölçüde hassas davranıyor mu?

“Çok önemli olan diğer farkı da Sedat Peker’in açıklamasının tam metnini okuyunca ürpererek fark ettim. Peker açıklamasında birtakım arkadaşlarının bu durumla ilgileneceğini ifade ediyordu. Burada ilgi ile kastedilen elbette ifşa edilen şahsın fiziksel saldırıya uğraması ya da öldürülmesi.

“Korkarım ki bu ifşanın neticesi, bu koşullar altında, ölüm(ler) olacak.”

İlgili yazılar:

Baskın basanındır ya da suç ve ceza

BirGün ve Cumhuriyet için Sedat Peker kimdir?