Yaşam / Cinsellik

Biseksüel Görünürlük Günü yaklaşırken sen de hikayeni anlat!

19 Eylül 2017

Biseksüeller hikayelerini paylaşıyor: 'Biseksüel' kelimesini keşfettiğimde, hislerimi ve umutlarımı çevreleyen o kelimeyi bulmuş gibi hissettim kendimi…

23 Eylül Biseksüel Görünürlük Günü’ne yaklaştığımız şu günlerde, biseksüel aktivist Miles, yürütücülüğünü yaptığı sayfasında biseksüellere, hikayelerini paylaşmaları için çağrıda bulunuyor.

earningmileage'de yürütülen kampanya çağrısı şöyle:

“#WeAreBisexuality (Biseksüellik Biziz), bir ay boyunca sürecek bir kampanya. Biseksüel Görünürlük Ayı boyunca biseksüeller hikayelerini paylaşacaklar. Kampanyaya dahil olan kişilerin izniyle hikayeleri ile birlikte fotoğrafları da paylaşılacak. Biseksüel Görünürlük Ayı boyunca hepimizle hikayelerinizi paylaşın.”

Çeşitli cinsiyet kimliklerinden biseksüellerin paylaşmaya başladığı hikayelerin bazı parçalarını Türkçe'ye çevirerek bunları sizlerle de paylaşalım istedik.

Biseksüel kelimesini keşfettiğimde…

15 yaşında olan Renn, biseksüel bir non-binary. “Biseksüel” kelimesinin hayatını değiştirdiğini söylüyor.

“'Biseksüel' kelimesini keşfettiğimde, hislerimi ve umutlarımı çevreleyen o kelimeyi bulmuş gibi hissettim kendimi aniden. Kısa bir süre sonra çevreme açıldığımda yakın arkadaşlarımdan destek gördüm ve beni cesaretlendirdiler. Okulda ve aileme açılmam konusunda bana güven telkin ettiler. Ailem başlarda eşcinsel olmamı kabullenmişti, bu konuda sorun olarak gördükleri bir şey yoktu; fakat biseksüelliğin gerçek olmadığını düşündüler. Kendini biseksüel olarak tanımlayanların sadece bana zarar verecek şeyler istediğini sandılar. Ne de olsa ben, kendimi nasıl tanımlarsam tanımlayayım onların mutlu olacağını zannediyordum. Ardından trans olarak açıldıktan sonra bunu esastan görmezden geldiler. Sanki hiçbir şey konuşulmamış gibi davranmaya devam ettiler. Sonunda annem cinsiyet kimliğimi alışveriş yaparken kasti olarak tutarsız olmamla ve zorluk çıkarmamla ilintiledi”.

Biseksüellere seslendiği kısımda Renn, biseksüel kimliğinin gerçek olmadığını söyleyenlerle pek çok kez karşılaşılacağını ama bunlara karşı başımız dik, seçtiğimiz kimliğe sahip çıkarak durup onları görmezden gelmemiz gerektiğinin altını çiziyor ve “Kimliğini yaratan sensin, kimsenin bundan şüphe duymana neden olmasına izin verme. Bunu bulmak için çok mücadele etmiş olmalısın. Bu yüzden şu an kimliğinle kendini rahat hissetmeyi hak ediyorsun. Bizler varız; hatta dışarıda bizim gibi pek çok insan var. Bizi bulursan, artık saklanmıyor olacağız” diye sesleniyor.

Bu konularda açık görüşlü olan ailelerde bile biseksüellerin her gün karşı karşıya kaldıkları görünmezlik ve önyargının mevcut olmasının bir problem olduğunu söyleyen Renn, ailesinin kendisinin birden fazla cinsiyete ilgi duyabileceğini inanmayı reddettiğini paylaşıyor ve kimliğinin toplum tarafından ama özellikle LGBTIQ topluluğu tarafından kabul görmesini istiyor.

“Hazır olduğunuzda açılın”

22 yaşındaki Hannah Plane, biseksüel bir kadın. Uzun bir süredir LGBT+ etkinliklerinde yeterince queer olmadığını hissediyor. Bunun sebebi de bir erkekle uzun süredir ilişkisi olduğu için yeterince queer olmamakla yargılanacağından korkuyor olması. “İnsanların heteroseksüel temsili bir ilişkide olduğumu düşünme eğiliminde oldukları için benim 'bir tarafı seçtiğim' ya da 'bir süreçten geçtiğim' fikrinde olmalarından nefret ediyorum.”

Biseksüellere hazır olduklarında ve kendilerini güvende hissettiklerinde açılmalarını tavsiye ediyor.

“Kendim olmaya başladım”

Kitty, 27 yaşında biseksüel bir kadın. Eskiden, kendisinin biseksüel olduğunu bilmeyen natrans hetero bir erkekle evliymiş. Ona bunu söylememiş olmasının nedeni, adamın biseksüelleri ilgi arsızı olarak görmesi. Tek eşli ve kapalı bir ilişki olarak evliliklerini yürüttükleri, hayatının geri kalanını onunla birlikte geçirmeye niyetli olduğu için kendisinin kadın/non-binary/trans vb.'lerine duyduğu ilgiyi, dolaba saklamak zorunda kalıyor. Bu evliliği sona erdikten sonra başka bir natrans hetero erkekle beraber olmaya başlayan Kitty, bu ilişkisinde sevgilisine açılabiliyor:

“Beni tüm kalbiyle kabul etti ve beni fetiş nesnesi haline getirmedi... Onun desteği biseksüelliğimi sahiplenmemde bana yardımcı oldu. Sonrasında hayatımı olabildiğince dışarıya açık yaşamaya karar verdim. Duyuru ya da ona benzer bir şey yapmadım. Sadece insanlar içinde olabildiğince tamamen kendim olmaya başladım. Buna kız arkadaşıma ilgi göstermek de dahil.”

“Umarım rahat ve açık yaşayabiliriz”

Kitty, içselleştirilmiş bifobi ile ilgili şunları söylüyor:

“Kendimi, erkekler dışında herhangi bir cinsiyete ilgi duymadığıma inandırmıştım. Bir erkekle de evli olduğum için “heteronun hası” olduğumu düşünmüştüm. Oysa işler böyle yürümüyor... Yereldeki queer toplulukla irtibatım yok. Keşke böyle bir durum olmasaydı. Kendimi queer olarak tanımlamakta zorluk çekiyorum. Çünkü “heteroseksüelmiş gibi görünen” bir ilişki içindeki natrans bir kadınım. (En azından bu ilişki, daha görünür olan türden. Diğer ilişkim ise daha yeni. Bu yüzden onu çok insan bilmiyor).”

Biseksüellik adına mücadele ve biseksüel topluluğu üzerine temennisi ise şu şekilde:

“Umarım rahat, açık, ayrımcılık ya da görünmezliğin olmadığı bir hayat yaşayabiliriz. Diğer marjinalize edilmiş toplulukların yaşamlarını rahatça sürdürebilmeleri için onlarla dayanışabiliriz. Genel olarak kendimizi geliştirebilir ve non-binary, trans, aseksüel/aromantik vb. arkadaşlarımıza daha çok destek verebiliriz.”

Biseksüelliğe ilişkin stereotipler

Sarah 24 yaşında. Demiseksüel, poliamori ve biseksüel bir kadın. Açıldığı kişiye göre farklı açılma hikayeleri olduğunu belirten Sarah, biseksüel, poliamori ve iki partneri olduğu için iki adımlı bir açılma süreci yaşıyor:

“İş arkadaşlarımın çoğu harika insanlardır. Oldukça queer dostu ve bir lezbiyenin işlettiği bir dükkanda çalışıyorum. Fakat iş arkadaşlarımdan biri tümden benimle iletişimi kesti. Aileme henüz açılmadım. Fakat kız kardeşime söyledim ve o da “Haa tamam ya” şeklinde bir tepki verdi. Bunda hiçbir sorun görmemesi mükemmel bir şey”.

Sarah, içselleştirilmiş bifobiyle ilgili olarak, birbirinden farklı cinsiyette iki kişiyle beraber olmak gibi biseksüelliğe ilişkin bir stereotip oluşturuyor gibi görünmesinin hâlâ kendisini utandırdığını söylüyor:

“Diğer yandan seks düşkünü (ki bu o kadar da kötü bir şey değil) ya da açgözlü olarak görülüyorsunuz. Oysa ben gayet demiseksüelim ve sadece partnerlerimle seks yapıyorum”.

Sarah, biseksüelliğin LGBT+ topluluğu içinde tanınmasını umuyor. İnsanların tek eşli biseksüelleri ciddiye alıp, onların ilişki yaşadıkları kişiye göre eşcinsel/heteroseksüel olarak adlandırılmamalarını istiyor. Tek eşli olmayan biseksüellerin de ciddiye alınıp ilişkilerinin geçerli görünmesini umuyor:

“Monoseksüellerin hak ettiğimiz saygıyla bize yaklaşmalarını, aseksüel/aromantiklerin, biromantiklerin/biseksüellerin kabul görmelerini diliyorum” diyor.

“Kafamda biseksüelliğimi sorgulayan insanların seslerinin yankıları dolaşıyordu”

20 yaşında biseksüel bir kadın olan Fefe, ortaokul sıralarından geçtiğinden beri biseksüel olduğunu biliyor. Yıllar geçtikçe pek çok insana açılıyor çünkü onlar kendisine inanmayı reddediyorlar ya da ona zirilyon tane soru sormaya ihtiyaç duyuyorlar.

İçselleştirilmiş bifobi sebebiyle “kafamın içinde biseksüelliğimi sorgulayan insanların seslerinin yankıları dolaşıyordu. Bu düşüncelerin, biseksüel olup olmadığım konusunda beni şüpheye düşürmesine izin veriyordum. Hetero olmadığımı biliyordum. Fakat sadece erkeklerle çıktığım için kendime biseksüel demem ikiyüzlülükmüş gibi hissediyordum” diyor.

Fefe'nin biseksüellere bir mesajı var: “Cinselliğini inkâr etme, birlikte olduğun kişinin cinsiyeti ne olursa olsun. Sadece belirli bir cinsiyetten insanlarla birlikte oluyorsan bile sen hâlâ biseksüelsin. Keşke zamanında bunu biri bana söyleseymiş. Kendime biseksüel demek için gerçekten “yeteri kadar biseksüel” olup olmadığım konusunda uzun bir mücadele verdim”.

Mücadele ve örgütlenme içinse temennisi, aseksüel, aromantik, panseksüel, trans vb. gibi marjinalize edilen gruplarla birbirimizi destekleyip bir araya gelmek.

“LGBT’ler arasında biseksüelliğin daha görünür olmasını diliyorum”

Lucas P. 25 yaşında demiromantik biseksüel bir erkek. Hikayesi şöyle:

“Lisenin ilk yılında bir kızla çıkmıştım. Fakat bu sadece bir hafta sürdü. Özsaygı konusunda sıkıntılar yaşadığım için ilişki sürmemişti... Lisenin üçüncü yılında bir oğlanla çıktım. Fakat bu da bir hafta sürdü. Bunun sebebi ise özsaygıya dair problemlerim değildi. Çıktığım çocuk ilişkiyi ilerletmek istememişti. Ve okulunu değiştirdi. Cinsiyetini umursamadan birisine aşık olabileceğimi ilk kez o zaman keşfetmiştim. Fakat bunu ailem ve arkadaşlarımdan gizledim. Sadece lise mezuniyetimin ardından arkadaşlarıma biseksüel olduğumu söyleyebildim. Arkadaşlarım beni kabullendi. Ardından büyükanneme ve teyzeme açıldım, onlar da beni kabullendi.”

Fakat babasına, özellikle de annesine kendisi dine derinden bağlı bir insan olduğu için açılmaktan korktuğunu belirtiyor.

Lucas P. biseksüellere açılma konusunda şu şekilde öneride bulunuyor:

“Konu cinselliğe geldiğinde ailenize dikkat edin ve onları izleyin. Hangi aile üyesiyle güvenli bir şekilde cinselliği konuşabileceğinizi gözlemleyin. Sonrasında bunu yapma şansı elinize geçtiğinde özel olarak o kişiyle konuşmayı, samimi ve dürüst bir şekilde cinselliğinizle ilgili her şeyi ona açıklamayı deneyin. Kişi kabullensin, kabullenmesin artık konunun size bağlı olmadığı aksine açıldığınız kişiye bağlı olduğu konusunda içiniz rahat olsun.”

Lucas P. LGBT topluluğu içinde biseksüelliğin daha görünür olmasını diliyor. LGBT topluluğu içinde pek çok insanla birçok defa, bazen radikal feministlerle de bu konu üzerine tartıştığını söylüyor. Pek çok geyin biseksüel olduğu için kendisine “hetero fetişisti”ya da “kararsız” olduğunu söylediğini, bazı radikal feminist olan kadınların da kendisini başka kadınlara cinsel yolla hastalık bulaştırmakla suçladığını belirtiyor. Kendisine bifobiden çekmediğinin, onun yerine homofobinin kırıklıklarını yaşadığının söylendiğini belirtiyor.