Tahayyül | Kaos GL Haber Portalı

Gökkuşağı Forumu

Tahayyül

Perşembe, 21 Eylül 2017

"Büyük aşklar sadece bir oyundan ibaret olduğu gibi savaşlar, ölümler de birer oyunmuş."

- Bir bakıma öyle...

- Nasıl?

-Bir bakıma her yeni gün sanki aynı gün.

-Evet öyle.

Günün ilk ışıklarıyla yataktan uyanmama sebep olan ve kafamın içinde uçuşan geçmiş bir sohbetten kalma bu sözlerdi. Kafamda tekrar eden: “Bir bakıma öyle.” sesine annemin: “Nasıl?” demesi ve benim cevabım sonrasında annemin: “Evet öyle.” diyerek onaylamasıyla gün başladı. Annem 48 yaşında bir kadın ve 18 yaşındayken babamla görücü usulü evlenmiş. 7 – 8 milyar insanın yaşadığı eskiden büyük olarak nitelendirilen günümüzde küçülen dünyada annem evi temizler ve ev halkının karnını doyurur. Anneler çok güçlüdür. Anneme ve çevremdeki annelere baktığım zaman nedenini bilmediğim bir hüzün sarıyor tüm bedenimi.

Olduğum yerden sessizce anneme bakıyorum ta ki annem benim kendisine baktığımı fark edene dek. Sonra göz göze geliyoruz. Hafifçe gülümsüyorum. O anda hep gözlerimin parladığını ve annemle konuşmadan iletişime geçtiğimizi düşünüyorum. Buna inanmak istiyorum belki de. “Bana öyle bakma çocuk. Bana böyle bakmaya ve düşünmeye devam edersen çabuk yaşlanırsın.” diyor annem.  Evden başımı çıkarıp dünyaya o koca koca insanların yönetmek için türlü şaklabanlıklar yaptığı şaibeli eve bakıyorum. Milyarlarca insan aç, milyarlarca insan fakir, milyarlarca insan mutsuz, milyarlarca insan insanlıktan çıkıp robotlaşmış.

Öyle işte…

Seni gerçekten özlüyorum. Karanlık mağaranın tekinde hapsolmuş gibiyim. Gelip beni bulmak için çaba harcıyor musun acaba? Neden hep Mecnun, Leylası için çöllere düşüyor; Ferhat, Şirin için dağları deliyor; Kerem, Aslısını bulmak için peşine düşüp tüm Anadolu’yu diyar diyar dolaşıyor? Bu seferlik sıkıştırılmış kalıplardan sıyrılıp alışıldık hikayelere bir yenisini eklemeyi kenara bırakamaz mıyız? Beni bul. İçine düştüğüm yalnızlıktan kurtar. Ama gerçekler var. Değil mi? Ve gerçekler hiçbir zaman böyle değil, değil mi? Sanırım çocukken ve temizken çok masal okumuşum.

Eser: Cansu Gürsu

Zihnim beni ikna etmek için habire konuşup duruyor. Tüm bunlar bir oyunmuş. Her şey ama her şey sadece bir oyun. İnsanların zihinlerini okuyamadığımız sürece yalan ve gerçek hep iç içe olacakmış. Çok da irdeleme diyor o yüzden. Büyük aşklar sadece bir oyundan ibaret olduğu gibi savaşlar, ölümler de birer oyunmuş. Barış ise sadece tempolu oyundan yorulup dinlemek ve zaman geçirmek için oynanan, kimsenin sevmediği oyunun adıymış. Bu devran böyle gelmiş böyle gidecekmiş. Miş miş miş... Ne çok konuştu!

Güneş siluetini kaybetmeye yüz tutmuş, son ışık huzmeleri süzülüyor pencereden içeriye.

-Hadi oğlum yemek hazır.

Annemin sesiyle irkilip kendime geliyorum. Ahh güçlü kadın.

*KaosGL.org Gökkuşağı Forumu’nda yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. Yazının KaosGL.org’ta yayınlanmış olması köşe yazılarındaki görüşlerin KaosGL.org’un görüşlerini yansıttığı anlamına gelmemektedir.