Yaşam / Dünyadan

Azerbaycan’dan: ‘Saçım kesildi, bilincimi kaybedene kadar dövüldüm’

26 Eylül 2017

Azerbaycan’da “eşcinsel ya da trans oldukları şüphesiyle” gözaltına alınanlar yaşadıkları işkenceyi anlatıyor: Polis merkezinde vahşi bir şekilde dövüldüm. Vücudumda zarar görmeyen kısım neredeyse yok.

UYARI: Haber içeriğinde şiddetin detaylara girilmese de betimlenmesi yer almaktadır. İçerik ve görsel, daha önce nefret saldırısına uğrayan ya da şahit olan kişiler için o anları tetikleyebilir, travmatik etkiler yaratabilir.

Azerbaycan’da polisin “eşcinsel ya da trans olduğundan şüphelendiği” kişilere dönük gözaltı operasyonu ve işkencesinde yaşananlar açığa çıkıyor.

LGBTİ aktivisti Cavid Nabiyev’in raporu polis şiddetini ve nefreti ortaya koyuyor. Nabiyev raporunda yüzden fazla kişinin gözaltına alındığını, gözaltıların 15-16 Eylül’de başladığını, İçişleri Bakanlığı’nın ‘geleneksel olmayan cinsel yönelimdeki kişilerin fuhuş yaptığı” iddiasıyla operasyonu sürdürdüğünü belirtti.

Rapora göre gözaltına alınanlar polis merkezlerinden serbest bırakıldı. İçişleri’nden bir yetkili, “kısa süreli tedbir amaçlı gözaltılar” derken, gözaltına alınanlar sözlü taciz, şiddet ve zorla tıbbi tetkiklere maruz kaldıklarını belirtiyor.

Mağdurlar anlatıyor…

Raporda yer alan mağdurların anlatımlarından bazıları şöyle:

“Trans kadınım. Polis merkezinde vahşi bir şekilde dövüldüm. Vücudumda zarar görmeyen kısım neredeyse yok. Saçlarım kesildi, bana iftira atıldı ve tehdit edildim. Uluslararası kurumlar beni ve erkek arkadaşımı ülke dışına çıkarmayı teklif etse de memleketimi terk etmek istemedim.”

“Arkadaşımla birlikte Eski Şehir’deydim. Birden polis geldi ve bizi bir arabaya koyup Nasimi bölgesindeki polis merkezine götürdü. Muhtemelen feminen görünümlü olduğum için beni tespit ettiler. İki gün kaldım orada. Bu iki gün boyunca 3 polis görevlisi beni o kadar şiddetli dövdüler ki bir ara bilincimi yitirdim.”

“Arkadaşlarımla birlikte Nizami Sokak civarındayken bir grup insan bize yaklaştı ve orada ne yaptığımızı sordu. Beş kişiydik, bizi polis arabasına götürdüler. Kimlik tespiti yapmaları gerektiğini söylediler. Kimliğimin yanımda olduğunu söyleyerek tartışmaya başladım. Kimliğimi gösterince gitmeme izin verdiler ancak bütün arkadaşlarımı aldılar. Ben de evlerine gittim, kimliklerini aldım ve polis merkezine götürdüm. İki saat sonra onları da serbest bıraktılar ancak bizi şehirde artık görmek istemediklerini söyleyerek tehdit ettiler.”