İnsan Hakları / Nefret Suçları

20 Kasım: Nefrete inat yaşasın hayat!

Pazartesi, 20 Kasım 2017
Haber: Kaos GL

Bugün 20 Kasım Nefret Mağduru Transları Anma Günü!

Trans Onur Yürüyüşü, İstanbul, 2015

20 Kasım Nefret Mağduru Transları Anma Günü'nde söz "Vardık, varız, var olacağız!" diyen transların...

Şevval: Buradan biz kazançla çıkacağız!

LGBTİ aktivizmi adına, trans politikası, beden politikaları adına dört nala gidiyoruz diye düşünüyorum. Çok hararetli tartışmalarımız oluyor. Kafa gözlerin havalarda sandalyelerin havalarda uçtuğu şeyler oluyor. Bazılarını yıpratıcı buluyorum. Bunların hepsi iyidir, ay hareketin tartışmaya ihtiyacı varmış şeyinde değilim ben. Zaaflarımız var, komplekslerimiz var. Bazen havadan sudan da tartışabiliyoruz. Bazen motivasyonum çok düşüyor falan ama genelde iyi bir noktaya gittiğimizi düşünüyorum.

Kürtleri nasıl öldüre öldüre bitiremedilerse de ve de bitmeyecekse; LGBTİ’leri öldüre öldüre, bomba ata ata bitiremeyecekler. Buradan biz kazançla çıkacağız.

Gizem: Dönmek, kendin olmak

Bence dönmek zenginlik, farkına varmak, özgürleşme, üstündekileri çıkarmak, daha yalın olmak, kendin olmak. Çünkü doğduğumuz günden itibaren pembe ya da mavi bir sürü şey giydirildi bize. Sonra çıkartıp biz belki pembe ya da maviyi özellikle birileri giydi diye giydik. Asıl özgürlük hepsini soymak hepsini çıkarmak. O yüzden de dediğin gibi aslında olumsuz kullanılıyor. Hani sözünden dönen… Çünkü “dönmeler, dürüst değildir, tekin değildir, namuslu değildir” onlar için ve sözünden dönmekte onlar için onunla eş değer olarak görülüyor.

Eyşan: Değişecek her şey

Trans hareketi güzel gidiyor. Şu an benim okula gitmem bile bir kazanım. Bizim yaptıklarımız da 10 yıl sonrası için belki. Önceden üniversiteye giden transın olmadığı sanılıyordu, şimdi okuyoruz.

Fotoğraf: Ateş Alpar

Genelde translar okula gidemiyor ya da okula gidemeyeceğini düşünüyor ama bundan 10 yıl sonra bu da değişecek. Saklanmadığımız, kendimizi gösterdiğimiz zaman değişecek her şey.

Emirhan: Ben İETT şoförüne neden açılmak zorundayım?

Dışarıdan bakıldığında ne kadar zorluk yaşayacağımı idrak edemiyor musunuz. Ben kamuya gidiyorum, hastaneye gidiyorum. Kendi vatandaşlık haklarımı bile kendimi defalarca açmadan kullanamıyorum.

Hastanede kimliğim alınıyor, “Kendisi nerede, kardeşin mi?” deniyor. En son sosyal deneyi bugün yaptım. Uçağa binerken pembe kimliğimi çıkarttım. Bilet kontrol eden memur “Kendisi nerede?” diye sordu. Benim deyince, “pardon, özür dilerim” dedi. Gülümseyerek hizmetimi aldım. Ama her zaman böyle olmuyor. Aksi amcalar genelde çok sıkıntı. Özellikle hastanelerde. “Nasıl yani?” diye soruyorlar. O gün anlatmak istemeyebiliyor canım. Sürekli kendini anlatmak zorunda kalmak da ayrı bir sorun. Bazen kimliği yanlış verdiklerini söylüyorum, uzatmamak adına. İETT’nin yeni kartlarında cinsiyet ifadesi yazıyor mesela. Benimki eski kart ve şimdi kaybolsa sen gör şenliği.

Ben İETT şoförüne neden açılmak zorundayım? Annenle başlayan o süreç seni yalnızca kimlik denen kağıt parçası ile tanıyan toplumun bütün damarlarına kadar götürüyor.

Mine: Sihirli bir değnek kimseye dokunmuyor hemen

Translar yılmasınlar, davaları için mücadele versinler. Herkes kalbinin ekmeğini yer. Kalplerini bozmasınlar. Ve bütün benim karşıma çıkan engellerde, zorluklarda ben demişimdir ki “her karanlık gecenin aydınlık bir sabahı vardır.” Bunu hiçbir zaman unutmasınlar. Bu söz onlara kılavuz olsun. Toplum ne der diye, o bu şu ne der diye yaşamasınlar. Kendileri nasıl istiyorsa, nasıl mutluysa, kendilerini nasıl hissetmek istiyorlarsa güçlü bir şekilde balyoz gibi milletin kafasına insinler. Benim demek istediklerim bunlar.

Tabii meşakkatli bir süreç. Hormonu var, lazeri var, sürece girecek translar için konuşuyorum. Hani bunlar zaman alacak bir şey. Sihirli bir değnek hemen kimseye dokunmuyor. Bunların öğrenilmesi gerekiyor. Meşakkatle, sabırla, olgunlaşmayla bu işlerin yapılması gerekiyor. Zaten yapıldığı müddetçe farkı yavaş yavaş, yavaş yavaş hormon alımlarıydı, fiziklerindeki değişmelerdi görecekler.

Bu içerik hazırlanırken Translar anlatıyor: Vardık, Varız, Varolacağız! yayınından yararlanılmıştır.