İnsan Hakları

“LGBTİ’lere saldırıları meşrulaştıran kararın iptalini savunuyoruz”

Cuma, 24 Kasım 2017
Haber: Kaos GL

INGO: “Duyarlılıklar” ve karşıt eylem tehdidi hiçbir koşulda AİHM tarafından garanti edilen özgürlüklerin özellikle de ifade özgürlüğünün yasaklanması için bir sebep oluşturamaz.

INGO (Avrupa Konseyi Uluslararası Sivil Toplum Kuruluşları Konferansı), Ankara Valiliği'nin LGBTİ+ etkinliklerine yönelik süresiz yasağıyla ilgili bir açıklama yayınladı:

Ankara’da lezbiyen, gey, biseksüel, trans ve interseks gruplarının (LGBTİ) tüm etkinliklerine getirilen yasağa ve yapılan bu haksızlığa karşı kızgınlığımızı belirtmek istiyoruz.

Süresiz olarak tüm LGBTİ film gösterimleri, tiyatrolar, paneller ve sergilere uygulanacak bu yasak, iddiaya göre “kamu güvenliğini” ve LGBTİ toplumunu diğer grupların olası öfkesinden korumak için uygulamaya kondu. Yetkililer, bazı grupların LGBTİ etkinliklerden provoke olup “belli toplumsal duyarlılıklar”dan dolayı etkinlik katılımlarına karşı harekete geçebileceğinden endişeli.

Avrupa Konseyi standartları ve mekanizmaları; lezbiyen, gey, biseksüel, trans ve interseks (LGBTİ) kişiler dahil tüm insanların onurunu ve eşit haklarını da içeren bütün insan haklarını savunur ve destekler.

Buna ilişkin yükümlülükler şöyledir:

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi: madde 10 (ifade özgürlüğü), madde 11 (örgütlenme ve toplanma özgürlüğü), madde 14 (ayrımcılığın yasaklanması),

Avrupa Konseyi Bakanlar Kurulu Tavsiyesi (2010): üye ülkeler, cinsel yönelim cinsiyet kimliği temelinde ayrımcılıkla mücadele etmek için önlem almalıdır.

Avrupa Konseyi Parlementer Meclisi 2048 sayılı karar (2015): Avrupa’da translara yönelik ayrımcılık,

Avrupa Konseyi Parlementer Meclisi 1728 sayılı karar (2010): Cinsel yönelim cinsiyet kimliği temelinde ayrımcılık,

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi tarafından 30 Haziran 2016’da kabul edilen 32/2 no.lu karar: cinsel yönelim cinsiyet kimliği temelli ayrımcılık ve şiddete karşı koruma.

Tüm Avrupa Konseyi üye devletlerinde cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği dolayısıyla kişilere yapılan ayrımcılıkları esefle kınıyoruz. Lezbiyen, gey, trans ve interseks kişiler, evrensel insan haklarından tamamıyla yararlanmalıdır. Avrupa Konseyi üye devletlerinden Türkiye, Avrupa Konseyi’nin anlaşmaları, sözleşmeleri, resmi karar ve tavsiyelerine göre temel hakları korumakla yükümlüdür.

Bu yeni karar, ilk bakışta oldukça keyfi görünüyor ve uzun zamandır uluslararası olarak ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından kabul edilen kanunları da ihlal ediyor; ayrıca  (hecklers veto* da denilen) farklı gruplar arasındaki “duyarlılıklar” ve karşıt eylem tehdidi hiçbir koşulda AİHM tarafından garanti edilen özgürlüklerin özellikle de ifade özgürlüğünün yasaklanması için bir sebep oluşturamaz. Tüm Ankara için süresiz ve bu koşulsuz yasak, apaçık orantısız görünmektedir.

Tüm yetkilileri, insanların kim olduklarını sakladıkları karanlık dönemlere geri dönmemeye çağırıyoruz. Bir zamanlar Türkiye’de özgür ve onurlu hisseden LGBTİ’lere karşı saldırganlığı teşvik eden ve meşrulaştıran kararların iptalini savunuyoruz.

*Kanun uygulayıcıların, düzensizlik ve şiddet yaratacağı gerekçesiyle ifade özgürlüğünü kısıtlamaya yönelik sözümona hakları temelinde aldıkları tartışmalı pozisyonu ifade etmek için kullanılan hukuki terim.

Simon Matthijssen, İnsan Hakları Komitesi Başkanı, Anne Negre, Toplumsal Cinsiyet Uzmanı, Anna Rurka, INGO Konferans Başkanı