Gökkuşağı Forumu

“Yeryüzüne Rest” ile tanışmak

Perşembe, 22 Şubat 2018

Uzun zamandır bir kitabın sizi sarstığını hissetmiyorsanız “Yeryüzüne Rest” ile tanışın.

2012 yılının Kasım ayında bir arkadaşım vasıtasıyla tanışmıştım Emre ile. Taksim’de buluşmuştum arkadaşımla. “Bugün seni Emre’yle tanıştırmak istiyorum kendisi kitap yazıyor” demişti. Taksim'de Mustafa Amca’nın yerini bilenleriniz vardır belki oraya gitmiştik, oldukça kalabalık günlerden biriydi ancak Emre'yi tanımama rağmen onu kalabalığın içinde ayırt etmiştim. Duvara yaslanmış tek başına oturup sigara içiyordu ve sigara dumanı da düşüncelerini temsil edercesine dağılıyordu saçlarının arasından, yeryüzüne. Yanına oturup kısa bir tanışma ve bir kaç sohbetten sonra kendi köşesine çekilircesine soyutlamıştı ortamdan kendini. Yazdığı kitabın nasıl gittiğini sordum; “İyi gidiyor, az kaldı bitmesine” demişti. Dediği de olmuştu, 2013'te kitabı yayınlandı. Tekrar görüşme fırsatımız olduğunda ve kitabını okuyacağımı söylemiştim, “Okuduğunda üzerine konuşalım” dedi.  

O yıl çok yoğun bir çalışma tempom vardı ve okuma fırsatı bulamamıştım. Nihayet okuma fırsatı bulduğum şu günlerde, kitabı hakkında yazmak istedim.

Öncelikle şunu tüm samimiyetimle söylemek isterim ki kitabın başında kurduğu şu sarsıcı cümle ile “uyandığında başlayan bir rüya kime anlatılır” sözüyle sizi kendi dünyasına davet ediyor. “Okuyacaklarından sen de sorumlusun okuyucu (en az yazan kadar)” diye gönderme yapıyor. Bu cümlenin sarsıntısıyla elimde tuttuğum kitabın sorumluluğunu almıştım üzerime, kendimi yazdığı şiirin içine teslim ederken; bir anda mektuba dönüşen bu kitap; ansızın yazarın odasındaki martının kanatlarına bırakıyor okuyanı.

Üstelik başta da söylediğim gibi yazan kadar okuyucuya da görev düşüyor kitapta şu sözlerle okuyucuyu kendine getiriyor bir kez daha yazar “Yanımdaki masada oturan hatun, Dostoyevski okuyor: “Yer Altından Notlar”, insanların yüzde 10'u okuduğunun yüzde 10'unu anlayabilseydi, gerçekten buna cesaret edebilseydi yüzde 100 farklı bir dünyada hatta evrende yaşıyor olurduk, Okuyucu” diyerek seni kendine getiriyor ve kendi dünyasındaki soyutluk ve somutluk arasındaki o arafta sana küçük tebessümler atıyor. Okurken; kendimi bir ip üzerinde yürüyen cambaz gibi hissederken hem düşmesine izin veren hem de düşünce başka bir dünya ile karşılaşılacağının ipuçlarını veriyor.

Varoluşçu edebiyata karşı ilginiz varsa ve uzun zamandır bir kitabın sizi sarstığını hissetmiyorsanız okumanızı tavsiye ederim Emre Gürdal'ın yazdığı “Yeryüzüne Rest” kitabıyla tanışın.

*KaosGL.org Gökkuşağı Forumu’nda yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. Yazının KaosGL.org’ta yayınlanmış olması köşe yazılarındaki görüşlerin KaosGL.org’un görüşlerini yansıttığı anlamına gelmemektedir.