İnsan Hakları / Askerlik

AYM Başkanvekili: LGBTİ+lar ‘makbul vatandaş’ görülmüyor

Perşembe, 22 Şubat 2018

 

AYM; eşcinsel askerlerin TSK'dan çıkartılması kararının iptalini reddetti. AYM Başkanvekili Yıldırım şerh düştü, “Eşcinsel ilişkilerin 'gayri tabii mukarenet' kavramı içinde değerlendirilmesi, insan hakları alanında ortaya çıkan çağdaş gelişmelerle çelişmektedir” dedi. Kararı değerlendiren Av. Yasemin Öz ise, “Bu kararla özel hayatın dokunulmazlığı bir kez daha ihlal ediliyor” şeklinde konuştu.

Askeri Yargıtay 1. Dairesi, Askeri Ceza Kanunu'nun, "Bir kimseyle gayri tabii mukarenette bulunan yahut bu fiili kendi rızasıyla yaptıran asker kişiler hakkında, fiilleri başka bir suç oluştursa bile, ayrıca TSK'dan çıkarma cezası, erbaşlar hakkında rütbenin geri alınması cezası verilir" şeklindeki kuralının Anayasa'ya aykırı olduğunu söyledi. Eşcinsel askerlerin TSK’dan ihraç edilmesini öngören kuralın iptali için Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) başvurdu.

AYM’nin, başvuruya ilişkin gerekçeli kararı Resmi Gazete’de yayınlandı. AYM, Kasım 2017’de verdiği kararla, düzenlemenin iptal istemini reddetmişti.

AYM’nin oy çokluğuyla aldığı karara şerh düşen AYM Başkanvekili Engin Yıldırım, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler, AİHM kararları ve BM İnsan Hakları Komitesi’nin Türkiye hakkındaki raporlarının yanı sıra Kaos GL’nin raporlarını da hatırlattı. Yıldırım, 23 sayfalık karşıoy görüşünde kuralın, Anayasa’nın “kanun önünde eşitlik” başlıklı 10. maddesine, “temel hak ve özgürlüklerin sınırlanması” başlıklı 13. maddesine ve “özel hayatın gizliliği” başlıklı 20. maddesine aykırı olduğunu ifade etti.

“LGBTİ+’lar ‘makbul’ vatandaş olarak görülmemektedir”

Yıldırım’ın karşıoy görüşünden satırbaşları şöyle:

“Gelişen insan hakları anlayışı ve toplumsal yaklaşımlarla birlikte bu, değişmeye başlamıştır. Eşcinsel ilişkilerin 'gayri tabii mukarenet' kavramı içinde değerlendirilmesi, insan hakları alanında ortaya çıkan çağdaş gelişmelerle çelişmektedir”

“Toplumun genel ahlakını korumak adına LGBTİ+ bireylerden talep edilen fedakarlık çok fazla olup, son derece ölçüsüzdür, zira bu insanlardan kişisel özgürlük ve haysiyetlerinin diğer insanlardan daha alt düzeyde olduklarının kabulü istenmektedir. Halbuki anayasamızda geçen ‘herkes’ ve ‘kişi’ kavramları belli bir cinsel yönelime işaret etmemektedir. .(…) İtiraz konusu kural askerlik mesleğinin onurunu korumak adına farklı cinsel yönelimleri olan asker kişilerin insan haysiyetini göz ardı etmektedir.”

“Cinsel eylem, tutum ve davranışlar, devletin kural olarak karışmaması gereken, ancak istisnai hallerde meşru amaçlarla, o da asgari seviyede müdahale edebileceği mahremiyetin esas olduğu özel bir giz alanda gerçekleşmektedir”

“Silahlı kuvvetlerde eşcinsellerin görev yapmasının ordunun disiplinine ve operasyonel etkililiğine ve etkinliğe yönelik risk oluşturduğu iddia ediliyorsa, bu iddianın dayanaklarının somut örneklerle ortaya konulması gerekir.”

“Bu kişiler farklı cinsel yönelimlerinden dolayı diğer insanlardan daha az mı değerlidir, haysiyet sahibidir? LGBTİ+ insanlar ne yaptıkları için değil, ne oldukları veya ne olarak algılandıkları için kuraldaki gibi ayrımcı muamelelerle karşılaşmakta, tabir caizse, ‘makbul’ vatandaş olarak görülmemektedir.”

Kural ne anlama geliyor?

Bilgi Üniversitesi İnsan Hakları Merkezi’nin 2010 yılında yayınlanan “Cinsel Yönelim veya Cinsiyet Kimliği Temelinde Ayrımcılığın İzlenmesi Raporu”nda kanunda yer alan “gayri tabi mukarenet” ifadesi şöyle değerlendiriliyordu:

“Askeri Ceza Kanunu’nun iffetsiz bir kimse ile evlenen veya böyle bir kimse ile yaşayanlar başlıklı 153. maddesinin 2. fıkrasına göre “Bir kimseyle gayri tabii mukarenette bulunan yahut bu fiili kendisine rızasıyla yaptıran asker kişiler hakkında, fiilleri başka bir suç oluştursa bile, ayrıca Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarma cezası, erbaşlar için rütbenin geri alınması cezası verilir.” Gayri tabii mukarenet, doğal olmayan cinsel ilişki anlamına gelmektedir. Maddenin lafzından anlaşıldığı ve uygulamada görüldüğü üzere bu kavramla eşcinsel ilişkiler kastedilmektedir. Eşcinsel ilişkinin suç kabul edilmesi uluslararası insan hakları standartlarına aykırıdır ve ayrımcılık yasağının ihlalidir.”

“Bu kararla özel hayatın dokunulmazlığı bir kez daha ihlal ediliyor”

Raporu hazırlayanlar arasında yer alan Kaos GL Derneği’nden Avukat Yasemin Öz, AYM’nin kararını ve “gayri tabii mukarenet” kuralını KaosGL.org’a değerlendirdi:

“Karşıoy yazısında çok iyi açıklandığı üzere; kişinin özel hayatının askerlik mesleğiyle ilgisi yok. Diğer kamu personelinin özel hayatı meslekleriyle ne kadar ilişkiliyse, askerlerin de o kadar olabilir. Bu kararla özel hayatın dokunulmazlığı bir kez daha ihlal ediliyor. AYM; asker kişiler ile diğer kamu görevlilerinin aynı pozisyonda olmadığı, bu nedenle farklı uygulamaya tabi tutulmalarının eşitlik ilkesini zedelemeyeceğine dair bir ret gerekçesi üretiyor. Burada aynılığı değiştiren “askerlik” mesleği. Asker personele, diğer kamu personeli ile aynı pozisyonda olmadığı için eşit muamele uygulanmaması önermesi, zımni olarak, “erkeklikle” ve itaatle ilişkilendirilen bir mesleğin eşcinsellere uygun olmadığını söylemek demek. Yani zımni olarak; eşcinselliği “ahlaksız” veya “erkekliğe tehdit” olarak gören ataerkil ve homofobik düşünüşe, kanunda yeri olmamasına rağmen, atfedilmiş oluyor bu karar ile.

“LGBTİ var oluş konusunda yasal bir düzenleme olmadığı ve yasa boşluğu olduğu için, bu konuda referans gösterebilecekleri yasal düzenleme yok. Yasal boşluk olduğunda, hakimler bu boşluğu örf, teamül ve adetlere göre doldurabilirler. AYM bu konudaki yasal boşluğu zımni olarak, ‘eşcinsellik ahlaksızlıktır’ düşünce yapısından hareketle doldururum demiş oldu. Yaptıkları görev nedeniyle diğer kamu personeli ile askerlerin ayrılması da doğru değil. Bu karar ile, kanunca korunmayan ataerkil ve homofobik toplumsal değerlere dayanılmış suni bir gerekçe yaratılmış oldu. LGBTİ’leri orduya almamak için, başka türlü bir gerekçe yasal olarak üretemediklerinden, ‘aynı olmadıkları için eşitlik ilkesi zedelenmez’ gibi suni bir gerekçe bulmak zorunda kaldılar.

“Olayın olumlu tarafından bakarsak; aslında AYM de ret gerekçesinde, kişinin cinsel yönelim ve kimliğinin özel hayatın dokunulmazlığı çerçevesinde ele alınması gerektiğini teslim etti. Ancak asker personelin disiplin edilmesi açısından bu uygulamanın Anayasaya aykırı olmadığını öne sürdü. Başka bir açıdan bu şu demek; askerlere istisnai olarak yaptırım uygulanabilir ama özünde kişinin cinsel yönelim ve kimliği özel hayatın dokunulmazlığına içkindir.”