İnsan Hakları

Almanya’dan 160 akademisyenden Ali Erol’la dayanışma

Cuma, 23 Şubat 2018
Haber: Kaos GL

Almanya’da yaşayan 160 akademisyen gözaltına alınıp serbest bırakılan Kaos GL kurucularından Ali Erol ile dayanıştı.

Almanya’dan akademisyenler, Kaos GL kurucularından Ali Erol’un gözaltına alındığı dönemde Türkiye Büyükelçisi Ali Kemal Aydın’a hitaben mektup yazdı.

Aralarında Münster Üniversitesi’nden Prof. Dr. Thomas Bauer, Kassel Üniversitesi’nden Prof. Dr. Elisabeth Tuider, Justus-Liebig Üniversitesi’nden Prof. Dr. Encarnación Gutiérrez Rodríguez, Prof. Dr. Rüdiger Lautmann, Prof. Dr. Nivedita Prasad, Berlin Queer Teori Enstitüsü’nden Antke Engel, Frankfurt Goethe Üniversitesi’nden Marc Siegel, Prof. Dr. Sabine Hark, Humboldt Üniversitesi’nden Beate Binder, Prof. Kerstin Stakemeier, Prof. Peggy Buth, Prof. Antonia Baehr, Dr. Anja Michaelsen, Karin Michalski, Prof. Dr. Nanna Heidenreich ve Prof. Dr. Heinz-Jürgen Voss’un da olduğu 160 akademisyen mektuplarında endişelerini dile getirdi:

“Türkiye’deki sivil topluma saldırı”

“İnsan hakları ve ayrımcılığa karşı mücadele alanından bilim insanları, kültür yaratıcıları ve kuramcılar olarak mücadele arkadaşımız ve yoldaşımız Ali Erol’un gözaltına alınmasına dair derin bir endişeyle bu mektubu size yazıyoruz.

“Ali Erol 1994’ten bu yana LGBTİ hakları başta olmak üzere insan hakları için mücadele veren Türkiye/Ankara’daki ilk resmi LGBTİ derneği olan Kaos GL’nin kurucuları arasındadır. Bu alandaki çalışmaları dolayısıyla Ali Erol 2013’te Uganda’da öldürülen eşcinsel aktivist David Kato adına verilen Vision & Voice Ödülü’ne layık görülmüştür. Ali Erol özellikle Türkiye ve Almanya arasında bilimsel ve kültürel uluslararası birikim aktarımı açısından olağanüstü önemli bir insan olmuştur, olmaya da devam edecektir.

“Ali Erol’un gözaltına alınması Türkiye’de LGBTİ haklarının nasıl endişe verici bir boyutta sınırlandığını göstermektedir. Bu gözaltı hiç şüphesiz LGBTİ etkinliklerine dönük 2017 Kasım ayından bu yana Ankara’da yürürlükte olan ve eleştiriye muhtaç genel yasakla ortak bir çerçeveye oturmaktadır.

“Ali Erol’un gözaltına alınması düşünce özgürlüğünün yanı sıra Türkiye’deki bütün sivil topluma dönük yeni bir büyük saldırıdır.”