Neydi başaramadığımız? | Kaos GL Haber Portalı

Gökkuşağı Forumu

Neydi başaramadığımız?

27 Şubat 2018

Bir cumartesi sabahında yazmaya karar verdim. Film karesi gibi; masa pencerenin önünde, pencere hemen aşağıda uzanan ağaçlara tepeden baktırıyor, hafif yağmur çiseliyor İzmir’de ancak yanı başımda kahvem yok. Kahve yapamadım, içimde bir çağlayan akmakta ve aklım sağlıklı kalıp kalmamak arasında gidip gelmekteyken, yapamadım. Koştum, klavyeme ve parmaklarımın beynimle koordineli çalışması fırsatına sığındım.

Nedir derdi bu insanın diyeceksiniz. Heh işte ben de bunu sorguluyordum siz gelmeden evvel. Halimi hatırımı sorduklarında yaşıyoruz işte diyorum genelde. İhtiyaçlarımın çoğunu karşılayabiliyorum mesela. Zaman zaman seyahat edebiliyorum. Karnım doyuyor her gün... Ailem sevgi kelebeğimsi, sevgi ile büyütüldük kardeşimle. Çevremdeki insanlar desem, hepsi birbirinden güzel. E aslında mutluyum da. Senin derdin ne olabilir ki başka, ah be doyumsuz insan diyeceksiniz. İnsan. Benim derdim insanmış. İnsanların doyumsuzluğu, riyakarlığı, karşısındaki insanlarda art niyet arama gayreti, açgözlülüğü, bencilliği, hırsı, kıskançlık krizleri, paraya tapınmaları, samimiyetsizlikleri, yalanlar dolanları, anlayışsızlıkları, birbirlerini dinlememeleri vesaire vesaire. Diyeceksiniz ki sana ne. Bence de haklısınız, bana ne. Ancak, çevremde ben istemeden veya benimle alakalı olmasa da kopan en küçük bir fırtına, benim moralimi bozmaya ve bazı şeyleri derinden sorgulamama sebep olabiliyor. İnanın, bundan ben de yoruldum. İletişim kuramıyoruz, heyooo!

Para yüzünden çıkmış, benim için küçük belki o bireyler için büyük bir tartışma beni buraya sürükledi. Çevremi gözlemlemişim, biriktirmişim çünkü. Sıkıldım. İnsanların anlamsızca en küçük olayları abartıp, kabartıp hem kendilerini hem çevrelerini olumsuz yönde etkilemeleri gerçekten beni tiksindirmeye başladı. Neden arkadaşım? Neden yarını veya ne bileyim beş dakika sonrası belli olmayan yegane yolculuğunda kendini yıpratma çaban? Nedir başına gelmiş herhangi bir olayı abartmaktaki ve dünyanın en kötü olayını yaşamışsın gibi davranmanın amacı? Niçin kendini üzmek? Neydi başaramadığımız bu oyunda? Kendinin farkında olmak, yapabileceklerinin farkında olmak mı? Siz hiç bir problemin içindeyken, bir hafta ne biliyim bir yıl sonrasını düşündüğünüz oldu mu? O anı atlatmakta kolaylık sağlayabiliyormuş, ben de yeni keşfettim. Veyahut bir gülümsemenin dahi hayatınıza ve sağlığınıza ne gibi katkılarının olduğunu tahmin edebilir misiniz? Bu konu üzerine yapılmış birçok araştırma bulunmakta (yazım doğaçlama bir şekilde meydana geldiği için affedin, kaynaklarla, somut örneklerle gelemedim, bir dahakine diyelim). Bir de benim sanata kaçışım vardır. Dansa koşarım ben mesela. Stres yaptığımda, üzgünken, evham yapmaya başladığımda... Negatif duygular aklımı ve bedenimi sardığında, onları müzikle buluştururum. Mutlu son. Ruhun önemli, ruhunu koru. An önemli, anı koru. Çünkü bir tek, şu ana sahibiz, gerisi yalan değil mi sizce de? Şimdinin sonsuzluğu, önünüzde milyon tane seçenek. Oysa geçmiş çoktan geçti. Geçmişte hata yapan da biziz o hatadan ders çıkarıp, hayatı tekrar yorumlayan da. Çünkü seçimleri kendimiz yaparız. Biraz kendimizi mi sorumlu tutsak olanlardan?

İllustrasyon: Manshen Lo

Rumi’nin dediği gibi “sen düşüncelerden ibaretsin, geriye kalan et ve kemiksin.” İnsanların çoğunun pozitif düşündüğü, hayatı yokuşa sürmeyi bırakıp, anlardan keyif almayı, her problemin eninde sonunda çözüleceği ve zaman geçtikçe önemini kaybedeceği gerçeğini hayat tarzı haline getirmiş insanların oluşturduğu bir dünya hayal edebiliyor musunuz? Bir insanın dünyayı değiştirme amacı gütme veya bunu hayal etmesi bir yana duradursun hele, kendini bi’ değiştirmeyi denesene? Sen hayata başka bir pencereden bak, gerisi akar. Su gibi akar. Çevren değişir. Çevren çiçeklenir. Sen çiçek gibi olursun. Yorma. Yorma kendini. Bırak bi’ akışına. (Yazar burada kendi kendine de gaz vermekte...) Karamsarlığa ve umutsuzluğa kapılmak niçin bir saniyelik mesele de içimizi açmak, kendimizi iyi hissettirmek, gülümsemek asıl mesele? Durup bi sorgulayalım, iyi gelir. Unutuyoruz çünkü bazı güzel şeyleri. Kişisel gelişimci falan filan değilim ancak kendi hayatımda gözlemleyip, hissettiklerimi az biraz olsun sizlerle buluşturmak gayesi ile yazmış ve paylaşmış bulundum. Belki birine dokunurum, bi durup düşündüğünde sevimli bi’ karar vermesine sebep olurum, bilmem ki. Birinin kalbine dokunmak hayattaki en güzel şey olabilir miydi ki?

Özgürlük ve aşk için yaşamak adına, şerefe hepinize...

*KaosGL.org Gökkuşağı Forumu’nda yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. Yazının KaosGL.org’ta yayınlanmış olması köşe yazılarındaki görüşlerin KaosGL.org’un görüşlerini yansıttığı anlamına gelmemektedir.