İnsan Hakları

Mevzuatımızda ayrımcılık yasağı

Çarşamba, 28 Şubat 2018
Haber: Kaos GL

Mevzuatımızda ayrımcılık yasak ama… “Ayrımcılık Yasağı ve Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Raporu”ndan cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği ayrımcılığına dair yerel mevzuatı derledik.

Fotoğraf: İlk 17 Mayıs Uluslararası Homofobi Karşıtı Yürüyüş, Ankara 2008

Pembe Hayat Derneği ve Kaos GL Derneği’nin 2017 yılında yayınlanan “Ayrımcılık Yasağı ve Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Raporu” yerel ve uluslararası mevzuatta ayrımcılık yasağını inceliyor.

Av. Ezgi Duman’ın hazırladığı ve editörlüğünü Av. Emrah Şahin’in üstlendiği beş bölümden oluşan raporda, uluslararası hukukta ve yerel mevzuatta ayrımcılık yasağı, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği ayrımcılığı bağlamında ele alınıyor.

Rapora ulaşmak için tıklayınız.

Ayrımcılık yasak ama…

KaosGL.org okurları için rapordan yerel mevzuatta ayrımcılık yasağı bölümünü derledik:

*Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’sında ayrımcılık, genel uluslararası düzenlemelere uygun olarak, yasaklanmıştır. Anayasa’nın giriş bölümüne göre “her vatandaş Anayasa’daki hak ve hürriyetlerden eşitlik ilkesine uygun olarak yararlanacaktır.” 10. maddede “Kanun Önünde Eşitlik” başlığı altında “herkesin, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşit olduğu” ve son fıkrada “devlet organlarının kanun önünde eşitlik anlayışına uygun olarak hareket etmekle yükümlü olduğu” belirtilmiştir.

*AİHS ve BM sözleşmeleri gibi Anayasa’da da ayrımcılığa sebep olabilecek nedenler sayılmış, ancak “ve benzeri sebepler” denmek suretiyle ucu açık bırakılmıştır. Bu çerçevede her türlü ayrımcılığın (Anayasa’da da kısmen tanınmış olan pozitif ayrımcılıklar hariç) Anayasa’ya aykırılığının gündeme getirilebilmesi mümkündür.

*Türkiye Devleti’nin taraf olduğu tüm uluslararası sözleşmeler ve bu sözleşmelere binaen ortaya çıkan içtihat hükümleri bağlayıcıdır ve kanun hükmündedir. Ayrımcılık yasağına dair düzenleme ve kararlar da bu kapsamdadır.

*TCK’nın haksız tahrik indirimini düzenleyen 29. maddesi de yargı kararlarına ayrımcılık olarak yansımaktadır. Yasada “haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye ceza indirimi uygulanacağı” belirtilmiştir. Kimi yargı kararlarında eşcinsel ya da trans olmak, haksız fiil sayılmakta ve cezasızlık durumu ile karşılaşılmaktadır. Bu kararlar nefret cinayetleriyle mücadelede ciddi sorunlar yaratmakta, aynı zamanda ayrımcılık niteliği taşımaktadır.

*İş Kanunu’nda da ayrımcılık yasağından bahsedilmiş, Kanun’un 5. maddesinde “iş ilişkisinde dil, ırk, cinsiyet, siyasal düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ve benzeri sebeplere dayalı ayırım yapılamayacağı” hükmüne, 18. maddenin (d) bendinde ise “ırk, renk, cinsiyet, medeni hal, aile yükümlülükleri, hamilelik, doğum, din, siyasi görüş ve benzeri nedenlerin fesih için geçerli bir sebep oluşturmayacağı” hükmüne yer verilmiştir. İki yasa maddesinde de ayrımcılık nedenleri örnek olarak sayılmış, “benzeri nedenler” denmek suretiyle farklı türler de yasaklanmıştır.

*İç hukukta farklı alanlarda (istihdam, eğitim vs.) ayrımcılık yasaklanmış ve bu anlamda bir hak ihlali olarak görülmüştür. Ancak ne yazık ki pratikte bu yasaklar hayata geçmemekte, aynı ya da başka hukuki düzenlemelerde “ahlaka aykırılık” gibi ifadelere bolca yer verilmesi, eşcinsel ya da trans bir kişi olmanın bu kapsama sokulması suretiyle, cinsel yönelim ya da cinsiyet kimliği ayrımcılığına sıkça gidilmektedir.

*Ayrımcılığı yasaklayan hükümlerde cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği ayrımcılığına açık bir şekilde yer verilmemesi ve TCK’da bu tür ayrımcılığın suç kapsamı dışında bırakılması da teşvik edici olmaktadır.