Kültür Sanat

koloni, Berlin’e göçüyor!

6 Mart 2018
Haber: Kaos GL

Kaos GL’nin ses getiren sergisi koloni, 9 Mart’ta Berlin’e göçüyor.

Video-enstalasyon Raskol’s Axe (2013), İyi Saatte Olsunlar

Kevser Güler, Derya Bayraktaroğlu ve Aylime Aslı Demir’in küratörlüğüyle Kaos GL tarafından İstanbul’da gerçekleştirilen koloni sergisi 9 Mart-15 Nisan arasında Berlin’de olacak.

Sergi, 9 Mart saat 19.00’da Scwules Museum’da açılacak. Schwules Museum, Kaos GL ile dayanışma sergilemek üzere koloni sergisinin ikinci edisyonunu kendi mekanında ağırlayacak. İstanbul edisyonundan geniş bir seçkiyi içeren ve kimi yeni üretimlere de yer veren koloni sergisinin ikinci edisyonu Derya Bayraktaroğlu ve Aylime Aslı Demir’in küratörlüğünde, Aykan Safoğlu’nun desteği ve yardımlaşması ile 9 Mart – 15 Nisan 2018 tarihleri arasında gerçekleşecek.

Saha Derneği ve Sivil Düşün desteğiyle gerçekleşen koloni sergisinin ikinci edisyonu, Schwules Museum’da “Kadınlar Yılı” etkinlik ve programları kapsamında izlenebilecek.

İstanbul’da bir koloni  

Yavuz Erkan, Ursula Mayer, Nilbar Güreş, Erinç Seymen & Uğur Engin Deniz, Daria Martin, Gökçe Yiğitel, Mary Maggic, İris Ergül, Katja Novitskova, Furkan Öztekin, Dynasty Handbag, Aykan Safoğlu, İz Öztat ve Zişan, Kerem Ozan Bayraktar, Mariah Garnett, Umut Yıldırım, Yasemin Nur ve İyi Saatte Olsunlar’dan oluşan sanatçı ve katılımcıların üretimlerini bir araya getirerek sosyal normlar ve ön kabullerle yapılanan ikilikleri tartışmaya açan koloni sergisi 23 Aralık 2017 – 3 Şubat 2018 tarihleri arasında, Kevser Güler, Derya Bayraktaroğlu ve Aylime Aslı Demir’in küratörlüğüyle Kaos GL tarafından İstanbul’da gerçekleştirildi.

koloni sergisi, ‘insan’ tanımını sorgulamaya açan global toplumsal koşullar ve durumlardan, sanatsal çalışmalardan, akademik üretimlerden ve tartışmalardan besleniyor. İnsanı ayrıcalıklı kılan ve var oluşu topyekün insana atfeden bilgi, bilim, teknoloji ve siyaset üretim biçimlerini eleştirel bir bakışla ele alıyor. Bedeni ve bedenli varlığı eylem gücüyle işaret eden, böylelikle insan/insan olmayan, doğa/kültür, canlı/cansız, organik/teknolojik gibi inşa edilmiş ikilikleri tartışan sanatsal çalışmaları bir araya getiriyor. Doğanın ve ‘doğal’ın uzantısı olagelmiş normallik kabullerini, bu kabüllerden hareket alan ahlakçılığı, dişi-erkek morfolojilerine sıkışmış biyolojik çoğalmacılığın kurulma biçimlerini sorguluyor. Dil ve toplumsal cinsiyet tartışmaları ile ilişkilen koloni sergisi, kültür-tarih-toplum-iktidar etkileşiminden türeyerek birbirini var eden insan merkezci kurgulara mesafe almanın bugün için barındırdığı anlamların izini sürüyor. Bu kurguları insan-sonrası ve kuir eleştiri ufkundaki paydaşlıklar aracılığıyla tartışan önermelere yer veriyor.

İlgili haber:

“koloni”: İnsan olmak ya da olmamak