Taze çıktı: Mansplaining ile mücadele yöntemleri | Kaos GL Haber Portalı

Gökkuşağı Forumu

Taze çıktı: Mansplaining ile mücadele yöntemleri

Perşembe, 8 Mart 2018

Sevgili okurlar, başlıkta görmüş olduğunuz muhtemelen “bu neydi” dediğiniz mansplaining, yüzyıllardır süregelmiş olsa da son zamanlarda bu ifadeyle anılan bir duruma işaret ediyor. Her şeyi bilen errrkeklerin, her şeyin en “iyisini” ve “doğrusunu” buyurması anlamına gelen bu kelime için elbette Türkçe çeviri önerileri vardı. “Açüklama” bunlardan biriydi. Biz bu yazıda erilliği “çük” üzerinden kurmayacak; “açüklama” çevirisini kullanmayacağız. Mansplaining ile ilgili “erkbuyuru”, “erbilmişlik”, “erkekleme”, “erilleme” gibi kullanımlar da mevcut. Lâkin henüz yaygın bir biçimde kullanılmıyor. Bu sebeple biz şimdilik yazı özelinde “mansplaining” demeye devam ediyor olacağız. Belki bu yazı “açüklama” mı değil mi krizi için de yeni bir çatlak yaratır, kim bilir.

Her şeyden önce mansplaining ile mücadele çetin bir yol, dikenli çalılar arasından geçmek gibidir. Kabullenilmişlikle bu yola girmemenizi, “olsun canım, ne olacak”larınızı bir kenara bırakmanızı, “bir tek dostun dikeni yaralar beni beni” demeden önleminizi almanızı öneriyorum. Hazırsanız, başlayalım!

Ciddiye almayın

Evet, ilk yöntemimiz başarabilenler için geliyor. Hareketin içinde size neden örgütlenemediğinizi, bir arada durmanızın neden zor olduğunu, kimliğinizi nasıl da sahiplenemediğinizi, bunun için bir alt yapınız olmadığını… söyleyen kişiler olacaktır. BAŞARABİLİYORSANIZ ciddiye almayın. İçinizden sürekli “yapma yawww” diyerek başarabileceğinizi umuyorum. Olmuyorsa, ikinci adıma geçelim.

Anlattırın, o dilindeki tüy bitsin

Baktınız ciddiye almadan yapamıyorsunuz, hep odaklandığınız işe odaklanamıyor; kendinizi sürekli durup durup “VAR YA” derken, içinizden kavga ederken yakalıyorsunuz. Size her şeyin en doğrusunu buyuran o kişiye dönüp “Ya sen nasıl başardın? :) Anlatır mısın biraz? Belki faydalanırız” deyin. Büyük ihtimalle sosyal medya üzerinden gelen cevapları da hızlı hızlı kaydırıp keyfinize göre ya öylece bırakırsınız ya da bu ikircikli diyalogu sürdürmek nasıl oldu da içinizden gelmeye devam ettiyse “Arkadaşlara ileteceğim çok sağ ol” filan dersiniz. İçinizden “Aynen aynen” demeyi ihmal etmezsiniz.

“Dayanışma”yı vurgulayanlar olacaktır, aman dikkat

Dayanışma… Çağımızın altın anahtarı… Size bazı “fikirlerini”  kabul ettirmek için, talep etmediğiniz hâlde deneyim aktarımı yapmakta ısrarcılığı ele elanlar ve buna “dayanışma” diyenler olacaktır. Bizim zamanımızda şöyleydi, böyle yapardık, devir çok değişti, şimdiki çocuklar bir harika… filan alıp başını gidecektir. Anlatılanlardan gözleriniz dolabilir, “vay be neler atlatılmış” diyebilir, tüm bunlardan etkilenebilirsiniz. Etkilendiğiniz yerden devam ettirmek tabii ki takdirinize kalmış lâkin bunun bir yöntem olabileceğini unutmayın. Tam bu noktadan yeniden üretim belki iyi olabilir. Bilemiyoruz. Bu aktarım talep ettiğiniz ve duymakta ısrarcı olduğunuz bir aktarımsa ona zaten diyecek bir şey yok ama bu hiç de duymaya istekli olmadığınız ve ihtiyaç duymadığınız bir anda “Bak şimdi öyle değil o…” gibi geliyorsa dinlerken dik durmaya dikkat etmenizi öneriyorum.

Elinizi vermeyin, kolunuzu kaparlar

Her daim size üstten “buyuran”, öneri getirdiğini zannedip tek bir yöntem dayatan kişiler olduğunda “en doğrusu bu belki” sanrısına düşerek başka ihtimalleri aklınızdan hiç geçirmeyebilirsiniz. Aklınızdan geçirdiğiniz, şöyle bir tartıp ölçtüğünüzde size de en mantıklı gelen yöntemin bu olduğunu fark etseniz dahi; AKLINIZDAN GEÇİRME VE ÖLÇÜP TARTMA HAKKINIZIN olduğunu unutmasanız iyi olur. Mansplaining’i size her daim bir yöntem olarak kullananlar, kabullenilmişliğinizden elbette beslenebilir. “Daha önce yaparak sindirdim, yine sindirebilirim” diyebilir. Bunları hep göz önünde bulundurun, oldu mu?

Öyle ya da böyle her gün her alanda karşılaştığımız bu buyuruyla derdi olan herkese güzel bir 8 Mart diliyorum. 

*KaosGL.org Gökkuşağı Forumu’nda yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. Yazının KaosGL.org’ta yayınlanmış olması köşe yazılarındaki görüşlerin KaosGL.org’un görüşlerini yansıttığı anlamına gelmemektedir.