Medya

Tinder’ın ateşi kendine kadar!

Cuma, 16 Mart 2018

Tinder gibi arkadaşlık siteleri yaygınlaşıyor. Ancak topluluk kuralları ikili cinsiyet sistemine göre şekilleniyor. Cinsellik ve cinsiyetini ifade özgürlüğü ‘müstehcenlik’ ve ‘şikayet var’ sansürüne takılıyor. Kullanıcılar, yaşadıklarını KaosGL.org’a anlattı.

İllüstrasyon: Diana Quach

Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Oregon eyaletinden trans kadın Ariel Hawkins, arkadaşlık uygulaması Tinder’a trans olduğunu profilinde belirttikten sonra hesabını sildiği için dava açtı.

Tinder, “dating app” denilen arkadaşlık, sohbet, buluşma, randevu, seks partneri bulmak ve daha birçok amaçla kullanılan uygulamaların son dönemde en yaygınlaşanlarından biri. Mantığı basit, Facebook hesabınızı bağlayarak veya telefon numaranızla bir hesap açıyorsunuz. Ardından kimlerle karşılaşmak istediğinizi belirtiyorsunuz. Önünüze başka profiller geliyor. Beğendiklerinizi sağa, beğenmediklerinizi sola kaydırıyorsunuz. Beğendiğiniz kişi de sizi beğenirse, Bingo! Artık iletişime geçebilirsiniz. Sonrası size kalmış…

Bu basit ve kapsayıcı görünen mantık acaba bu kadar sorunsuz işliyor mu? Her isteyen kendisini Tinder’da istediği gibi ifade edebiliyor mu?

Hawkins’in davasının ardından biz de bu soruyu Türkiye’den Tinder’ın hesabını kapattığı isimlere sorduk.

“Fake hesap” denilip hesap kapatıldı

Bu isimlerden birisi Janset Kalan. Janset’in Tinder’daki iki ayrı hesabı farklı zamanlarda kapatılmış. Gerekçe, şikayet alması ve Tinder kurallarını ihlal etmesi. Hangi kuralın nasıl ihlal edildiği ise bilinmiyor. Janset, Tinder hesaplarının kapatılmasını şöyle anlatıyor:

“İlk olarak bir telefonumdaki Tinder hesabım kapatıldı. Daha doğrusu IP adresim banlandı. Telefon değiştirdiğimde yeni hesap açtım. O hesabı da en fazla üç ay kullanabildim. Onu da en sonunda banladılar. Tinder kurallarını ihlal ettiğimi, “Fake hesap” olduğunu iddia ettiler.”

Topluluk Kuralları?

Peki nedir bu kurallar? Tinder, kullanıcılar kayıt olurken bir dizi topluluk kuralına uymalarını bekliyor. Kullanıcıların yapmayacakları şeylerden birisini şöyle açıklıyor: “Nefret söylemi, tehdit edici, cinsel olarak açık veya pornografik; şiddeti kışkırtan; çıplaklık ya da grafik şiddet veya nedensiz şiddet niteliğinde herhangi bir İçerik yayınlamak.”

“Çıplaklık ve cinsel içerik” başlığının detayları ise şöyle:

“Tinder sizin en provokatif altı fotoğrafınızla hava atmanız amacıyla kurulmamıştır. Cidden. Sizden saçınızı bir tarafa attırmanızı ve en iyi Pazar pozunuzu koymanızı istemiyoruz; sadece klas ve halka açık tüketim için uygun olun yeter. Çıplaklık, cinsel anlamlı içerik veya seks oyuncaklarına hayır. Eğer tanga tercih ediyorsanız, lütfen unutmayın tahrik edici pozlara Tinder'da izin yoktur. (Eğer Kamasutra pozu veriyorsanız, bu muhtemelen profil fotoğrafınız olmamalıdır.) Bu kuralları ihlal eden fotoğraflar muhtemelen silinecektir ve en ciddi kural ihlalleri hesabın kapanmasına neden olacaktır.”

Tinder, “tahrik edici pozların” yer almamasını, “klas ve halka açık tüketim için uygun olunmasını” istiyor. “Çıplaklık, cinsel anlamlı içerik veya seks oyuncaklarını” yasaklıyor.

Kurallar herkese aynı mı işliyor?

Yasaklar ve kurallar ortada. Peki bu kurallar herkes için aynı mı işliyor? Ve bu kuralların denetimi nasıl sağlanıyor?

Janset, bu tarz arkadaşlık uygulamalarının trans kadınları dışladığını düşünüyor. Cinsiyet seçeneklerinin kapsayıcı olmamasını, seks işçiliğine kesinlikle karşı olmalarını eleştiriyor: “Bunlar sonuçta dating aplikasyonları. İnsanlar buluşsun, etsin diye varlar. Ancak söz konusu trans kadınlar olduğunda sürekli engeller çıkıyor.”

Tinder’a kayıt olmak için iki yöntem var. Biri Facebook hesabınızı bağlamak, diğeri telefon numaranızla giriş. Facebook hesabı bağlandığında fotoğraflar ve Facebook’ta belirttiğiniz cinsiyet seçeneğini otomatik algılıyor. Telefon numarası ile girişte ise “Kadın”, “Erkek” cinsiyet seçenekleri dışında “genderqueer”, “trans kadın”, “trans erkek”, “nonbinary” gibi bir dizi seçenek de sunuyor. Ancak sizin aradığınız kişiler kimler sorusuna sadece 3 yanıt var: Erkek, kadın, erkek ve kadın. Aynı şekilde hangi aramalarda gözükeceğiniz sorusuna da iki yanıt verebiliyorsunuz sadece: Erkek veya kadın. Kaydolurken cinsiyet çeşitliliğini gözeten uygulama, tam da amacı olan birini bulmak olunca kullanıcıları iki cinsiyete hapsediyor. Sorun da burada başlıyor.

Şikayet üzerine hesaplar askıya alınıyor

“Kadın seçeneğini işaretlemiştim. Eşleştiğim erkekler şikayet etti. Bazıları ise trans kadın olduğumu fark edince eşleştirmeyi kaldırdı sadece. Bir kısmı fobik söylemlerde bulundu. Ve tabi bir kısmı da şikayet edip engelledi. Nihayetinde Tinder benim hesabımı askıya aldı.”

Böyle anlatıyor Can Servi Tinder’da yaşadığı sorunları. Tinder kullanıcılara “kadın” ve “erkek” dışında seçenek sunsa da, aramalarda bu seçenek olmayınca şikayetler çoğu zaman engellenme sebebi oluyor.

Enes Ka da hesabı engellenenlerden. “Cinsiyetimi kadın yapmıştım. ‘Travesti fotoğraflarımı’ koymuştum. Eşleştiğim erkekler şikayet etti. Tinder da hesabımı önce askıya aldı. Sonra sildi. Tekrar açtığımda laçovari fotoğraflarımı koydum. Sorun olmadı. Gacıvari halimin kapatılması üzdü ama laçovari halimi de sevdiğim için, akışkan olduğum için çok sorun olmadı.”

Cinselliğini ve cinsiyetini ifade özgürlüğü vs müstehcenlik!

Bu sorunun yaşandığı tek platform Tinder değil. Janset, Instagram’da ‘müstehcen ve ahlaksız’ bulunduğu için hesabının kapatıldığını söylüyor. “Millet her yerini paylaşırken sorun yok, benim iç çamaşırları fotoğraflarım sorun” diyor. Janset’in aktardıklarına göre Badoo’da da transların profilleri çok hızlı bir şekilde kapatılıyor. Hornet’te de durum farksız.

Sosyal paylaşım siteleri, arkadaşlık uygulamaları “ifade özgürlüğü” iddiasıyla yola çıkıyor. Çoğunda nefret söylemine müsaade edilmiyor ancak bu müdahalenin sınırları “ahlak kurallarına” kadar uzanıyor. Kişilerin cinselliklerini, cinsiyet kimliklerini ifade edebilmelerinin önüne “müstehcenlik” engeli çıkıyor. İnternetin gerçekten özgürleştirici bir deneyim olabilmesi için ise bütün sosyal paylaşım uygulama ve sitelerinin topluluk kurallarını cinsiyet çeşitliliğini yansıtacak şekilde güncellemesi bir ihtiyaç olarak ortada duruyor…

İlgili içerikler:

Tinder’daki Conchita ya da ‘istenmeyen öğe’

‘Kimlikteki ismimden sana ne Facebook?’

Facebook’un ‘size özel cinsiyet seçimi’ artık Türkiye’de de geçerli