Yaşam / Ekoloji

Queer aktivizm vegan aktivizmin neresinde? (1)

Pazartesi, 26 Mart 2018

Vegan LGBTİ aktivistlerine queer aktivizm ve vegan aktivizm arasındaki ilişkiyi sorduk.

İllüstrasyon: Neil Webb

Cinsiyete ve bir türe dayatılan tahakküm ilişkileri aynı kökten mi besleniyor? Aynı kökten besleniyorsa verilen mücadele de kesişimsel mi olmalı? Yoksa benzerlikler olsa da iki ayrı sömürü biçiminden ve kendine özgü koşullardan mı bahsetmek gerekir? Dolayısıyla mücadelenin kendine has yöntemleri mi olmalı?

KaosGL.org bu konuyu tartışmaya açmak için, vegan LGBTİ aktivistlerine queer aktivizm ve vegan aktivizm arasındaki ilişkiyi sordu. Bugün Arvid Bager, Serhat Dalkılıç ve Umut Erdem’in görüşlerine yer veriyoruz.

“Cinsiyet ayrımcılığına karşı olan kişi türcülüğe de karşı olmalı”

Kendini vegan olarak tanımlayan Serhat Dalkılıç queer aktivizm ve vegan aktivizm arasında doğrudan bir ilişki olduğunu düşünüyor:

Serhat Dalkılıç

“Queer ve veganın ilişkisi ya da ortaklaştığı yer benim için türler ve cinsiyetler arası ayrımcılığı reddetmesidir. Hatta Queer'im diyen birey direkt olarak vegan olmalıdır çünkü cinsiyet ayrımcılığına karşı olan kişi türcülüğe de karşı olmalı.”

 “Özgürleşme meseleleri kesişimseldir”

Vegan aktivist Arvid Bager queer aktivizm ve vegan aktivizm arasında doğrudan bir bağ kuramadığını söylüyor:

Arvid Bager

“Ayrımcı bir birey olmamaya çalışıyorum. Bu yüzden vegan oldum, hissedebilen bütün canlıların öznesi oldukları hayatı özgürce yaşamaları gerektiğini savunuyorum. Vegan olduktan 1-2 sene sonra queerlikle ilgili kendimi bilgilendirdim, pek bağlantıları yok diyebilirim. Yani benim için bir bağ yoktu ama birçok insan için özgürleşme meseleleri kesişimseldir, biriyle ilgilenip bütün ayrımcılık çeşitleriyle alakalalı ciddi dinamikler olduğunu anlıyor insan.”

“Feminist ve/ya queer olduğumuz için vegan olmayız”

Vegan, feminist ve bi+ aktivisti olarak kendini tanımlayan Umut Erdem, vegan olmak için feminist ya da queer olmaya gerek yok diyor:

Umut Erdem

“Herhangi bir düşünce, yaşamı şekillendirme hali, ideoloji vs. vegan olmak için asgari değil. Vegan olmak, hayvanların odakta olduğu, onlara karşı sorumluluğumuza dair bir mesele. Genelde bu konuda feministlere ve queerlere, feminist ve queer oldukları için vegan olmaları yönünde çağrı yapılıyor. Buna katılmıyorum. Hayvanları mülk olarak görmemek ve onları kullanmaktan kaçınmaktır, veganlık. Feminist ve/ya queer olduğumuz için vegan olmayız. Hayvanları önceleyerek, onlara adil olmak için vegan oluruz. Ama feminist etikle vegan olmadan önce hemhal olmuş olmamın, kendimi hayvanlardan üstün görerek onları dilediğimce kullanmamın yanlış olduğu konusunda beni ikna edebildiğini düşünmüyor değilim. İktidar olgusunu, tahakkümü tartışmam, sorgulamam, beni vegan olma konusunda çok daha kolay ikna etmiş olabilir. Çünkü ben gerçekten vegan olmaya çok kolay ikna olmuştum. Bana veganlık anlatıldı ve sonra ben vegan oldum. Ama bu durumu genelleştirmek yine de yanlış olur.”

Tartışmaya katkıda bulunmak isteyen vegan LGBTİ aktivistleri asli.alpar@kaosgl.org adresine yorumlarını gönderebilir.