İnsan Hakları / Nefret Suçları

Mersin’de trans kadına saldırı

Çarşamba, 28 Mart 2018

Mersin’de trans kadın Serap iki kişinin saldırısına uğradı. Mersin 7 Renk LGBTİ, olayın takipçisi olacağını duyurdu.

Fotoğraf: Yıldız Tar, Mersin Onur Yürüyüşü, 2017

UYARI: Bu haber şiddete ilişkindir. Detaylara girilmese de yaşananlar aktarılmaktadır. İçerik daha önce şiddete, ayrımcılığa, nefrete uğrayan ya da şahit olan kişiler için o anları tetikleyebilir, travmatik etkiler yaratabilir. Böyle bir durumda size destek olabileceğini düşündüğünüz ruh sağlığı uzmanına ulaşabilir, şehrinizdeki LGBTİ oluşumu ile bağlantıya geçebilir veya destek için danisma@kaosgl.org a mail atabilirsiniz.

Mersin’de bugün (28 Mart) gece saatlerinde trans kadın Serap iki kişinin saldırısına uğradı. İki erkek Serap’a sokakta saldırdı. Saldırı sonucu Serap’ın burun kemiği ve dişi kırıldı; Serap geçici süreyle görme yeteneğini kaybetti.

Mersin’de saldırılarda kolluk ilgisiz

Saldırının ardından Serap’la görüşen Mersin 7 Renk LGBTİ Dayanışma Derneği’nden Yağmur Arıcan, saldırının ardından polisin ilgisizliğine dikkat çekti:

“Son zamanlarda Mersin’de kolluk kuvvetlerinin tutumu sokaktaki saldırganları cesaretlendiriyor. Geçtiğimiz günlerde yine bir trans kadını sokakta köpeklerle kovaladı polis. Bize ulaşan trans kadın, polisin halka ‘yakalayın’ gibi talimatlar verdiğini söyledi. Kolluk kuvvetlerinin bu tutumu kafamızda soru işaretleri yaratıyor.

“Dün yaşanan saldırıda ise iki şahıs Serap’ı darp ediyor. Hastaneye gidiyor. Polis ekibi uzunca süre hastaneye gelmiyor. Hastane polisi devreye giriyor. Ardından biz avukatla birlikte karakola gidip şikayetçi olduk. Bu sırada bize karakolda, ‘Bu çok basit bir olay, avukat istemeyin’ denildi. Olay bir şekilde geçiştirilmeye çalışılıyor. Yine karakolda polislerin trans kadınları köpeklerle kovalamasını hatırlattığımızda o ekipten şikayetçi olmamızı söylediler.”

“Mağdurlar kolluk kuvvetlerinden korkuyor”

Kaos GL Derneği, 2017 Yılında Türkiye’de Gerçekleşen Homofobi ve Transfobi Temelli Nefret Suçları Raporu’nu kamuoyu ile paylaştı. Raporda nefret suçlarına ilişkin çarpıcı veriler yer alıyor. 

Raporun kolluk kuvvetlerinin tutumu bölümünde Emniyet Teşkilatı’nın mağdurlarca başvurulan başlıca şikâyet mekanizması olduğu belirtiliyor.

Rapora göre 2017 yılında, 117 vakanın sadece 19’u polise bildirildi; 93’ü bildirilmedi; 5 vakanın tanığı bunu bilmiyordu.

“Ancak bu vakaların sadece 7'sinde yargı süreci işletildi. Dolayısıyla mahkeme süreçleri başlatılan vaka sayısı da 7’de kalmış oldu. Bu derece az bildirimin ve işlemin çeşitli sebepleri vardı: Birincisi, 6 vakada faillerin kendileri zaten polis memurlarıydı ve böylece bu vakalarda mağdurlar bu yüzden bildirimde bulunmamayı tercih ettiler. İkincisi, 6 vakada polisler vakalara tanıklık etmelerine rağmen tepki göstermediler veya görevlerini yerine getirmediler. Üçüncüsü, 7 vakada failler mağdurların aile bireyleriydi.”

Raporda bu durumun nedeni ise şöyle açıklanıyor:

“Mağdurların çoğu ailelerinden ve kolluk kuvvetlerinden ciddi biçimde korkuyorlardı. Mahkemelere veya diğer devlet aygıtlarına güvenmiyorlardı. Bu nedenle de kolluk kuvvetlerine veya mahkemelere son derece az sayıda olay ihbar edildi. 117 vakadan sadece 19’u polise bildirilirken sadece 7’si mahkemeye intikal etti. Sadece 1 vakada polis olayı nefret suçu olarak değerlendirdi.”

2018 Nefret Suçları Araştırması devam ediyor

Kaos GL, 2018 yılında homofobik ve transfobik nefret suçuna maruz kalan ya da tanık olanları araştırmaya katılmaya çağırıyor. Araştırmaya katılmak için burayı ziyaret ediniz.

İlgili haberler:

2017 Nefret Suçları Raporu: Failler ikiden fazla, mekan kamusal alan

Nefret Suçları Raporu önsözü: Olumluya doğru değişim yok!

Nefret suçuna maruz kalanlar bundan nasıl etkileniyor?