İnsan Hakları / Sağlık

“Sağlık hakkına herkesin eşit erişimi sağlanmalıdır”

Pazartesi, 9 Nisan 2018
Haber: Kaos GL

Tıp öğrencileri, LGBTİ’lerin sağlık hakkı, bu hakka erişimdeki engeller ve ayrımcılığı tartıştı.

Türk Tıp Öğrencileri Birliği (TurkMSIC) tarafından düzenlenen “Risk altındaki gruplar ve temel hak ihlalleri” başlıklı 6. Ulusal İnsan Hakları ve Barış Kış Kampı 6-7-8 Nisan tarihlerinde İstanbul Aydın Üniversitesinde gerçekleşti.

Risk altındaki grupların sağlık hizmetlerine erişimleri isimli oturuma Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıp tarihi ve Etik Anabilim Dalı’ndan Dr. Şükrü Keleş ve Kaos GL Derneği’nden Seçin Tuncel katıldı.

“Ayrımcılık farklılıktan kaynaklanmaz”

Dr. Şükrü Keleş konuşmasında; sağlık hizmetleri sunanların dikkat etmesi gereken noktaları ve sağlık hizmetinin amacını şu şekilde açıkladı:

“Sağlık hizmeti oldukça değerli bir hizmettir, insan sağlığını iyileştirmeye hizmet ederiz. Konunun etik açıdan önemi vardır. Sağlık hizmetlerine herkesin eşit erişimi sağlanmalıdır. Yaşam kutsaldır ve sağlık hakkına erişimdeki engellerin kaldırılması elzemdir. Savunmasız veya örselenebilir grupların nitelikli sağlık hizmetlerine erişimde sorunlarla karşılaşıyor.”

Keleş, Uluslararası Biyoetik ve İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’ni hatırlatarak şöyle devam etti:

“Hepimiz aslında bu savunmasız gruba dahil olma potansiyeline sahip olan insanlarız.  Kimilerimiz örselenmeye daha yakın olabilir. Ancak bu durum insanların farklılıklarından kaynaklanmaz, diğer insanların bakış açısıyla ilişkilidir.”

“Toplumsal cinsiyet normları henüz doğmadan hayatımızı etkiliyor”

Tuncel ise, toplumsal cinsiyet normlarının henüz doğmadan insan hayatını etkilediğini belirtti. Bu normlar ve kodların nasıl bir bebeklik, çocukluk, ergenlik, gençlik, yetişkinlik, veya yaşlılık geçireceğimizi belirlediğini hatırlattı, “Sağlığa erişimi değerlendirirken de bu ikili cinsiyet sistemi ile kurulmuş bir tıp alanından bahsetmek mümkün” dedi.

“Bir LGBTİ bireyin yaşadığı umutsuzluk ve çaresizlik, maruz bırakıldığı ayrımcılık ve şiddetin sonucudur” diyen Tuncel konuşmasında damgalanma, ayrımcılık, sağlık hakkı, sağlık hakkına erişim, intiharlar ve kişilerin bedensel bütünlüğüne dönük iradeleri dışı müdahalelerden bahsetti.