Gökkuşağı Forumu

‘Telafisiz’ geçen bir hayat

Cuma, 20 Nisan 2018

Hem Nazi Almanyası hem de savaş sonrası Batı Almanya’da tutuklanan, eşcinselliği yasaklayan yasaların mağdurlarından Wolfgang Lauinger 99 yaşında hayatını kaybetti. Ömrünü haksızlığa karşı mücadeleye adayan Lauinger, ölmeden önce yaşadıklarının telafi edilmesini umuyordu.

Almanya’da Naziler eşcinselleri toplama kamplarında katletti. Naziler gitse de homofobik yasaları senelerce yürürlükteydi. On binlerce kişi cinsel yönelimlerinden dolayı yargılandı. Yargılanan ve hapse atılanlardan biri de Wolfgang Lauinger idi. Lauinger 20 Aralık 2017’de 99 yaşındayken, yaşadıkları telafi edilmeden hayatını kaybetti.

Lauinger, hem Nazi Almanyası hem de savaş sonrası Batı Almanya tarafından hapse atılmış, bütün ömrünü LGBTİ’lere dönük haksızlıklara karşı mücadeleye adamıştı.

İki kere tutuklandı

Wolfgang, 1941-1942 yıllarında “Swingkids” isimli bir gençlik hareketine üye olduğu gerekçesiyle Nazi Almanyası tarafından tutuklandı. Swingkids, Hitler Gençliği’ne karşı swing müziği ve kültürünü savunan bir hareketti. Lauinger, serbest kaldıktan sonra saklanmak zorunda kaldı.

Wolfgang Lauinger, babası Arthur ile; 1939.

Lauinger, 1950’de bir kez daha tutuklandı. Bu sefer savaş sonrası Batı Almanya’nın yerel eşcinsel buluşma mekanlarına dönük baskınların hedefindeydi. Tutuklanma gerekçesi ise hem Nazi Almanyası hem de Batı Almanya’da “erkekler arası cinsel ilişkiyi” yasaklayan Fıkra 175’i ihlal etmekti. Lauinger 5 ay hapiste kaldı. 200’den fazla kişinin yargılandığı, “Frankfurt Eşcinsel Davaları” olarak bilinen davada hakim karşısına çıktı. Lauinger’in bu yargılamaların hayatta kalan son mağduru olduğu düşünülüyordu.

Fıkra 175’in tarihi

Yaşadıklarına ilişkin tazminat alamadan hayatını kaybeden eşcinsel hakları savunucusu, Fıkra 175’e karşı senelerce mücadele etti. Fıkra 175, Almanya’nın ceza yasasına 1871’de girmiş ancak 1935 yılında Naziler tarafından genişletilmişti. Genişlemiş haliyle binlerce eşcinselin toplama kamplarına gönderilmesine yol açmıştı.

Adolf Hitler’in hükümeti Fıkra 175’in “erkekler arasında her türlü iffetsiz hareket”i kapsamasını sağlamış, böylece fiziksel temas olmadan da çok sayıda kişi cezalandırılmıştı.

Toplama kampları özgürleştirildikten ve kamplarda kalıp henüz hayatını kaybetmemiş olanlar kurtarıldıktan sonra bile bazı mahkumlar Fıkra 175’ten dolayı 2 yıl hapis cezası aldı. Pembe üçgenle damgalanıp kamptan kurtulanlar ise damgalamayla hayatlarını sürdürmeye çalıştı.

Doğu Almanya 1950 yılında Nazilerin Fıkra 175’teki değişikliklerini feshetse de, Batı Almanya bunu yapmadı ve anayasa mahkemesinde onayladı. 1949 ve 1969 yılları arasında ortalama 100 bin kişi homofobik Fıkra 175 yüzünden yasal soruşturma ile karşılaştı. 50 bin kişi ise mahkum oldu. Yasa yüzünden çok sayıda kişi intihar etti.

Wolfgang Lauinger, Frankfurt, 2015.

Kaldırıldı ama telafisi on yılları buldu

Eşcinsellik Batı Almanya’da 1969 yılında, Doğu’da ise 1968’de suç olmaktan çıkartıldı ancak Fıkra 175’in resmen kaldırılması 1994 yılını buldu. 2002 yılında Almanya parlamentosu aldığı kararla eşcinsellerin Nazi döneminde aldığı cezaları yürürlükten kaldırdı. Ancak parlamento yasanın Nazi döneminden sonra da uygulamada olduğunu ve çok sayıda kişinin hayatını etkilediğini görmezden geldi.

On yıllar süren kampanyaların ardından yasa yüzünden mahkum edilen herkesten özür dilenmesine karar verildi. Yasadan mağdur olan ve hâlâ hayatta olanlara ise tazminat ödenecekti.

Berlin'deki eşcinsel soykırımı anıtı, Getty Images

Angela Merkel’in kabinesi özür yasasını 22 Mart 2017’de onayladı. Ancak yasanın yürürlüğe girmesi için parlamentoda oylanması ve onaylanması gerekiyordu. Yasa Haziran ayında Almanya parlamentosu Bundestag’ta oylandı ve onaylandı.

Mahkum edilen herkese 3.000 Euro verilmesi, cezaevinde geçirilen yıl başına ise 1.500 Euro ek tazminat öngörülüyor. Ancak Lauinger’in bu yasadan önce Adalet Bakanlığı’na başvurusu reddedilmişti. Bakanlık, “Lauinger yargı sürecinde beraat ettiği için” başvurusunu işleme koymamıştı. Ömrünü haksızlığa karşı mücadeleye adayan Lauinger, ölmeden önce yaşadıklarının telafi edilmesini umuyordu.

*Bu yazı ilk olarak Kaos GL dergisinin 159. sayısında yayınlanmıştır.

*KaosGL.org Gökkuşağı Forumu’nda yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. Yazının KaosGL.org’ta yayınlanmış olması köşe yazılarındaki görüşlerin KaosGL.org’un görüşlerini yansıttığı anlamına gelmemektedir.