İnsan Hakları / Çalışma Hayatı

LGBTİ işçi ve emekçiler neler yaşıyor?

Pazartesi, 30 Nisan 2018

1 Mayıs öncesinde LGBTİ çalışanların yaşadığı sorunları konuşuyoruz: Ayrımcılık, gizlenmek zorunda kalmak ve işini kaybetme korkusu…

Fotoğraf: 1 Mayıs 2015, Ankara

Yarın 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü. Ülke genelinde işçi ve emekçiler sokağa çıkacak. Bir kez daha haklarını arayacak.

Peki ya LGBTİ işçi ve emekçiler neler yaşıyor? Cinsel yönelim, cinsiyet kimliği ve ifadesi nedeniyle ayrımcılık çalışanları nasıl etkiliyor?

Bu soruların yanıtlarını Kaos GL Derneği’nin özel sektör ve kamu çalışanı LGBTİ’ler araştırmalarında arıyoruz.

Özel sektör: Gizlenmek zorunda kalmak ve ayrımcılık

Kaos GL Derneği’nin, “Türkiye’de Özel Sektör Çalışanı Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans ve İntersekslerin Durumu 2017 Raporu” geçtiğimiz günlerde yayınlandı.

LGBTİ çalışanların yalnızca yüzde 17’sinin tamamen açık olduğunu ve yüzde 65’inin iş yerinde ayrımcılığa uğradığını veya bunu önlemek üzere kimliğini gizlemek zorunda bırakıldığını ortaya koyan raporda istatistiklerin dışında, LGBTİ çalışanların anlatıları da yer alıyor.

“Askerliğini yapmış olma kriteri soğuk terler dökmeme neden oldu, hem ilanı görünce hem mülakatta.” (bilişim sektöründe uzman olarak çalışan bir gey)

“Trans kadın olmamdan kaynaklı hep bir gerilim içinde oldum. En sonunda fark ederlerse şok olma potansiyelleri var. İlanda açıkça belirtilse iyi olurdu. Cinsiyet ayrımcılığı yapılmaz diyordu ama cinsiyetten ne anladıklarını bilemezdim.” (havacılık/ulaştırma sektöründe hizmet personeli olarak çalışan heteroseksüel bir trans kadın)

“Erkeksi tavırlarım ve giyimim nedeniyle örtülü sorularla, bakışlarla karşılaştım ama oralı olmadan konuyu hep profesyonel konularda tutmaya çabaladım. Evlenmeye niyetim olup olmadığı iki defa soruldu örneğin. Tuhaftı.” (tekstil sektöründe uzman olarak çalışan bir lezbiyen)

“Açık davranırsam tacize uğrayacağımı düşündüm. Gizledim. İşe alındıktan sonra sosyal medyadaki paylaşımlarımdan anlamışlar. Mizah ile aşağılandım.” (medya sektöründe hizmet personeli olarak çalışan bir biseksüel kadın)

Rapor, özel sektörde çalışan LGBTİ’lerin işe alım sürecinde cinsel kimliği konusunda açık davranamadıklarını ve zorlayıcı içsel deneyimler yaşadıklarını açıklıyor. Yaklaşık olarak “7 çalışandan 1’i” iş başvurusu esnasında cinsel kimliğine ilişkin tamamen açık, rahat ve özgür davranabildiğini belirtti.

Rapor, araştırmaya katılan 166 kişiden 26’sının, yani yüzde 16’sının cinsel kimliği nedeniyle işyerinde ayrımcılığa maruz kaldığını ve 82 kişinin de “ayrımcılığa maruz kalmamak için cinsel kimliğini gizlediğini” bildiriyor. Özetle, katılımcıların yüzde 65’i iş yerinde ayrımcılığa uğramış veya bunu önlemek üzere kimliğini gizlemek zorunda kalmış.

Kamu: Açık davranabilme oranı çok düşük

Derneğin “Türkiye’de Kamu Çalışanı Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans ve İntersekslerin Durumu” araştırmasının 2017 sonuçları kamuda da ayrımcılığın LGBTİ çalışanları hedef aldığını ortaya koyuyor.

Araştırmanın 2017 raporuna göre, ankete katılan 80 kişiden 36’sı yani yüzde 45’i, işyerinde cinsel kimliği konusunda “tamamen kapalı oldukları” yanıtını verdi. Bu bulgular, kamu sektöründe cinsiyet kimliği ve cinsel yönelim bakımından açık davranabilme oranının çok düşük olduğunu gösteriyor.

Kamu çalışanı LGBTİ’lerin yüzde 19’unun işyerinde doğrudan ayrımcılık yaşadığını belirten raporda, katılımcıların yüzde 52’sinin işyerinde ayrımcılık veya nefret suçu ile karşılaşmamasını cinsel kimliğini gizlemesine bağladığı anlaşılıyor. Araştırma katılımcıların yalnızca yüzde 16’sının ayrımcılıkla karşılaşmadığını ortaya koyuyor.

2018 araştırmaları sürüyor

Derneğin 2018 yılı için araştırmaları ise devam ediyor. Çalışmalar bu yıl Kadir Has Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Araştırmaları Merkezi ile birlikte yürütülüyor.

“Türkiye’de Kamu Çalışanı Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans ve İntersekslerin Durumu” araştırması için tıklayınız.

“Türkiye’de Özel Sektör Çalışanı Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans ve İntersekslerin Durumu” araştırması için tıklayınız.