Gökkuşağı Forumu

Ankara’da valiliğin yasağını nasıl çöpe attık?

Cuma, 4 Mayıs 2018

Sınıfa baktığında sadece “mavi yakalı, bıyıklı, heteroseksüel erkek” bir imaj görenler aldanıyor. İşçi sınıfı cinsel çeşitliliğin tüm unsurlarını bünyesinde taşır.

Güneşli bir Nisan günü, ODTÜ’nün çimenlerinde oturan bir grup LGBT aktivisti, yaklaşan 1 Mayıs’ta neler yapacağımızı konuştuk.

Ücretli emek sömürüsüne, cinsel kimlik ayrımcılığına, ülkeye dayatılan diktatörlüğe ve valilik yasaklarına karşı olduğumuzu “Sömürüye, ayrımcılığa, dikatörlüğe, yasaklara karşı LGBTİ’ler sokakta!” pankartının arkasında yürüyerek göstermeye karar verdik.

Gökkuşağının Kızılı, LGBTİ+ Kolektifi ve ODTÜ LGBTİ Dayanışması’nın öncülüğünde örgütlenen girişim, bağımsız aktivistlerle beraber 1 Mayıs’ta “Gökkuşağı Korteji” kurulmasına giden yolu böylece açmış oldu.

1 Mayıs’a sayılı günler kala olgunlaşan ortak kortej fikrinin tüm teknik boyutlarını, tamamen gönüllük esasıyla çalışan kolektif bir mekanizma sayesinde hızlıca hallettik.

OHAL şartlarında ve valiliğin yasağı ortadayken, polisin arama noktalarında gökkuşağı bayraklarımıza veya pankartımıza müdahale etmeyeceğinin hiçbir garantisi yoktu.

İkili cinsiyet sisteminin arama noktalarında defalarca ikiye böldüğü LGBT’leri Gökkuşağı Korteji tekrar birleştirdi.

Miting alanına ulaşana değin hiç ara vermeden attığımız sloganlarla sorun ve taleplerimizi işçi sınıfının diğer katmanlarına ulaştırmaya çalıştık. Alanda Gökkuşağı Korteji’yle karşılaşıp da yüzü aydınlanmayan bir kişi görmedik.

Ankara’da son iki yıldır 17 Mayıs yürüyüşleri yasaklanan, 1 Mayıs’a ise bir süredir kitlesel bir katılım gösteremeyen LGBT’lerin dinamik ve coşkulu bir kortejle alanda yerini alması sınıf dayanışmasının somut bir örneği oldu.

LGBT’lerin 1 Mayıs’a ilk kez katıldıkları 2001 yılından bu yana, giderek sesi kısılsa da bitmeyen homurtuları biliyorsunuz.

1 Mayıs'ta LGBT'lerin ne işi var dediler, sınıfı homofobi böler dedik.

1 Mayıs'ta LGBT'lerin kendi sözü olamaz dediler, Gökkuşağı Korteji'ni kurduk.

1 Mayıs'ta “kimlik siyaseti” olmaz dediler, LGBT'ler de işçidir dedik.

Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Denizli, Diyarbakır, Eskişehir, İzmir, İstanbul ve Mersin'de sokağa çıkan LGBT'ler görmeyen gözlere bir daha gösterdi ki, LGBT'ler farklı katmanlardan oluşan işçi sınıfının bir parçasıdır.

Sayılan yerler Türkiye'nin kentli, eğitimli, aydınlanmacı birikiminin yoğunlaştığı şehirler. Liberal tahribata karşın LGBT hareketi bu birikimin içinde yer alıyor.

Kendilerine özgü sorun ve talepleri bulunan LGBT'lerin yek pare (ve yapay) bir sınıf görüntüsü vermek adına 1 Mayıs'ta sözlerini geriye çekmelerini kimse beklememeli.

Sınıfa baktığında sadece “mavi yakalı, bıyıklı, heteroseksüel erkek” bir imaj görenler aldanıyor. İşçi sınıfı cinsel çeşitliliğin tüm unsurlarını bünyesinde taşır.

Sürekli karşımıza çıkartılan, “Kimlik siyaseti mi, sınıf siyaseti mi?” tuzağına düşmeden, birbirimizin ayağına basmadan birlikte yürümeye devam edeceğiz, devam etmeliyiz.

Bu sene temelini attığımız Gökkuşağı Korteji ile Ankara'daki valilik yasağını çöpe attık. Bu sayede iki yıldır yasaklanan 17 Mayıs yürüyüşü Gökkuşağı Korteji'nde tekrar hayat buldu.

Şimdi sırada İstanbul Onur Yürüyüşü’nü yeniden ayağa kaldırmak var.

Çünkü LGBT'ler boyun eğmez!

*KaosGL.org Gökkuşağı Forumu’nda yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. Yazının KaosGL.org’ta yayınlanmış olması köşe yazılarındaki görüşlerin KaosGL.org’un görüşlerini yansıttığı anlamına gelmemektedir.

İlgili haberler:

Ankara: Nerdesin aşkım, 1 Mayıs’tayım aşkım!

Ankara’da 1 Mayıs’a katılanlar anlatıyor: Birbirimizi çok özledik!