İnsan Hakları / Sosyal Hizmet

Mikro, mezzo, makro düzeyde LGBTİ’lerle sosyal hizmet

8 Mayıs 2018
Haber: Kaos GL

Eskişehir’de sosyal hizmet uzman adayları LGBTİ’lerle sosyal hizmeti tartıştı. Mikro, mezzo ve makro düzeyde yapılması gerekenleri, ilkeleri konuştu.

Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği Eskişehir şubesi ev sahipliğinde sosyal hizmet ve LGBTİ’ler üzerine söyleşi yapıldı. Derneğin uzmanlara ve uzman adaylarına dönük vaka çalışmaları kapsamında yapılan söyleşi 7 Mayıs’ta gerçekleşti.

Kaos GL Derneği’nden Yıldız Tar’ın konuştuğu sosyal hizmet uzmanı adayı öğrenciler katıldı.

“LGBTİ hareketinin mücadele alanları sosyal hizmet alanları aynı zamanda”

Cinsel yönelim, cinsiyet kimliği ve ifadesi kavramlarını açıklayarak konuşmasına başlayan Yıldız Tar, LGBTİ’lerin sosyal hizmet eğitimi ve sosyal hizmetlerin gündemine geç girmiş gruplardan olduğunu hatırlattı. Kaos GL dergisine 90’lı yıllarda gelen okur mektuplarına verilen yanıtlar ve LGBTİ hareketinin tespit ettiği sorun alanlarının aynı zamanda sosyal hizmet müdahalesi gerektiren alanlara dönüştüğünü söyledi:

“Sadece kamunun sağlaması gereken bir hizmet gibi görülen sosyal hizmetin boş bıraktığı alanları LGBTİ dernek ve kurumları tamamlamaya çalıştı ve çalışıyor. Sivil toplum kuruluşlarının sosyal hizmet çalışmaları bir yandan da sosyal hizmetlerdeki eksikliklerin açığa çıkmasında önem kazanıyor. Pembe Hayat Derneği’nden Buse Kılıçkaya’nın ‘Sizin aklınıza bile gelmeyecek meseleler bizim için örgütlenme alanı oluyor’ ifadesi tam da sosyal hizmete işaret ediyor.”

Yalnızlık ve güven ilişkisi

LGBTİ’lerin her birey ve çiftin yaşayabileceği sorunların yanı sıra heteroseksist toplumsal yapıdan dolayı ek güçlüklerle karşılaştığını vurgulayan Tar şöyle devam etti:

“LGBTİ’ler ilk olarak yalnızlıkla mücadele etmek zorunda kalıyor. Toplumsal destek mekanizmalarına erişimin çok kısıtlı olduğu, engellendiği; dışlama ve ayrımcılığın bu kadar yoğun olduğu bir yerde LGBTİ’lerin kendilerine özgü sorunlarına sosyal hizmet disiplininin yanıt vermesi gerekiyor.

“Aslına bakılırsa yapılması gereken LGBTİ’lere özel hizmet değil; sosyal hizmetleri LGBTİ’leri kapsayacak ve içerecek şekilde yeniden düzenlemek. Cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği çeşitliliğini akılda tutmak, müracaatçıları heteroseksüel varsaymamak çok iyi bir adım olabilir. Burada sosyal hizmet uzmanının görevi bir tür ‘cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği polisliğine’ soyunmak değil elbette. Müracaatçı hakkında varsayımlarda bulunmamak ve müracaatçının sorun yaşadığı alanları aktarabileceği gizlilik ve güven ilişkisini yaratmak gerekiyor.

“Reddedilme, yanlış anlaşılma, baskı ve kınama… Bu durum barınma, istihdam, sağlık bakımı, sosyal hizmetlere erişimi engelleyen bir ayrımcılık yaratıyor. LGBTİ’ler de potansiyel müracaatçılar oluyor.”

Güçlendirme ve savunuculuk

Sosyal hizmetlerin mikro, mezzo ve makro düzeyde müdahale yaklaşımını aktaran Tar, “Sosyal hizmet uzmanı mikro düzeyde danışanının güçlendirirken mezzo düzeyde yaşanan sorunlara karşı destek grupları oluşturma ve makro düzeyde LGBTİ’lerle ilgili politika ve mevzuatları değiştirme yönünde çalışmalar yapmalıdır” dedi.

LGBTİ’lere yönelik sosyal hizmet çalışmalarında sosyal hizmet uzmanının LGBTİ’lere yönelik tutum ve becerilerinin farkında olması ve kendi önyargıları ile yüzleşmesinin önemine değinen Tar, “Aynı zamanda kurumların LGBTİ’lere sağladığı hizmetler ile ilgili düzenlemeler önem kazanıyor. Ana hizmet akışı içerisinde LGBTİ’lerin içerilmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.

Sosyal hizmetleri yeniden yapılandırmak

Tar konuşmasının devamında Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri’nden ve özellikle lezbiyen ve biseksüel kadınların kapalı kurumlarda yaşadığı sorunlardan bahsetti. LGBTİ hareketinin sosyal hizmet alanındaki örnek oluşturabilecek çalışmalarını, Pembe Hayat Dilek İnce Giysi Bankası ve örülen dayanışma ağlarını aktardı.

Mikro düzeyde yalnızlığa karşı güçlendirme; mezzo düzeyde aile ve okul gibi sosyal çevrelerde ayrımcılığın önlenmesi; makro düzeyde ise savunuculuk faaliyetlerinin önemini vurgulayan Tar, “Sosyal hizmetlerin heteronormatif yapısının sorgulanması ve yeniden yapılandırılması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Heteronormatif olmayan bir sosyal hizmet mümkün

Kaos GL Derneği, Eşcinsel, Biseksüel, Trans ve İnterseks’ler (LGBTİ) ile sosyal hizmet uzmanlarının karşılaştığı alanlarda yaşanan sorunlara ilişkin yaklaşımların aktarıldığı “Heteronormatif Olmayan Bir Sosyal Hizmet Mümkün” kitabını yayınladı.

Kitap, ‘LGBTİ’ler ile Çalışan Sosyal Hizmet Uzmanlarına Yönelik Pratik Uygulama Yönergesi’nden yararlanılarak, Hacettepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü öğretim üyeleri Sema Buz ve Sedat Yağcıoğlu'nun bu alanda yayınladıkları makalelerden faydalanılarak hazırlandı.

Kitabın tanıtımında LGBTİ’lerin sorun yaşadığı alanların sosyal hizmet uzmanlarının çalışma alanları ile önemli ölçüde kesiştiği vurgulanıyor. Bu yayın, sosyal hizmet uzmanlarının LGBTİ’ler ile karşılaşmalarında kullanabilecekleri yöntemleri ve heteronormatif olmayan bir sosyal hizmet için olanakları ele alıyor.

Kitaba ulaşmak için tıklayınız.