İnsan Hakları / Kent Hakkı

Ayrımcılıkla mücadelede ulusal mevzuat yetersizse söz yerelde

Perşembe, 10 Mayıs 2018
Haber: Kaos GL

Ulusal mevzuat çerçevesinde, yerel ve bölgesel yönetimler çoğunlukla yerel hükümler düzenleme olanağına sahiptir. Bu hükümler ulusal yasalara ek olabilir veya ulusal mevzuatın yetersiz olduğu noktalarda yol gösterici konumu alabilirler.

Avrupa Konseyi bünyesindeki yerel ve bölgesel yönetimlerde fırsat eşitliği ile ilgili sorunları çözmekle yükümlü politika belirleyiciler için iyi uygulamaların altını çizmeyi amaçlayan “Cinsel Yönelim ve Cinsiyet Kimliği Temelinde Ayrımcılıkla Mücadelede Yerel ve Bölgesel Yönetimlerin İyi Uygulamaları Derlemesi” yayınlandı.

Avrupa Konseyi’nin Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi tarafından hazırlanan derlemeyi Kaos GL Derneği için Işıl Demirakın ve Onur Menteş Türkçeleştirdi, yayının editörlüğünü Murat Köylü üstlendi.

Yerel ve bölgesel mevzuat

Kitabın “Yerel ve Bölgesel Mevzuat” bölümünü yayınlıyoruz:

İnsanlar şehir ve bölge sınırları içinde yaşar, okula gider, işe gider ve belediye hizmetlerinden yararlanırlar. İtalya, Almanya ve Avusturya gibi bazı ülkelerde, belli başlı LGBTİ sorunları hakkında merkezi hükümet parlamentosundaki yasama eksikliği, bölgesel ve/veya yerel yönetimleri müdahale ederek bu boşluğu yerel sakinlerin yararını hedefleyen politika ve eylemlerle doldurmaya teşvik etmiştir. Ancak bu politikalar, yalnızca söz konusu yerel yönetimleri ve bölgelerde yaşayanları etkiledikleri için, ulusal politikaların yerini tutamaz.

- İtalya’nın Torino şehrinde, birlikte yaşayan çiftler bu konuda ulusal hüküm bulunmamasına karşın şehir yönetimi tarafından resmi olarak kabul görmektedir. Torino Şehir Meclisi, belediye yönetmeliğinde değişikliğe giderken 223/1989 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 4. maddesine gönderme yapmıştır. Sözü geçen madde, nüfus kaydı açısından aileyi, “aynı şehirde ve aynı konutta birlikte yaşayan, birbirlerine evlilik, akrabalık, evlat edinme, vesayet bağlarıyla veya duygusal bağlarla bağlı kişiler topluluğu” olarak tanımlar. Bu maddeye dayanarak birlikte yaşayan çiftleri tanıyan yeni bir belediye yönetmelik tasarısı hazırlanmış ve 2010 yılında Torino Şehir Meclisi tarafından onaylanmıştır.[1] Sonuç olarak, birlikte yaşayan heteroseksüel veya eşcinsel çiftler birlikte yaşama sertifikasını Nüfus Dairesine başvurarak elde edebilirler.

- Bu sertifika, Torino şehrinin sunduğu belediye ve sağlık hizmetlerinden yararlanmak açısından birlikte yaşayan çiftlerin evli çiftlerle aynı haklara sahip olmasını sağlar.[2] Ancak, yalnızca yerel düzeyde resmi geçerliliği olan birlikte yaşama sertifikası ulusal düzeyde verilen hizmetlere erişimi sağlamaz. Bunun ötesinde, birlikte yaşayan heteroseksüel veya eşcinsel çiftlerin ulusal mevzuatın yalnızca evli çiftlere tanıdığı hak ve imtiyazlardan (örneğin ebeveynlik hakları veya mali yardımlardan) faydalanmasına da olanak vermez.

- Kasım 2011’de, Avusturya’nın Viyana şehri, ulusal mevzuatın eksik olması ve trans kişilerin yeni cinsiyetlerinin resmi olarak kabul görmesi konusunda karşılaştığı sorunlar üzerine, kişinin yeni cinsiyetiyle uyumlu, kapsayıcı ve cinsiyet gözetmeyen evlilik cüzdanları verme kararı aldı.[3]

- Ulusal bir eylem planının veya belirli politik önlemlerin olmayışı, Almanya’nın Berlin Şehir Eyaleti (Land of Berlin) bölgesel yönetimini, “Berlin kendi kaderini tayin etme ve cinsel çeşitliliği benimseme taraftarıdır!”[4] başlığıyla LGBTİ kişilerin durumunu iyileştirme amacını taşıyan kapsamlı ve detaylı bir eylem planı tasarlamaya yöneltti. Bu girişim çerçevesindeki önlemlerin büyük kısmı şimdiden hayata geçirilmiştir. Berlin kamu idaresi ve kolluk kuvvetlerinde duyarlılığı artırma ve eğitim gibi alanlardaki diğer önlemler ise uygulamaya konulmuştur veya sürdürülmektedir. LGBTİ yurttaşların çeşitli kentsel komitelere ve danışma kurullarına katılımı da teşvik edilmektedir. Berlin Senatosu eylem planına sadık kalarak LGBTİ meselelerinin de yer bulduğu “2011-2016 Hükümet Politikaları Kılavuzu”nu hazırlamıştır. Eylem planının daha ileri götürülmesi açısından Berlin Parlamentosu’nun desteklediği dört nokta öne çıkmaktadır:

*Şiddeti engellemenin yanında, özellikle daha savunmasız LGBTİ gruplarının güvenliğini artırmak;

*Berlin’deki LGBTİ tarihinin belgelenmesini sağlamak;

*Trans ve interseks kişilerin konumunu güçlendirmek;

*Uluslararası taahhütleri güçlendirmek.

- Yerel seçimler, il ve sınırlarındaki ilçelerde değişim için fırsat yaratırlar. 2013 yılında, SPoD (İstanbul merkezli “Sosyal Politikalar, Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği”), Türkiye’nin 10 farklı ilinden LGBTİ aktivistlerinin katılımıyla, Yerel Yönetimler Siyaset Okulu’nu düzenledi. Okulun sonuçları arasında Türkiye’den 14 LGBTİ örgütünün imzasını taşıyan “LGBTİ’lerin Yerel Yönetimlerden Talepleri” bildirisi hazırlandı. Bildiri “LGBTİ dostu Belediyecilik Protokolü”ne dönüşüp belediye başkan adaylarının imzasına sunuldu. Protokolü adaylardan 40 tanesi imzalayarak seçilmeleri durumunda LGBTİ dostu politikalar izleyeceklerini taahhüt etmiş oldular. Sonuç olarak, protokole atılan imzalar Şişli Belediyesi tarafından LGBTİ kişileri de içeren sağlık hizmetleri merkezi ile eşitlik biriminin kurulmasına ve Kadıköy ilçesinde ise ilçenin kent konseyi bünyesinde LGBTİ Meclisi’nin oluşturulmasına önayak oldu.[5]

- Özet olarak, ulusal mevzuat çerçevesinde, yerel ve bölgesel yönetimler çoğunlukla yerel hükümler düzenleme olanağına sahiptir. Bu hükümler ulusal yasalara ek olabilir veya ulusal mevzuatın yetersiz olduğu noktalarda yol gösterici konumu alabilirler.

Derlemenin tamamı için burayı ziyaret edebilirsiniz.

*Bu içerik Siyah Pembe Üçgen ve Kaos GL’nin yürüttüğü, Avrupa Birliği’nin desteklediği “Türkiye Belediyelerinde LGBTİ Eşitlik Politikalarını Güçlendirme Projesi” kapsamında yayınlanmıştır. Bu, içeriğin Avrupa Birliği’nin resmi görüşünü yansıttığı anlamına gelmemektedir.

Yerel yönetimler yazı dizimizdeki diğer metinler:

“Daha eşit bir kent için ısrarcıyız”

 


[1] www.comune.torino.it/regolamenti/337/337.htm.

[2] www.comune.torino.it/anagrafe/unionicivili.htm.

[3] Human Rights and Gender Identity: Best Practice Catalogue (2011), S. Agius, R. Köhler, S. Aujean, J. Ehrt. ILGA Europe ve Transgender Europe.

[4] http://rm.coe.int/CoERMPublicCommonSearchServices/DisplayDCTMContent?documentId=09000016802f8125

[5] Turgay Bayındır’ın LGBTİ Örgütleri için Yerel ve Bölgesel Yetkililerle İlişkilenmede İyi Örnekler Çalıştayı’ndaki konuşması, ILGA Avrupa Yıllık Toplantısı, Atina, 28-31 Ekim 2015.