İnsan Hakları

Doğrudan, dolaylı ve bağlantılı ayrımcılık

Perşembe, 10 Mayıs 2018
Haber: Kaos GL

Doğrudan, dolaylı ve bağlantılı ayrımcılığı nasıl anlarız?

Bir kişiye cinsel yönelimi ve/veya cinsiyet kimliği ya da atfedilen kimlik nedeniyle benzer durumdaki başka bir kişiden daha olumsuz davranılmasını cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği ayrımcılığı olarak tanımlarız. Bu ayrımcılıklar doğrudan, dolaylı ve bağlantılı olarak üç başlıkta değerlendirilebilir.

Doğrudan ayrımcılık

Bir kişi veya grubun, ayrımcılığın yasaklandığı nedenlerden (dil, etnik köken, cinsel yönelim, engellilik vs.) birine dayalı olarak insan hak ve özgürlüklerinden, aynı veya benzer konumda olduğu diğer kişilerle eşit bir şekilde yararlanmasını ve bunları kullanmasını engelleme ya da zorlaştırma niyet veya etkisine sahip her türlü fark, dışlama, sınırlama ya da tercih.

Doğrudan ayrımcılık, içerisinde farklı unsurları barındırır:

İlk olarak, farklı bir muamelenin tespit edilmesi gerekir. Ayrımcılık aynı veya benzer konumda olan kişiler arasında olabileceği için kişilerin konumları karşılaştırılmalı.

İkinci olarak, kişilerin aynı veya benzer bir konumda oldukları ortaya konulduktan sonra yapılan farklı muameleyi meşru kılan bir amacın olup olmadığı değerlendirilmeli.

Dolaylı ayrımcılık

Herkes için aynı şekilde geçerli ve görünüşte tarafsız olan, ancak bazı kişi ve gruplar üzerinde diğerlerinden farklı olarak veya diğer gruplardan daha fazla olumsuz etkiler yaratan yasal düzenleme, uygulama ve tedbirler.

Dolaylı ayrımcılığın üç unsuru var:

Ortada görünüşte tarafsız bir uygulama, tedbir ya da kuralın bulunması,

Bu tarafsız uygulama, tedbir ya da kuralın olumsuz sonuçlar doğurması veya böyle bir ihtimal yaratması,

Bu tarafsız uygulama, tedbir ya da kuralı meşru kılacak bir nedenin bulunup bulunmadığı.

Doğrudan ayrımcılıkla, dolaylı ayrımcılık arasındaki en temel fark, birincisi farklı muameleyi yasaklarken, ikincisinin ayrımcı etkileri olan aynı muameleyi yasaklar. Dolaylı ayrımcılığa örnek olarak, boyu 175 santimetrenin altında olan kişilerin polislik mesleğine alınmaması belirtilebilir. Burada görünüşte bir ayrımcılık yok, ancak kadınlar ve bazı etnik gruplar değerlendirildiğinde söz konusu kuralın dolaylı bir ayrımcılık yaratabileceği ortada.

Bağlantı ayrımcılık

Bir kişinin, kendisiyle bağlantılı bir başka kişinin nitelikleri nedeniyle ayrımcılığa uğraması.

Bazı ayrımcı muamelelerde doğrudan ayrımcılık söz konusudur. Ancak burada kişi kendisi ile ilgili değil, yakın ilişkide olduğu bir başka kişinin bir özelliği nedeniyle ayrımcılığa uğramaktadır. Bu duruma heteroseksüel bir bireyin, eşcinsel biriyle aynı evi paylaşmaktan kaynaklı olarak, çalıştığı işyerinde ayrımcılığa uğraması örnek olarak verilebilir. Burada cinsel kimlik konusunda ayrımcı bir muamele söz konusudur. Ancak, ayrımcılığa uğrayan kişinin değil, onunla bağlantılı bir başka kişinin nitelikleri nedeniyle ayrımcılık gerçekleşmektedir.

Örneğin, bir emlakçının kişiyi sadece cinsiyet kimliği nedeniyle reddetmesi bir “doğrudan ayrımcılık” durumudur. Bir yasa veya düzenlemenin uygulaması, lezbiyen, gey, biseksüel ve trans ve interseksler üzerinde haksız bir etki yaratıyorsa, bu tarz ayrımcılığa “dolaylı ayrımcılık” adı verilir.

Cinsel yönelim ve/veya cinsiyet kimliği odaklı taciz

Kamuya açık alanlarda bir kişinin cinsel yönelim ve/veya cinsiyet kimliği hakkında rencide edici, aşağılayıcı, küçük düşürücü veya tehdit içeren bir söylem veya hareketin gerçekleşmesi, cinsel yönelim ve/veya cinsiyet kimliği odaklı taciz olur.

Spor toplantılarında sporcuların, izleyicilerin, antrenörlerin veya görevlilerin homofobik/ transfobik aşağılayıcı ifadeler kullanması böylesi tacizlere bir örnek olarak verilebilir.

Bu yazı hazırlanırken Kaos GL Derneği'nin “Haklarımızı Bilelim” broşüründen yararlanılmıştır

İlgili haber

Ayrımcılığa karşı hakların korunduğu alanlar neler?