Medya

Gazeteci ve akademisyenler toplumsal cinsiyet odaklı haberciliği tartıştı

Çarşamba, 16 Mayıs 2018
Haber: Kaos GL

“Toplumsal Cinsiyet Odaklı Habercilik” projesinin final konferansına İsveç feministisktperspektiv.se'den Anna- Klara Bratt ile Prof. Dr. Sevda Alankuş konuşmacı olarak katıldı. Oturumun kolaylaştırıcılığını ise Kaos GL'den Yıldız Tar yaptı.

bianet’in “Toplumsal Cinsiyet Odaklı Habercilik” projesinin final konferansı İstanbul’da Cezayir Toplantı Salonu’nda yapıldı.

Kolaylaştırıcılığının Kaos GL Medya ve İletişim Program Koordinatörü Yıldız Tar’ın yaptığı oturuma İsveç’te yayın yapan feministisktperspektiv.se Kadın Gazetesi’nin kurucusu ve Genel Yayın Yönetmeni Anna- Klara Bratt ile Kadir Has Üniversitesi’nden IPS İletişim Vakfı Eğitim Danışmanı Prof. Dr. Sevda Alankuş konuşmacı olarak katıldı.

Konferansta “Kadınlar ve LGBTİ’ler medyada ne kadar ve nasıl yer alıyor”; “Haberlerde nasıl bir dil kullanılıyor”, “LGBTİ ve kadın odaklı haber nasıl yapılır” gibi sorulara yanıt arandı.

Oturumun açılış konuşmasını proje koordinatörü Öznur Subaşı yaptı. Subaşı konuşmasında 22 Ekim 2016’da İstanbul’da başlayan “Toplumsal Cinsiyet Odaklı Habercilik Atölyesi” çalışmasını anlattı.

Ardından Toplumsal Cinsiyet Odaklı Habercilik Kütüphanesi’nin editörlüğünün yürüten Işın Eliçin çevrimiçi olarak hizmete giren Toplumsal Cinsiyet Odaklı Habercilik Kütüphanesi'ni tanıttı. Rehberler, araştırma ve analizler, haber ve söyleşiler, sözlük ve kaynakça olmak üzere beş ana bölümden oluşan ve bu alanda sadece Türkiye için değil uluslararası düzeyde de ilk online örneği teşkil eden kütüphaneyi Ali Seçkin Karayol tasarladı.

Oturum Yıldız Tar’ın konuşmasıyla başladı. Ardından Toplumsal Cinsiyet Odaklı Habercilik Konferansı'ndan feministisktperspektiv.se kurucusu Anna-Klara Bratt söz aldı.

Brat konuşmasında “İsveç’te kadınlar olarak bir gün medyada yer alıyorsak 99 gün yer almıyoruz” diyerek başladı. #MeToo hareketinin İsveç’te görünürlüğün ve gündem olmada büyük bir fayda sağladığını anlattı.

Bratt İsveç’in yasalar açısından sorun yaşamadığını ama pratikte sorunların sürdüğünü söyledi: 

“İsveç'te cinsel tacizi önlemek için oldukça gelişmiş yasalarımız var. Ancak gördük ki buna rağmen birçok iş yerinde hatta avukatlar arasında dahi kadınların yarısı cinsel tacize uğruyor.”

Prof. Dr. Sevda Alankuş ise Türkiye’de haber odalarının erkek yapısının ve bizatihi haberin kendisinin erkek formunun sorunun asıl parçası olduğunu belirtti:

“Türkiye’ye baktığımızda erkek egemen haber merkezleri görüyoruz. Haklarını savunan kadın gazeteciler ise marjinalleştiriliyor. Firijit, cadı gibi kelimelerle betimleniyorlar.”

Yıldız Tar iki konuşmanın ardından “Medya sektöründeki cinsiyet eşitsizliğinden kaynaklanan cam duvarlar nasıl kaldırılır” sorusunu yöneltti.

Alankuş bu konuda yaptığı açıklamada özetle "Her yayın kuruluşunun bir cinsiyet politikası olmalı. Hem erkek egemen haber yapma pratiklerinin hem de kurumsal yapının değişmesi gerekiyor. İlk ötekileştirilen hep kadın oluyor. Diğer ötekileştirilenler de kadın üzerinden yapılıyor. Bizim de öteki merkezli bir habercilik yapmamız gerekiyor” yanıtını verdi.

Tar, bu konuda şöyle konuştu:

“Medya İzleme Raporunda şunu görüyoruz ki hiçbir basılı yayın kuruluşunda cinsiyet odaklı bir politika yok. LGBT+ arasında translara yönelik haberler daha yaygın. Ancak bunlar da ayrımcı bir dil ile yapılıyor.”

Oturum soru cevap bölümüyle son erdi. (bianet)