Gökkuşağı Forumu

Lubunyalığımıza sırdaş: Vega

Çarşamba, 23 Mayıs 2018

"Şarkılanma: Alakasız zamanlarda kafamızda çalmaya başlayan şarkılara deniliyor. Bunlar genelde, bastırdığımız, farkında olmadan kafaya taktığımız şeylerin, kafamızın dağıldığı bir zamanda bilinçaltımız tarafından bize gönderdiği mesajlar olarak yorumlanıyor."

Bu tanım 2010 'Olmayan Kelimeler' Metis Ajandası'nda yazıyordu.

Hayatımızın ufak ayrıntılarında, metronun camına başımızı yasladığımızda, evin kapısının önünde durup çantada anahtar ararken, kalabalık içinde aniden bütün seslerin duyulmamaya başlandığı anda anılarla çıkagelen şarkılar...

Vega tam on iki yıl sonra albüm çıkardı. Delinin Yıldızı. Şarkı ilk dinlenildiğinde, bilinçaltı on iki yıl boyunca yaşanan birçok mesajı göndermeye başlıyor. Eski Vega şarkıları, o şarkılarla yaşanan anlar, Vega şarkıları ithaf edilen platonik aşklar, sevgililer, sevişilenler... Belki dershane, ilkokul ya da üniversite anıları... Çocukluk, gençlik, olgunluk dönemlerimizde gülen, düşünen, ağlayan hallerimizde ve başlangıçlarımızda, ilişkilerimizde, ayrılıklarımızda Vega'yla birlikte yolları aşıyoruz.

Geçmişin kendisinden daha çok özlenen şey her şarkısı ile yanımızda olan Vega'nın ta kendisi. En küçük ayrıntıların, bir sabah mutluluğunun ya da akşam medcezirlerinin şairi ve bu zamana kadar aynı sıradanlıkla ifade edilen duygular her zaman Vega'nın dilinde bambaşka anlamlar kazanır.

Dördüncü albümleri ile grup (Tamam Sustum, Tatlı Sert, Hafif Müzik, Delinin Yıldızı) çoğumuzun hayatına eşlik etmeye devam ediyor.

LGBTİ+'lar için bazı şarkılar nasıl sahipleniliyorsa (Mor Ve Ötesi-Bir Derdim Var, Teoman-Bana Öyle Bakma, Athena-Ses Etme...) grup olarak da en çok sahiplendiğimiz ya da sahiplenildiğimiz grup onlar.

Arkadaşlarla bir barda otururken Vega çalınca herkes geçmişinden, yolculuğundan anlatacak bir şey buluyor.

Melis kız arkadaşı ile ilk beraber olduğu zamanlarda, heyecanını ve dizginleyemediği arzusunu "Yalnızca Ben Yüzlerce Sen" şarkısıyla ifade ettiğini söylüyor:

"Hani diyor ya 'Aramayı boşver, bu sefer ki benim evim olsun, evimi çevir, çevir boşlukta dönsün dursun'. Kız arkadaşım ilk kez benim evime gelmişti. Yeni başlamıştık. Bütün ev gerçekten dönüyordu. Biraz konuştuk, sonra bap bap şu bap bap (gülüyor)"

Harun, Vega'nın özellikle önce şair olduğunu söylüyor. Müziğinin pop, elektronik, rock gibi birçok kültürden harmanlandığını belirtiyor. Vega markete giderken, şehirlerarası yolculukta -özellikle İstanbul/Denizli- bile hep hayatının içinde olmuş. Harun’a göre Vega çayının şekeri, tüm heyecanının mimikleri... Şöyle devam ediyor:

"Uçları Kırık şarkısı benim bir dönem bana yazılmış gibi sahiplendiğim bir şarkı. Ayrılığımda, depresyonumda, geçişimde... Şarkıda 'Bir sen varmışsın ve biri bekliyor seni' derken olmak istediğim Harun'un beni beklediğine inanıyordum. Tabi her gece uyurken de dileğimi tutup sonsuzdan geriye doğru sayıyordum. Vega en sevdiğim grup değil, en sevdiğim arkadaşım ve ben en sevdiğim arkadaşımaa on iki yıl sonra tekrar kavuştum."

Hande de üniversite yıllarında Hafif Müzik albümünün çıktığını belirtip o dönemi samimiyetle şöyle paylaşıyor:

"Kadınlara aşık oluyordum fakat eskilerin söylediği gibiydi, bir Bülent Ersoy bir de ben vardım sanki. O dönem aynı fakülteden bir kadına aşık olmuştum. Aylarca açılamadım. Beytepe'nin uzun yolunda kalabalık yüzünden ayakta hatta bir yere tutunmaya gerek kalmadan yolculuk yaptığım otobüste o albümün her şarkısına klip çekmiştim. Vega şarkıları cinsiyetsizdir. Bütün albümleri dikkate alındığında yalnızca iki şarkıda cinsiyet belirten ifadeler vardır. Vega, sana şarkının içinde her şey olma özgürlüğünü tanır. Hayatında olamadığın her şey olursun. Bu nedenle Vega benim lubunyalığıma değmiş, dokunmuş ve sırdaşım olmuştur."

Bense, Vega'nın ilk nerede bana dokunduğunu hatırlamıyorum ama Tamam Sustum'dan beri takip ediyorum. Evet Ne Var şarkısında ilk aşkımı hayal ederek dinler, eşlik eder, ‘raks’ ederdim. Hatta bu şarkıyı Deniz'in Tuğrul için yazdığını düşünürdüm ama Robert Smith'e yazdığını öğrendiğimde çok şaşırmıştım. Hâlâ Tamam Sustum çaldığında kabarevari, başarısız figürlerle dans ediyorum. Hep, ilk defa aşık olmuşum gibi Bi' Haber'i dinliyorum. Elimde Değil şarkısında biriktirdiğim onlarca kişiyi tekrar tekrar anlamlandırıyorum.

Bir rock dergisinde neredeyse bütün müzisyenlere, rock müzik nedir, diye soruluyordu. En samimi ve gerçekçi cevap Vega'ya aitti; 'Eğer rock müzik bir isyan, protest durumuysa o zaman Yıldız Tilbe de rock'çıdır. Kandıramazdın beni, susturamazsın beni, durduramazsın beni, ben kötüyüm sen iyi mi'.

Bu cevap müzikleri dışında da hayranlığımı arttırmıştı.

Kimi röportajlarında Deniz şarkıların neden yazıldığından bahsediyordu. Isınamazsın Ağlarken şarkısı Türkiye'deki kayıp ve faili meçhul vakalar, öldürülen gazeteciler için yazılmış. Zat-ı Âli emekli olmayan, istifa etmek bilmeyen, koltuk sevdalısı politikacılar hakkında. Ninni şarkısını yazmasına sebep olan ise İzmit Depremi.

Vega farkına varmadığımız bir şekilde de politik bir grup. Şarkıların içinde hikayeler gizli. Müzikte cinsiyet, yönelim ve kimlik inşa etmeden herkesi bir araya getirip yoldaşlık kuruyor. Kendimi bu yüzden değerli ve şanslı hissediyorum. Mucizelerine tanık oluyorum.

Nice yaşanacak güzel günlere Vega'nın şarkılarıyla eşlik edeceğim, edeceğiz. Yaşamın güzelliğine ve yorgunluğuna şerefe diyebilmek için de Vega şarkılarını hayatımıza ilmek ilmek işleyip en olmadık zamanlarda kafamızda çalmaya başlayıp şarkılanacağız.

*Bu yazı Kaos GL Dergi’nin 159. Sayısında yayınlandı. Dergiye; online aboneler dergi websitesinden ulaşabilir. Basılı halini edinmek isteyenler ise kitapçılardan yeni sayıyı satın alabilirler. Dergiyi internetten satın almak için ise Notabene yayınları ile iletişime geçebilirsiniz. 

**KaosGL.org Gökkuşağı Forumu’nda yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. Yazının KaosGL.org’ta yayınlanmış olması köşe yazılarındaki görüşlerin KaosGL.org’un görüşlerini yansıttığı anlamına gelmemektedir.